Menu
Genel

2012 kitapları

Bu yıl pek çok yenilik oldu aslında. En başta önceki yıllara nazaran çok daha fazla kitap okuduğum bir yıl oldu. Çoğunluğu “tırt kitap” şeklinde adlandırabileceğim romanlar olsa da yeni yazarları keşfettiğim ve çok sevdiğim bir yıl oldu. En heyecanlı gelişmelerden biri de 2012 yılının ÜKG Blog Turları‘nın başladığı yıl olmasıydı. Pazartesi 2012 favorilerim ve etkinliklerini paylaşacağım. Bugün şöyle bir bakalım mı bu yıl burnumu hangi kitaplara sokmuşum?
Then Again – Diane Keaton: En sevdiğim oyunculardan biri Diane Keaton. Annesinin yazdıklarından ilerleyerek kendisini şeffaf bir şekilde sunmuş okuyuculara. Sevdiklerinin beğeneceği, hakkında pek çok şey öğreneceği bir kitap olduğuna inanıyorum.
New Girl – Paige Harbison: Daphne Du Maurier’in ‘Rebecca’ isimli romanının yeniden yorumlanması olan bu kitaptan hiç hoşlanmadım. Orijinali varken niye bunu okur ki insanlar?
Deniz – John Banville: Kitap kulübümde seçtiklerimiz arasındaki en ince kitap olduğu için bunu Ocak ayında okuduk. Resmen aldanmışız; 100 küsür sayfalık, minicik bir kitap olmasına rağmen canına okuyor insanın.
As I Lay Dying – William Faulkner: Bundren ailesinin anneyi gömmek için Mississipi’de yaptığı yolculuğun öyküsü. Aile bireylerinin farklı bakış açılarından anlatılıyor konu. Anında favorilerime girdi. Okuduğumda nasıl yorumlayacağımı bilememişim, sonra da geri dönmemişim; yorumsuz kalmış. 
Ficciones – Jorge Luis Borges: Borges’i okurken insanın yanında bir rehber olması gerektiğine karar verdim. 
Hayatın Kaynağı – Ayn Rand: Hayat görüşü bana uymayan bir yazar Ayn Rand. Ancak bu kitabı oldukça etkileyiciydi. 
Yangın Müziği – A.M. Homes: Kafayı taktığım yazarlardan biri A.M. Homes. Şimdiye kadar okuduğum tüm kitaplarında beni sevindirmeyi, üzmeyi, tiksindirmeyi ve şaşırtmayı başardı.
Sınırın Ötesinde Güneşin Batısında – Haruki Murakami: Geçtiğimiz yıl kitap kulünüm sayesinde keşfettiğim ve keşfetmeye devam etmek istediğim bir yazar Murakami. 
Seriously…. I’m Kidding – Ellen DeGeneres: Programları gibi eğlenceli, insanı mutlu eden bir kitap.
Tavşan Kaç – John Updike: Zamanında neden değişik bir kitap olduğunu ve olay çıkardığını anlasam da beni yordu.
Grinin 50 Tonu – E.L. James: Yanlış nedenlerle popüler olduğunu düşündüğüm, toplumumuz hakkında çok şey söyleyen bir kitap. Nefret kusturdu bana.
Jack – A.M. Homes: Homes’un 1989’da yayınlanan ilk romanı YA türünde. Bugünkü YA yazarlarına çok şey öğretebilir. Ayrıca toplum olarak pek değişmediğimizi göstermesi de içler acısı.
Lover Reborn – J.R. Ward: Black Dagger Brotherhood serisinin 10’uncu kitabı. En sevdiğim ‘Paranormal Romance’ serisi bu sanırım. Gittikçe daha iyi oluyor serinin kitapları.
Buffy the Vampire Slayer 1 – Joss Whedon, Georges Jeanty: Çizgi roman okumak çok zor gelse de sevdim bunu. Ama dizisinin yerini tutmuyor sanki.
Firelight – Kristen Callihan: Bir arkadaşımın tavsiyesi olan bu ‘Paranormal Romance’ türündeki kitap benzerlerinden farklı olduğu için hoşuma gitti. Serinin devamını ne zaman okurum onu bilemiyorum yalnız.
Duyguların Rengi – Kathryn Stockett: Çok ama çok sevdiğim bir kitap oldu ve hemen favorilerim arasına girdi. Türkçe çevirisi nasıl bilmiyorum ama bence hepiniz okuyun!
M is for Magic – Neil Gaiman: Neil Gaiman deyince akan sular durur…
Marilyn: Aşk… Ölene Dek – Alfonso Signorini: Herkesin kalbini çalan bu minik kadının kocaman hayatı.
Otostopçunun Galaksi Rehberi – Douglas Adams: Daha işim bitmedi bu kitaplarla. Tekrar, tekrar okuyasım var. Okumak için bu kadar beklememe de çok kızdım!
Triggered – Fletcher Wortmann: OCD ile yaşamak zorunda kalan Wortmann, hastalığın bilinmeyen yönlerini de gözler önüne seriyor.
Imperial Bedrooms – Bret Easton Ellis: Yazarın ‘Less Than Zero’ isimli, çok sevdiğim kitabının devamı. Boşuna heyecanlanmışım.
Sıfırdan Az – Bret Easton Ellis: Imperial Bedrooms’u okumadan önce bunu tekrar okudum ayrıntıları hatırlamak için. İyi ki de okumuşum.
Biz – Yevgeny Zamyatin: Adını doğru yazmayı zar zor becerdiğim Zamyatin’in bu kitabı, 1984 ve benzeri kitapların babası. Distopyayı bu amcaya borçluyuz.
Lover Unleashed – J.R. Ward: Black Dagger Brotherhood serisinin 9’uncu kitabı. İlk kez bir kadının kendi kitabı oluyor bu seride. Kadın savaşçı olayı oldukça heyecanlı olsa da kitap fazla bayıktı çünkü alıştığımız, sevdiğimiz karakterler bu ablanın hikayesinin çok dışında kalmışlardı.
Yüzbin Krallık – N.K. Jemisin: Miras Üçlemesi’nin DEX Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı oldukça büyüleyiciydi. Tanrılarla pazarlık yaparken iyi düşünmek lazım!
BROKEN – A.E. Rought: Mary Shelley’nin Frankenstein’ının yeniden yorumlandığı bir kitap. Beni sinirlendiren kitaplardan biri oldu. İyi klasikleri yeniden yorumlayıp basitleştirmeyi bıraksınlar artık lütfen!
Güneşin Kızları – Corban Addison: Blog turunda okuduğumuz kitaplardan. Pazartesi günkü yazımda ilgili linkleri vereceğim.
Men Who Wish to Drown – Elizabeth Fama: Monstrous Beauty’nin yazarından benzer konulu, oldukça büyüleyici bir hikaye. Bu yıl kitabı da okumayı ve onun da bir bu kadar büyüleyici olmasını umuyorum.
Palo Alto – James Franco: Ünlü (ve pek şeker!) aktör okumakla kalmıyor, yazıyor da aynı zamanda. Palo Alto ilk romanı.
Ruhsuz – Jodi Meadows: Blog turumuz kapsamında incelediğimiz ilk kitap olan Ruhsuz, Yeni Ruhlar serisinin ilk kitabı.
House of Leaves – Mark Z. Danielewski: Özellikle tasarım açısından benzeri olmayan, artık kültleşmiş kitap.
Düşmüş Melekler Şehri – Cassandra Clare: Serinin 4’üncü kitabı. Bayağı beğendiğim bir YA serisi Ölümcül Oyuncaklar.
Mrs. Dalloway – Virginia Woolf: Sevemiyorum bir türlü Woolf’u. Hayatı, yazdıklarından daha ilginç geliyor.
Anna Dressed in Blood – Kendare Blake: Paranormal yaratıklara hayaletler de eklendi bu kitapla. Anlatıcı, çoğu YA kitabının tersine bir erkek. Hayaletle aşk yaşamak nasıl bir şey olacak çok merak ediyorum. Serinin devamında göreceğiz inşallah.
Pamuk Prenses ve Avcı: Filmi hala izleyemedim ama kitabın çok gereksiz olduğu kesin.
Daughter of Smoke and Bone – Laini Taylor: Yine arkadaş tavsiyesiyle okuduğum, çok sevdiğim ve devamı için sabırsızlandığım bir YA serisi.
Guguk Kuşu – Ken Kesey: Anlatılmaz, yaşanır bu kitap…
Hayalperestler – Patti Smith: Patti Smith’in kaleminden çıkan her şey gibi bu kitap da hem sevimli, hem hüzünlü ve insanın içini mutlulukla dolduruyor.
Wildthorn – Jane Eagland: Eski zamanlarda kadınların ailelerinin “aykırı” olduğuna karar verdiği davranışları ve düşünceleri yüzünden akıl hastanesine kapatılmasının öyküsü.
Disney Hikâyeleri: Bunları moralim düzelsin diye, bir günde tekrar tekrar okudum. Çok iyi geldi.
The Weird Sisters – Eleanor Brown: Konusu çok güzel olsa da kitap insanın içini kemiriyor. Uzun süredir neden merak etmişim boşuna dedirtti bana.
Aslında Ayrılık da Yoktur – Seda Diker: Bunu iş için okudum. Yorumsuz.
Pandora’s Succession – Russell Brooks: Yeni keşfettiğim, başarılı yazarlardan Brooks.
Kâğıt Kız – Guillaume Musso: İnsanı çok ama çok mutlu eden, değişik bir kitap.
Tigers in Red Weather – Liza Klaussmann: İkinci Dünya Savaşı sonrasında bir ailenin entrikalı hayatı. Böyle yazında Brezilya dizisi gibi geldi kulağa ama öyle değil, korkmayın.
Fırtına Büyücüsü – Jim Butcher: Blog tur kitabı. Linkleri Pazartesi.
Bazı Kızlar Isırır – Chloe Neill: Blog tur kitabı. Linkleri Pazartesi.
Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü – Etgar Keret: Etgar Keret = <3 diyorum kısaca.
Zehir Ustası – Maria V. Snyder: Kitap bana uymadı. Çekilişi kazanan arkadaş beğenmiştir inşallah.
Tiger Lily – Jodi Lynn Anderson: Wendy ortaya çıkmadan önce Peter Pan ve Tiger Lily’nin yaşadıklarını anlatıyor kitap. 2012’de okuduğum, en sevdiğim kitaplardan biriydi.
Günlerin Köpüğü – Boris Vian: Böyle bir yaratıcılık daha yok!
Hayalet Tehlikesi & Kurtadamlar – Jim Butcher: Bunlar da blog tur kitapları. Linkleri yarın.
Çocukluğun Soğuk Geceleri – Tezer Özlü: Sonunda tanıştık Özlü’yle ve ben kendisini çok ama çok sevdim.
Obsidiyen – Jennifer L. Armentrout: Lux serisinin ilk kitabındaki uzaylı Daemon Türk kızlarının da kalbini çaldı. Amsterdam’da Düello ve The Fault in Our Stars Aralık’ın son haftası bitirdiğim kitaplar olduğu için yorumları daha sonra gelecek. Arada atladım gibi görünen kitaplar var. Atlamadım onları; yalnızca henüz haklarında konuşamıyorum. Siz bu yıl kaç kitap okudunuz? Genelde iyi kitaplar okuduğunuzu düşünüyor musunuz?
]]>

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.