Menu
Kitap Kurdu Muhabbetleri / Kitap Yorumu

2020’nin en iyi kitapları – Zimlicious versiyonu

2020'nin en iyi kitapları zimlicious kitap blogu

Daha ilk günden beri 2020 için planım plansızlıktı. Yıla zaten bitkin başlamış ve elimdekinden daha fazla sorumluluk yüklenmek istememiştim. Mart ayının ortasında tepemize binen pandemiyle birlikte de zaten plan yapamaz olduk; o yüzden bana yaradı gerçekten bu plansızlık. Okuma hedefimi 52 kitap ile başlatmıştım, sonra 65’e çıkardım ve yılı 76 kitap okumuş olarak kapattım. Bunların arasında fazlaca çocuk kitabı da var tabii; o yüzden böyle “76 tane babacan kitap okudum” gibi anlaşılmasın. Ve tabii ki her yıl olduğu gibi bu yıl da 2020’nin en iyi kitapları listemi yaptım. Hatta bu sefer listeyi biraz daha genişletip en sevdiğim çocuk kitaplarını ayrı seçtim ve hayal kırıklıklarımı da ayrı sıraladım.

Not: Bunlar 2020 yılında yayınlanmış kitaplar değil çoğunlukla; benim 2020’de okuduklarım arasından derlendi.

2020’nin en iyi kitapları – ilk 10

Nickel Çocukları – Colson Whitehead

2020’ye Nickel Çocukları ile şahane bir giriş yapmıştım aslında! Kolay okunan bir kitap değil, konusu zorluyor insanı ama fırsatınız olur da elinize geçerse kaçırmayın derim çünkü gerçekten çok etkileyici. Kitabın pek çok ödülün yanı sıra Pulitzer Ödülü’nü aldığını da söylemeden geçmeyeyim.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Sırdaş Trompet – Leonara Carrington

Gerçekle büyü arasında gidip gelen hikâyeler genelde hep en sevdiklerim arasında giriyor. Sırdaş Trompet de böyle oldu. Leonara Carrington, 1930’larda başlayan Sürrealizm Hareketi’nin bugün hayatta olan az sayıda temsilcisinden biri. Sürrealist olayların altına oldukça “real” konular ve tespitler koyun ve alın size Sırdaş Trompet!

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Daisy Jones ve The Six – Taylor Jenkins Reid

Janis Joplin’in hayatından büyük ölçüde esinlendiğini düşündüğüm Daisy Jones ve The Six bu yıl hem yazım tarzı hem de konusu ile 2020’nin en iyi kitapları listeme girdi. Taylor Jenkins Reid takip etmeye değer bir yazar diyebilseydim keşke ama onu diyemiyorum maalesef. Okuduğum diğer kitaplarını beğenmedim, hatta Evelyn Hugo’nun Yedi Kocası’nı bitiremedim bile: çevirisi çok kötüydü ve hikâyenin kuruluş biçimini de sevmedim. Daisy Jones ve The Six sevdiklerim arasında kalacak ancak yazarı daha fazla takip etmeyi düşünmüyorum.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

The Murmur of Bees – Sofía Segovia

Her fırsatta söylüyorum ama tekrar söyleyeyim: büyülü gerçekçiliğin iyisine her zaman varım! İyisine diyorum çünkü iyi yapması kolay bir tür değil gerçekten. Hele ki öncüsünün Gabriel Garcia Marquez olduğunu düşünürseniz. Ama işte Sofía Segovia yapmış ve çok da iyi yapmış! 476 sayfalık büyülü bir destan adeta bu kitap. Aslı İspanyolca olan kitabın İngilizce çevirisi de yazarından onaylı ve gerçekten farklı farklı hislere koşturuyor insanı. Umarım Türk yayınevlerinden biri de keşfeder ve çevrilir. Mesela Emrah İmre İspanyolca orijinalinden çevirse tadından yenmez!

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Düş Yakamdan Şeytan – Donal Ray Pollock

Netflix’e filminin geleceğini ve oyuncu kadrosunu gördüğümde “tekrar okuyup hatırlamam lazım!” diye bir heyecanlandım ve yaptığım tam da bu oldu. Bu da hazmedilmesi kolay bir kitap değil. Filmi izleyip de kitabı okumadıysanız “aman, ne var canım bunda” demeyin – film, olabileceği kadar iyiydi bence ama kitap çok daha sert. Bizde de “şeytan dürttü” söylemi var ya hani? Gerçekten dürtüyor mu, nasıl dürtüyor, ona karşı koymak mümkün mü gibi konuları derinden düşündürtecek size.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi – Ayfer Tunç

Ayfer Tunç, uzun yıllardır okumak istediğim ama bir türlü okuyamadığım yazarlardan biriydi. Bu yıl Osman isimli kitabının çıkmasıyla sevenleri kendisini daha çok konuşmaya başladı tabii. Zevkine güvendiğim #bookfriend’lerimden birinin önerisiyle elimdeki kitaplarından Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi ile birebir tanışmış oldum Ayfer Tunç’la. Tanışıklığımız diğer kitaplarıyla da devam edecek ve pekişecek; orası kesin!

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Küçük Kadınlar – Louisa May Alcott

Küçük Kadınlar, küçüklüğümden beri en sevdiklerimden biri. 2020’de uzun süredir tekrar okumadığım favorilerimi okumaya başladım. Küçük Kadınlar’ın yeni baskısının bu yıl İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkması vesilesiyle de bu kitabı da tekrar iyice hatırlamış oldum. İki bölümü bir arada değil, yalnızca ilk bölümü yayınlamış olmalarına biraz gıcık oldum ama olsun. Devamı umarım çok gecikmez çünkü hikâyeyi kulak dolgunluğuyla bilenlerin “n’oluyor burada ya?” diyerek şaşırmaları çok yüksek ihtimal.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Algernon’a Çiçekler – Daniel Keyes

Hem teknik açıdan hem de konusu itibariyle şimdiye kadar okuduğum en ilginç ve en etkileyici kitaplardan biriydi Algernon’a Çiçekler. 2020’nin en iyi kitapları listeme girmesinin yanı sıra genel favoriler listeme de alıyorum kendisini – okurlar nankördür, üstünden zaman geçince okuduğumuz kitabın ayrıntılarının çoğunu ne yazık ki unuturuz (ki favorilerime tekrar dönmeye çalışmamın temel nedenlerinden biri bu). Ama Algernon’a Çiçekler pek çok ayrıntısını uzun süre hatırlayacağım bir kitap oldu benim için.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Ufak Yangınlar – Celeste Ng

Bu kitap Reese Witherspoon’un kitap kulübünde gördüğüm ve merak ettiğim bir kitaptı. Sonrasında dizisini de yaptığını gördüğümde tabii ki izlemeden önce okuma telaşıyla yiyip bitirdim kitabı. Dünyanın en iyi kitabı mı? Hayır. Bütün ayrıntılarını hatırlıyor muyum? Hayır. Ama okumaya başladığım andan itibaren elimden bırakamadığım kesin. Bu kitap özelinde (çünkü diğer kitaplarını okumadım) Celeste Ng’nin “domestik gerginlik” ustası olduğunu söyleyebilirim. 90’larda geçmesi de benim için artı puan oldu tabii.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

adınla çağır beni andre acıman kitap yorumu zimlicious kitap blogu

Adınla Çağır Beni – Andre Aciman

2020’nin en iyi kitapları listemde bir diğer “yeniden okudum” kitabı Adınla Çağır Beni. Bunu tekrar okuma nedenlerim de 1) çok çok sevdiğim kitaplardan, 2) devamı olan Find Me’ye geçmeden önce bir ruh hastası olarak unutmuş olabileceğim ayrıntıları hatırlamak istedim tabii. Yorumum yüksek ihtimalle Fine Me’yi de okuyup bitirdikten sonra paket halinde gelecek.

2020’nin en iyi çocuk kitapları

İlk fırsatta 23 Nisan: Çocuklar için kitap önerileri yazımı aşağıdaki kitaplarla güncelleyeceğim – daha geniş, bol seçenek sunan bir listenin bir zararı yok, değil mi? Bu yıl da çok iyi çocuk kitapları okudum ve bu nedenle 2020’nin en iyi kitapları konuşurken onlara ayrı yer vermek istedim. Bu yılki favorilerim şöyle:

Kısa – Holly Goldberg Sloan

Farklı yanlarını sevmeyi, kucaklamayı keşfeden çocukların hikâyelerine bayılıyorum! Yorumumu buradan okuyabilirsiniz.

Ölümsüz Aile – Natalie Babbitt

2020, bir yandan da yeni kitaplar keşfettiğimde “ben bunu nasıl duymamışım?!” diye şaşırdığım bir yıl da oldu. Ölümsüz Aile de bana bu tepkiyi verdirtenlerden. Yorumumu buradan okuyabilirsiniz.

Ev Değil Çarşamba Pazarı – Leyla Ruhan Okyay

Tam da ismi gibi, annenin bacağı kırılınca çarşamba pazarına dönen bir evin eğlenceli hikayesi. Hatta işler öyle çığırından çıkıyor ki yer çekimine meydan okuyan, tavanda gezen bir dede bile var! Baş kahraman Sinan’ı yanaklarından öpesim geldi valla; iyi idare etti her şeyi. Kitabı buradan inceleyebilirsiniz.

Suspus – David Ouimet

Neil Gaiman’ın bu kitap hakkında “Keşke bu kitap ben çocukken yayımlanmış olsaydı, o zaman kendimi bu kadar yalnız hissetmezdim” dediğini görür görmez merak etmem kaçınılmazdı. İyi ki de etmişim. Biraz karanlık gelebilir bazılarınıza ama ben çocukken okumuş olsaydım kendimi daha az yalnız hissederdim gibi geliyor. Kitabı buradan inceleyebilirsiniz.

Neden Çocuk Kitapları Okumalıyız? – Katherine Rundell

Bu, aslında çocuklardan çok yetişkinlerin okuyup içindeki çocuğa ne olduğunu sorgulamalarını gerektiren bir kitap. Yorumumu buradan okuyabilirsiniz. Bunu okuyup da Katherine Rundell’i ne kadar sevdiğimi hatırlayınca okumadığımı fark ettiğim Kâşif kitabını da bu yıl okudum. Bunu da çocuklarınızla birlikte okuyabilirsiniz! Yorumum burada.

Hayır! Burası Orman Değil! – Rocio Bonilla

Her ne kadar ebeveynlerin pek hoşuna gitmese de çocukların da Hayır! demeyi öğrenmesi gerekiyor. Ancak ne zaman, neye dedikleri önemli ve bu kitap da bunun en sevimli örneklerinden biri! Yorumumu buradan okuyabilirsiniz.

2020’nin hayal kırıklıkları

2020’de ne yazık ki uğrunda heyecanlandığım ama okuduktan sonra hayal kırıklığına uğradığım kitaplar da oldu. 2020’nin en iyi kitapları listesinin peşine bunlara da yer vermek istedim. 2020’nin en üzücü 5 hayal kırıklığı da şöyle:

The House on Mango Street – Sandra Cisneros

Yıllardır pek çok listede, öneride gördüğüm bir kitap bu. Özellikle de yayınlandığı zamanlarda çığır açanlardan sayıldığı için beklentilerim oldukça yüksekti ama ne yazık ki bölük börçük, odaksız, yeterince ayrıntıya sahip olmaması ile birlikte beni hayal kırıklığına uğrattı.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Lisede Kan ve Cesaret – Kathy Acker

Bu kitap, biz kitap kurtlarının çoğunun bir ucundan yakalamaya çalıştığı Ölmeden Önce Okunacak 1001 Kitap Listesi’nde de yer alıyor. Listeyle alakalı çok fazla sorum ve sorguladığım şey var başından beri. Şimdiye kadarki deneyimim de her okuduğumu sevmeyeceğimi kanıtladı. Ama bu kadar da “buna harcadığım zamana yazık!” diyeceğim bir kitap çıkacağını da düşünmüyordum açıkçası. Bu kitap, bana onu dedirten kitap oldu maalesef.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Heart Berries – Terese Marie Mailhot

Florence Welch, Reese Witherspoon gibi ünlülerin kitap kulübü seçimlerini takip ediyorum ve ilgimi çekenleri okumaya çalışıyorum. Heart Berries de Emma Watson’ınki de dâhil olmak üzere bu tür kulüplerin öve öve bitiremediği bir kitaptı – hakkında heyecanlanma sebebim bu yani. Ama ne yazık ki bu kitap da tam bir hayal kırıklığı oldu. Yalnızca yazarın nereli olduğu ve kadın olması sebebiyle bu kadar ışığa maruz kaldığını düşünüyorum maalesef. Hak edip etmediği tabii ki tartışılır ama ben “Allahtan kısaydı da çok zamanımı yemedi” diye düşünüyorum hâlâ.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Gingerbread – Helen Oyeyemi

Helen Oyeyemi ile belki de Gingerbread ile değil daha önceki kitaplarından biriyle tanışmam gerekiyordu diye düşünüyorum. Uzun süredir çokça merak ettiğim kitaplardan biri olmasına ve en sevdiğim masallardan Hansel ve Gretel’in etrafında dönmesine rağmen bu da büyük bir hayal kırıklığı oldu. Fırsat bulursam Oyeyemi’nin diğer kitaplarına göz atacağım çünkü kötü bir yazar olduğunu düşünmüyorum. Olur da onları seversem Gingerbread’i yok sayacağım.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Sweetbitter – Stephanie Danler

Bir diğer hayal kırıklığı da okuduktan sonra BluTV’de de dizisine denk geldiğim Sweetbitter oldu. Stephanie Danler bir Sex & the City havası yakalamaya çalışmış ama gerçekten olmamış. Eldeki malzemeler New York ve şehre yeni gelerek garsonluk yapmaya başlamış bir genç kadın olunca insan ister istemez daha fazlasını bekliyor. Hatta daha iyi bir yazarın elinde okunmaya değer bir kitap olabilirdi ama olmamış. Belki kitabı sevmediğim içindir, bilmiyorum ama dizisini de sevemedim ben. İlle de hikâyeyi merak ediyorsanız diziyi seyredip, kitabı pas geçebilirsiniz derim.

Yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.


İşte, benim 2020’nin en iyi kitapları listem böyle. Buradakilerden okuduklarınız var mı? Sevdiniz mi? Ya da “bunu sevdiysen şunu da seversin” diye önerebileceğiniz kitaplar var mı? Varsa, paylaşırsanız sevinirim! Umarım 2021 hepimiz için en azından 2020’den daha iyi ve en azından sevdiklerimizle bir araya gelip, kucaklaşabileceğimiz bir yıl olur.

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.