Yazarla Söyleşi

5'inci ÜKG blog turunun konuğu Kathryn Harvey

Türkiye’nin ilk blog turunu düzenleyen ÜKG (Ütopik Kızların Günlüğü) Birliği olarak 5’inci blog turumuzda Koridor Yayınları’nın desteğiyle Kelebek‘i inceledik. Burada kitabın yazarıyla gerçekleştirdiğimiz röportajı bulacaksınız. Facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayın ve yorumlar, ön okuma, alıntılar, okur testi, kitap çekilişi ve daha fazlası için diğer tur blog’larına da mutlaka uğrayın!

Kağıt Kız: Çekiliş
Kitab-ı Sevda: Kitap tanıtımı
Kitap Esintisi:  Kitap yorumu
Sevgili Kitap: Kitap yorumu
Romancekolik: Kitap yorumu ve çekiliş
Kathryn Harvey, kitapları pek çok dile çevrilmiş, ünlü yazar Barbara Wood’un Kelebek serisini yayınlarken kullandığı rumuz. İngiltere doğumlu Wood, ABD’nin Güney Kaliforniya bölgesinde büyümüş. İlk romanını 1976 yılında satan, bugüne kadar toplam 25 kitap yazan Wood’un kitapları 30’dan fazla dile çevrilmiş. Kendisiyle röportaj yapmak istediğimizi belirtince bize hemen geri döndüğü için kendisine çok teşekkür ederiz. Aşağıda, merak ettiğimiz soruların yanıtlarını bulacaksınız. Yazar hakkında çok daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Keyifli okumalar…
Kelebek, kadınların fantezilerini gerçekleştirebildiği özel bir kulüp. Böyle bir yer var mı gerçekten?
Keşke! Ama hayır. Kelebek’i ben yarattım.

Peki bu fikir nereden çıktı?
Kitabımın fikri arkadaşlarımla, kendi eğlencemiz için uydurduğumuz bir oyundan çıktı. Karelerden oluşan bir oyun tahtamız, piyonlarımız vardı. Zar attığımız ve kart çektiğimiz bir oyundu. Oyun, kadınların seks fantezileri hakkındaydı ve her kartta yer alan fantezileri biz oluşturduk. Ve tabii ki erkekleri de (çoğunlukla film yıldızı olanları). Bazı fanteziler basitti, bazıları ise detaylıydı ve romantik romanlardaki gibiydiler. Bir akşam oyunun tam ortasında arkadaşlarımdan biri “Nasıl oluyor da erkekler sekse bu kadar kolay erişebiliyor? İstedikleri zaman satın alabiliyorlar. Kadınların neden böyle bir şansı yok?” diye sordu. Başka bir oyuncu ise “Tanrım, kadınlar için temiz bir randevu evi!” dedi. Ben de “Anında orada olurdum!” diye ekledim. Hepimizin mutlu evlilikleri var ve atıp tutuyorduk ancak fikir böyle ortaya çıktı. 

Kitaplarınız için kapsamlı araştırmalar yaptığınızı öğrendim. Kelebek için nasıl bir araştırma yaptınız?
Kelebek için yalnızca Texas ve Hollywood gibi lokasyonları araştırdım. 

Sizce neden erkekler rahat ve özgür bir şekilde seks satın alırken kadınlar bu konuda daha temkinli davranıyor?
Öncelikle kadınlar erkeklere göre genel olarak daha alçakgönüllü ve mahremler. Ayrıca, kadınlar “o an” için hazırlanmayı seviyor; atmosferi seviyoruz. Erkekler ise yatağa atlamakta çok daha hızlı ve herhangi bir yerde seks yapabilirler. 

Bence fuhuş kurgusal işlerde de, kurgusal olmayan işlerde de ele alınması çok zor olan bir konu. Kelebek’in nasıl tepki alacağını düşünerek endişelenmediniz mi?
Endişelenmedim çünkü okuyucuların Kelebek’i eğlenceli bir kitap olarak göreceğini biliyordum. Kelebek’te çalışan erkekleri, gerçek hayattaki kadın fahişeler gibi mağdur olarak görmüyorum.

Güçlü kadınların erkekleri uzaklaştırdığını düşünüyor musunuz?
Her erkeği değil. Kendileriyle barışık, özgüvenli ve akıllı erkekler güçlü kadınları tercih ediyor. Güçlü kadınları oldukları gibi, yani çekici ve seksi olarak görüyorlar.

İdeal erkeği nasıl tanımlıyorsunuz?
Her şeyden önce espri anlayışı olmalı. Kahkaha atan erkekleri seviyorum. Kadınlara saygılı olmalı; dediklerini dinlemeli. Kendine güvenli olmalı ancak kibirli olmamalı. Hata yaptığı zaman kendine gülebilmeli. Cömert olmalı. Ve gerçekten, cidden hayvanları sevmeli!

Kelebek’ten okurlara ne kalmasını umuyorsunuz?
Kelebek’in okuyucular için bir kaç günlük, eğlenceli bir kaçamak olmasını umuyorum. Belki Beverly Highland’in hikayesini okuduktan sonra kendilerine güvenleri de artar.

Barbara Wood okurlarının Kathryn Harvey’e tepkisi nasıl oldu?
Tepkileri bana aslında farklı bir isim kullanmaya ihtiyacım olmadığını gösterdi. 

Favori yazarlarınız arasında Marquez’den Ray Bradbury’ye kadar pek çok farklı yazar var. Bu isimler yazınızı nasıl etkiledi?
Ne zaman aklımı uçuran birinin kitabını okusam şöyle düşünüyorum: ben de böyle yazmak istiyorum. Yani yazmak için masa başına her oturduğumda kendimi geliştirmem için bana ilham veriyorlar. 

Kitaplarınızın farklı dillere çevirilmesine alışkınsınız. Farklı ülkelerdeki okurlarınızdan yorumlar alıyor musunuz?
Dünyanın her köşesinden yorumlar alıyorum. Bazen hiç duymadığım bir yerdeki bir okurumdan yorum alıyor ve haritaya bakmak zorunda kalıyorum.  

Hiç Türkiye’yi ziyaret ettiniz mi?
On yıl önce The Blessing Stone isimli kitabım için araştırma yapmak üzere Türkiye’deydim. Kitapta İstanbul’da geçen iki hikaye vardı, o nedenle şehri ziyaret etmem gerekti. Çok güzel zaman geçirdim. Türkiye çok güzel bir ülke ve insanları harika! Keşke orada daha uzun süre kalabilseydim. 

Türk okurlarınız için bir mesajınız var mı?
Basit yaşayın, cömertçe sevin ve sık sık gülün. Sağlıcakla kalın ve tanrı sizi korusun.
]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply