0
99 days kitap katie cotugno
Kitap Yorumu

99 Days – Bir yaza kaç aşk sığar?

19 Ağustos 2015

The O.C. veya Dawson’s Creek diziyle karıştırın, matbaaya gönderin ve işte karşınızda 99 Days! Harbiden böyle. Hani özellikle çok okuyan insanlar için sürekli ağır kitaplar okumak zordur, arada bir çıtır çerez bir şey lazım olur ya? İşte tam öyle bir anıma denk geldi 99 Days ve iyi de geldi.

Vampirlerden, kurtadamlardan ve onların tüm çekiciliğini mahveden ergen romanlarından sonra biraz daha gerçekçi bir kitap okumak da fena olmadı hani. Ve konusu cidden tuhaf… Ana karakterimiz Molly Barlow’u bazen tokatlayasım, bazen omuzlarından tutup sarsasım, bazen de bağrıma basıp sarmalayasım geldi.

Salakla ezik arası bir ana karakter

Molly kızımız salak mı, ezik mi, aklı sıra uyanık mı yoksa günümüzdeki ergenlerin hepsi mi böyle bilmiyorum ama kızın kendini inanılmaz zor durumlara soktuğu kesin. Hata 1: Sevgilisinin abisiyle yatıyor. Hata 2: Bunu aralarında bir arkadaşlık ilişkisi olan annesine anlatıyor. Annesi de yazar. Bunu konu alıp çok satanlara giren bir kitap yazıyor. Yaşadığı ufak yerde herkes neler döndüğünü anlayınca, başta çıktığı çocuğun kızkardeşi olmak üzere herkes kızımıza düşman kesiliyor. E o da kaçıyor oralardan haliyle. Ama tilki döner dolaşır yine kürkçü hanına döner, değil mi?

99 days katie cotugno kitap kapak

Biz Molly ile üniversiteye başlamadan önce mecburen eve döndüğünde tanışıyoruz. Annesiyle araları gergin haliyle. Yaşadığı yerde eskiden arkadaşı olan, tanışıklığı olan insanlar da ayrı bir triplerde. 99 gününü saymaya başlıyoruz birlikte. İlk başta evden çıkmak istemiyor, sonra “bu böyle olmaz” diyerek sokaklara dökülüyor ve hatta kendine bir iş bile buluyor. Yavaş yavaş etrafındaki insanların sempatisini yeniden kazanmaya başlıyor. Az çok bir arkadaş grubu oluyor Molly’nin. Hatta eski sevgilisi Patrick ve abisi Gabe (ki Patrick’i bununla aldatmış) bile hayatının bir parçası oluyor bir anda. Bu kulağa iyi bir şey gibi gelebilir ama aslında değil çünkü Molly yine batırıyor her şeyi.

Molly, normalde sevmediğim, ne istediğini hiç bilmeyen, “ay bu bana baktı” veya “koluma dokununca işim bi’ hoş oldu” diyerek ondan ona sürüklenen bir tip. Hatta iki kardeşten hangisini istediğine bile karar verebilmiş değil. Ancak Katie Cotugno’yu takdir ettim çünkü Molly’nin sevilebilir bir karakter olması için uğraşmamış. “Alın karşınızda bütün saçmalıklarıyla genç bir kız” kafasıyla yazmış sanki. Hata üstüne hata yapabilmek, sahip olduğundan fazlasını istemek, “öbürü bundan daha mı iyi acaba?” diye açgözlü olmak hepimizin doğasında var. Ki ben böyle tiplerden hoşlanmasam bile kitap kendini şıp diye okuttu işte! Hem de tam bir yaz romanı.

Bu arada bu kitabı arkadaşım Leanna’nın Daisy Chain Book Reviews isimli blogundaki yarışmada kazandım. Özellikle Genç Yetişkin kitaplarının İngilizcelerini okuyanlara takip etmelerini tavsiye ederim. Kendisi sık sık çekiliş yapıyor ve çoğunlukla Book Depository’nin gönderim yaptığı ülkelerdeki herkese açık oluyor bu çekilişler. Ve evet, Türkiye de bu ülkeler arasında.

★★★★

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.