Menu
Kitap Yorumu

Alice Oseman ile genç ve kuir bir Kalp Çarpıntısı

kalp çarpıntısı kitap alice oseman zimlicious kitap blogu

NOT: Yazıyı Cilt 2’yi okumamın ardından güncelledim.

Kuir yazarlar okuma çabalarımın farkına varanlardan sıklıkla gelen tavsiyeler arasındaydı Alice Oseman ve Kalp Çarpıntısı çizgi romanları. Şimdiye kadar ertelemiş olmamın iki temel nedeni vardı: 1) Bir-iki istisna olsa da çizgi roman okumak pek kolay değil benim için; 2) “genç yetişkin” türünü uzun süredir aşırı seçici davranarak okuyorum çünkü çoğu birbirine fazla benziyor ve hikâyeler artık tekrara düşüyor. Kalp Çarpıntısı serisinin birinci cildinin Yabancı Yayınları’ndan çıktığını görünce ise son kitap siparişime ekleyiverdim. Geldiği gün de (yani bu yazıyı yazdığım gün) yarım saatte okuyup bitiriverdim. Pişman mıyım? Hayır. Devamını merak ediyor muyum? Biraz çünkü kafamda yanıtlanıp yanıtlanmadığını merak ettiğim sorular var. Cilt 2 bunları ufak ufak yanıtlıyor gibi yapsa da daha bir sürü sorum var tabii. Bu kadar abartılmayı hak ediyor mu? Bence hala hayır.

Sanatın her alanında, edebiyatta da farklı seslere, farklı bakış açılarına, farklı hayatlara yer verilmesi konusunda az biraz yol almaya başladı dünya. Daha gidecek çok yol olmasına rağmen bu olumlu ve beni mutlu eden bir gelişme. Ama tabii bu ne yazık ki hepsinin iyi işler olduğu anlamına gelmiyor. Bazen mesela zenci bir yazarın bir kitabını okuyorum. Sonrasında kendime, “var anasına; neler öğrendim; ne kadar iyiydi!” diyorum. Fakat sonra girip yorumlara baktığımda bazı zenci okurların “bizde böyle şeyler yok, dalga mı geçiyorsun?” gibi yorumlar yaptığını görüyorum. Ki bu da anlaşılır bir şey ve işte ben de bazen Kalp Çarpıntısı gibi kuir hikayeleri okurken onlar gibi hissediyorum.

kalp çarpıntısı cilt 2 alice oseman

Kalp Çarpıntısı hissetmeyen hakkında yazabilir mi?

Tabii ki kitabı bitirir bitirmez merak ettiğim ilk şey yazarın kendisinin LGBTİ+ olup olmadığıydı. Google araştırmalarım sonucunda BBC’ye yaptığı bir konuşmaya göre kendisi “aromantic asexual” imiş. Şöyle demiş:

“Ben aromantik aseksüelim. Bana göre bu, hiç kimseye ve hiçbir cinsiyete karşı romantik veya cinsel çekim hissetmediğim anlamına geliyor.”

Kaynak: BBC.co.uk

Kimseyi kim ve ne olduğu için yargılayacak değilim ama ben de Nick ve Charlie arasındaki o çarpıntıyı pek hissedemedim açıkçası. Alice Oseman, hikayelerinin çoğunun bireysel deneyimlerinden geldiğini söylüyor 2019’da thereadingrealm.co.uk’ye verdiği bir röportajda. O da Nick ve Charlie gibi karma olmayan bir okulda okumuş. Ama Kalp Çarpıntısı hikayesi için Nick ve Charlie’nin deneyimlerini yazarken kitaplardan, makalelerden, belgesellerden ve YouTube videoları gibi kaynaklardan da yararlanmış. Bir okur olarak yazarların hissederek yazdığı belli oluyor diye düşünüyorum. Alice Oseman da sevimli bir hikâye yazmış olmasına rağmen pek de hissetmeden yazdığı belli oluyor bence ve beni en çok rahatsız eden de bu yüzden çarpıntı anlarının pek çarpmaması ve pek çok şeyin yüzeysel geçtiği hissi oldu. Belki de alışkın olmadığım çizgi roman formatında olduğu içindir, bilmiyorum, ama sonuçta bana bıraktığı hislerden biri de bu eksiklik hissi.

Yazar Alice Oseman

Diğer yandan bazı önemli konuları da ele almış Oseman Kalp Çarpıntısı serisinin ilk cildinde. Ama bunlardan bazıları da yine havada kalmış gibi geldi bana.

AŞAĞIDA BİRAZ SPOILER VAR; DEMEDİ DEMEYİN.

Mesela, her yaştan geyin hala, maalesef ne tür zorbalıklara maruz kaldığını biliyoruz. Ama Charlie bir şekilde, gittiği erkekler okulundaki çocuklardan birinin dediğine göre “o zorbalık şeylerinden sonra popüler” olmuş. Cilt 2’de bundan biraz bahsedilmiş ancak yine tam olarak ne olduğu bilgisi verilmiyor. Bir yandan hayatı (ne yazık ki) gerçekte olabileceğinden çok daha rahat gibi ama bir yandan da okulda yine zorbalık yapmaya çalışanlar da var. Cilt 2’de mesela en azından Charlie’nin babasının bu konuda endişelendiğini gördük. Endişelenmek zorunda kalmasa keşke ama dünya kafanızı rahat ettirecek bir yer değil ne yazık ki. Belki de karakterler çok yüzeysel işlendiği ve “tanıştılar, aşık oldular; evet, bu gerçekten olabilir!” kısmına çok odaklanıldığı için pek çok şey havada kalmış? Umuyorum ki serinin devamında bu soruların bazıları cevaplanıyordur çünkü seriye devam edersem nedeni sanırım bu olacak. Instagram’daki bookstagrammer’lardan ilgili postumun altına yorum yapan birinin soruma cevap olarak hikayenin ilerleyen ciltlerde derinleştiğini söylemesi umut verdi açıkçası.

Kitabın sonunda mesela her karakterin kim olduğuna dair bilgi kartları var. Oradaki bilgilere göre Charlie gey ama Nick biseksüel. Sırf öncesinde bir kızla çıktığı için mi biseksüel olarak etiketlenmiş yoksa gerçekten öyle olduğunu görecek miyiz bir noktada mesela? Cilt 2’nin büyük kısmı Nick’in bunu sorgulamasıyla geçti; bu da iyi bir şey, ama bu durumda yazar kendi kendine spoiler vermiş olmuyor mu daha ilk kitabında? Kafamda halen böyle bir sürü soru işaret kaldı valla, ne yalan söyleyeyim. Ama sevimli mi? Sevimli. Phil Stamper kadar üzmedi şükür ama yine de herkesin abarttığı kadar da değildi açıkçası.

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.