Kitap Yorumu

Annem ve Ben: Güçlü kadınlar, kendilerinden daha güçlü kadınlar yetiştiriyor

Annem ve Ben yazarı Maya Angelou kimdir? Önce biraz onu tanıyarak başlamak lazım işe… Fakir ve zenci bir ailenin zenci kızı olarak doğuyor Maya. Annem ve Ben kitabını okurken göreceksiniz, biz yaşadığımız yer ve uğraştığımız başka meseleler nedeniyle Amerika’nın zenci-beyaz savaşlarını çok derinden anlayamıyoruz ama bu, hayat için iyi bir başlangıç değil; hele ki Maya’nın doğduğu, büyüdüğü zamanlarda. 1928 doğumlu Maya, daha ergenken anne oluyor ve garsonluktan ‘madam’lığa, şarkıcı ve dansçıya kadar pek çok iş yapıyor. Zenci haklarının korunmasında da aktivist olarak önemli rol alan Maya, bugün dünyanın en ikonik zenci kadınları arasında yer alıyor hâlâ… Maya Angelou, otobiyografilerini yazarak ünlenmiş, bugün saygın yazar ve şairler arasında sayılan bir isim. Annem ve Ben, benim okuduğum (ki çok geç kalmışım gibi hissedip kendimi lanetledim sonrasında) ilk otobiyografisi. Angelou’nun hayatı bile aklımın kenarından köşesinden geçmeyecek olaylar silsilesiyken, annesiyle olan ilişkisini anlamayı beklemedim pek. Gördüğümden, bildiğimden farklı olduğu için bazı şeyleri anlamak da zorlandım da. Ama o duygu var ya o duygu… İşte duygu Maya Angelou’nun güçlü kalemiyle iliklerinize işliyor adeta. [embed]https://www.instagram.com/p/BW2OaRDBFXo/?taken-by=zimliciousbooks[/embed]

Annem ve Ben: Annesine bak, kızını al?

Evet, gerçekten de “annesine bak, kızını al” diye boşuna dememiş atalarımız. Annem ve Ben, bunun birebir örneği. İngilizce’de “the apple doesn’t fall far from the tree” bir laf vardır: yani; “elma ağaçtan fazla uzağa düşmez.” Maya da gerçekten aynı annesi gibi güçlü, kararlı, ne istediğini ve istediğini elde etmeyi bilen bir kadın olarak büyümüş. Ve pek tabii ki annesi sayesinde olmuş tüm bunlar… Annem ve Ben ilk açıldığında annesi tarafından terk edilmiş, abisiyle birlikte ananesiyle yaşamaya gönderilmiş bir Maya ile tanışıyoruz. Yıllar sonra annesi işlerini yoluna koyup da Maya’yı ve abisini yanına aldığında, Maya kadına “anne” demekte bile zorlanıyor; ki bu çok anlaşılır birşey. Ama dediğim gibi anne öyle bir karakter ki bu çekingen, biraz da kızgın ve dargın kızın iliklerine işliyor. Peki bunu nasıl mı yapıyor? Sevgiyle… Annem ve Ben, gerçekten bana çok değişik gelen bir anne-kız ilişkisini ele alıyor. Karşılıklı oturup, konuşuyorlar. Birbirlerine yalan söylemiyorlar. Birinin başına birşey geldiği zaman işlerini, güçlerini bırakıp, yardıma koşuyorlar… Bu ikisi de birbirinden güçlü kadının hayata ve birbirlerine tutunuşu, birbirleri üzerinde yarattıkları etki, fark ve sonunda başkalarının da hayatlarına olumlu bir şekilde dokunabilmeleri gerçekten gözlerini dolduruyor insanın okurken… Ben orijinalini okudum ama Siren Yayınları sağ olsun, herkesin mutlaka okuması gereken bu eseri dilimize kazandırmış. Bu arada Annem ve Ben aynı zamanda Emma Watson’ın New York metrosunda millet bulsun, okusun diye sakladığı kitaplardan biri; onu da belirtmeden geçmeyeyim.

Annem ve Ben – Tanıtım Yazısı:

annem ve ben siren yayinlariMAYA ANGELOU; yazar, şair, şarkıcı, dansçı, koreograf, oyun yazarı, öğretmen… Hollywood’un ilk siyahi kadın yönetmeni, feminist, Malcolm X ve Martin Luther King ile birlikte ırkçılıkla savaşmış bir aktivist. Edebiyatın yaşayan efsanesi Maya Angelou, ilk kez Türkçeye çevrilen, harika bir üslup ve zarafetle yazılmış bu olağanüstü özyaşamöyküsünde, sıradışı yaşamının en mahrem yanına; annesi ile yaşadığı karmaşık fakat hayranlık uyandırıcı ilişkiye odaklanıyor. “Afroamerikalı Rönesans kadım” insana yaşama gücü veren ve saf bir güzellik taşıyan sözleriyle, dünyanın her yerinden okurları büyülemeye devam ediyor… (Tanıtım Bülteninden)]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply