0
aşk ve ölüm üzerine
Kitap Yorumu

Aşk ve Ölüm Üzerine – Patrick Süskind

9 Haziran 2016

Koku gibi bir romanı yazan adamın aşk ve ölüm üzerine söyleyecek çok şeyi olduğunu düşündüm sanırım. Halbuki, Aşk ve Ölüm Üzerine minnacık bir kitap (64 sayfa) ve Süskind tamamen kendinden bir şeyler yazmayı değil, aşk ve ölüm hakkında konuşurken Plato, Wagner, Kleist, Göethe, Mann, İsa ve Orfeus gibi isimleri referans almayı tercih etmiş.

Süskind’e ve bu fikri doğrultusunda referans aldığı isimlere göre aşk, aptalca bir duygu. İnsanı kör ediyor, ona saçma sapan şeyler yaptırıyor ve “âşık çiftler sıklıkla müşterek otizme ya da müşterek küstahlığa meylederler.” Aşktan ölüme geçerken ise Süskind Stendhal’i referans vererek şöyle yazıyor: “‘Gerçek aşk,’ diye yazar Stendhal, ‘ölüm düşüncesini daha sık getirir akla, ölümü düşünmek daha kolay, daha az korkutucu hale gelir; ölüm basit bir mukayese meselesine, kişinin pek çok şey karşılığında ödemeye hazır olduğu bir bedele dönüşür.” Aşk ve Ölüm Üzerine şunu gözler önüne seriyor: popüler kültürde aşkın bir tür aptallık, delilik olduğunu kabul etmiş olsak dahi onun hakkında konuşmaktan, onu aramaktan, hakkında şarkılar yazıp filmler çekmekten vazgeçmiyoruz. Ölüm ise hala üstü kapalı, düşünmek istemediğimiz bir konu. Hele ki günümüzde vampirler gibi doğaüstü varlıkların giderek popülerleşmesi ile ölüm artık gereksiz, sıkıcı ve kaçınılabilir bir kategoriye geçmiş durumda; ölümsüzlük varken, niye ölelim ki?

Tanıtım Yazısı:

Patrick Süskind, aşkın izini sürdüğü denemesinde geçmişten günümüze Batı’nın düşünce, kültür ve edebiyat dünyasının yönünü belirlemiş İlkçağ düşünürlerini, mitolojik ve kurmaca kahramanlarını ve yazarları yanına alarak duygu dünyasına doğru düşünsel bir yolculuğa çıkartır okurunu. Aşk nasıl tanımlanagelmiştir? Sokrates’in Phaidros’ta ifade ettiği gibi bir coşkunluk hali, bir tür delilik midir aşk? Yunan düşünürün Diotima’ya söylettiği gibi “doğurmanın, güzel içinde yaratmanın sevgisi” midir gerçekten de? Stendhal’in betimlediği gibi ölümle doğal bir ilişki içinde midir? Yoksa düpedüz ahmaklık mıdır? Süskind bu ve bunun gibi soruların peşine düşerken bir yandan gündelik yaşantılarımızın deneyimlerine yöneltir bakışını, diğer yandan aşkın tarihsel rotalarında gezinir: Aşk ile ölümü uzlaştırma girişiminde bulunan Orpheus; hayatında Eros’a yer vermeyen, bunun yerine mutlak iktidara tutkun bir İsa figürü; aşk ölümlerini tümden romantikleştiren 19. yüzyıl âşıkları; 21. yüzyılın hızlı âşıkları Süskind’in yazı düzleminde buluşturulur. Süskind’in zaman zaman sivri bir alaya uzanan muzip bir ironiyle kaleme aldığı metni, Batı kültürünün aşkı anlamlandırma, deneyimleme ve sanat düzleminde ölümsüzlüğe kavuşturma tarihine ilişkin bir yeniden okuma denemesidir aynı zamanda. (Tanıtım Bülteninden)

★★★

Bu yazının orijinali canlabirsene‘de yayınlandı.

Aşk ve Ölüm Üzerine, Her Ülkeden Bir Kitap projesinde Almanya’ya eklendi.

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.