Menu
Kitap Yorumu / Projeler

Bayan Ming ’in on çocuğu var mı, yok mu? Cevap önemli mi?

Bayan Ming, Éric-Emmanuel Schmitt ile tanışmama vesile oldu. Bu yılki okuma planımın ‘plansızlık’ olduğunu belirtmiştim ama liste, vs. yapmamama rağmen içten içten “rafta bekleyenleri bitirmeden yeni kitap almayayım” diyordum. Daha Ocak ayının 20’sini göremeden bu yalan oldu tabii çünkü Juliana Bühring’in imza günü için Kırmızı Kedi’ye girmişken kitap almadan çıkamadım. Bayan Ming raftan bana bakıyordu; dayanamadım, aldım kitabı elime. Arkasını okuduktan sonra bir baktım, birlikte kasadayız! Pişman değilim tabii ki; sevimli bir hikâyeydi ama tam beklediğim gibi de çıkmadı…

İltihap nedeniyle Cuma gününden beri diş ağrısı çektiğim ve Bayan Ming’in Hiç Olmayan On Çocuğu’nu antibiyotik, ağrı kesici ve dünyanın en kötü ağrısının da etkisiyle, dişçi sonrasında hâlihazırda sinirliyken bitirdiğim için farklı yaklaşmışımdır belki de, bilmiyorum. Ama Bayan Ming, daha doğrusu Çin’deki iş seyahatinde onun anlattıklarına takan (takıntıdan başka ne denir bilemedim) Fransız iş adamı anlatıcımız biraz gıcık etti beni.

bayan ming yazar eric emmanuel schmitt

Bayan Ming, herhangi bir ihtiyar teyze olamaz mı?

Asıl olayımız Çin’de bir çiftin birden fazla çocuk sahibi olmasının yasak olması ve Bayan Ming’in 10 çocuğu olduğunu iddia etmesi ve haliyle Fransız iş adamının yalan söylediğine dair şüpheye düşmesi. Bana sorarsanız, Bayan Ming sonsuza kadar hikâye anlatabilir ve ben de seve seve dinlerim; bu kısımla ilgili bir sorunum yok. Asıl derdim bu gıcık olduğum Fransız iş adamı (o kadar sinir oldum ki kitapta ismi geçiyorsa da hatırlamıyorum; dönüp bakmayacağım da).

Öncelikle, kadın yalan söylüyorsa ne zararı var? Belli ki bir şekilde kendini kandırıyor; sana bir zararı yok. Bayan Ming zaten kaç yaşına gelmiş; bu saatten sonra kafasında yalanlar uydursa, onlara inansa, kendinden ve belki bir de sevdiklerinden başkasına bir zararı yok; dış kapının dış mandalısın sen! Otur, o çeşit çeşit ders veren hikâyelerinin keyfini çıkarmaya bak. On çocuğu olsa da olmasa da bir şeyler yaşamış işte kadın ve bunlardan bazı dersler çıkarmış, bunları da seninle paylaşıyor. Daha ne istiyorsun!

Mesela;

Hiç düşünmeden duymak ya da okumak boşuna bir uğraştır.

Bayan Ming’in Olmayan On Çocuğu, Sayfa 46

Veya bir diğer sevdiğim öğretisi:

İnsan duyguları varmış gibi yapabilir ama fikirleri olduğunu ileri süremez.

Bayan Ming’in Olmayan On Çocuğu, Sayfa 46

Ama en sevdiğim bu oldu:

Düşünmeden öğrenmek gereksizdir; öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.

Bayan Ming’in Olmayan On Çocuğu, Sayfa 48
bayan ming kitap kapak

Genel itibariyle “Asyalı kadından (ki bu Bayan Ming) hayat dersleri alan ayrıcalıklı, Avrupalı beyaz adam” konseptine kıl oldum biraz. Yanlış anlamayın; bildiğim kadarıyla (ki bilmediğim çok şey de var) Çin’in özellikle Avrupa’yla kıyaslandığında çok farklı bir tarihi, kültürü, gelenek-görenekleri var. Benimkinden farklı ülkelerden, geçmişlerden, yetiştirme şekillerinden gelen insanlardan çok şey öğrenebileceğime de yürekten inanıyorum—ki hâlâ dinlenecek çok hikâye olsa da öğrendim de. Ama Bayan Ming ile tanışan, onun hikâyelerinden etkilenen ve bir şeyler öğrenen Çinli bir adam da olabilirdi. Ve tabii belki onlarla biraz zaman harcasa Fransız iş adamının Fransız yaşlı teyzelerden alacağı çok fazla hayat dersi olduğuna da eminim. Ben mesela ne zaman ananem yeni bir hikâye anlatsa ağzım açık, aç bir şekilde dinliyorum.

Geçenlerde bir arkadaşımla Ölmeden Önce Okunacak 1001 Kitap listesini konuşuyorduk. Hangileri okumaya değer, hangileri zaman kaybı olur, bu listeleri kim yapıyor, şu veya bu kitabı neden dâhil etmemişler gibi sorular soruyorduk. Mesela, Ömeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap isimli kitabın yazarı Peter Boxall, bir İngiliz akademisyen ve yazar. Odaklandığı alanlar çağdaş edebiyat, edebiyat kuramı ve modernist edebiyatmış. Eminim kendisi iyi bir insandır ve önemli araştırmalar, çalışmalar yapıyordur ama ömründe bir Bayan Ming ile tanışmamıştır. Çok fazla popüler olmadığı sürede özellikle ana dili İngilizce olan İngiltere, Amerika gibi ülkelerde çok fazla çeviri kitap basılmadığı ve okunmadığını da göz önünde bulundurursak aslında 1001 kitap listesi ayrıcalıklı beyaz adamlar tarafından hazırlanmış, kendilerine benzeyen adamların kitaplarına yer verilen bir liste. Aralarda tabii Junot Diaz, Toni Morrison gibi isimler ve hatta Orhan Pamuk bile var ama genele bakarsanız ne demeye çalıştığımı anlayacaksınız.

Bir Bayan Ming olmasa da son zamanlarda Colson Whitehead gibi yazarların ve onların anlattığı hikâyelerin göz önünde olması beni inanılmaz mutlu ediyor. Ve 1001 Kitap listesini de bu gözle ele alarak bazı kitapları okumaya yeltenmeyeceğim bile. Konudan biraz saptım; farkındayım. Sizi de bu kitaptan soğutmuş olmayayım: Bayan Ming ve hikâyeleri gerçekten inanılmaz sevimli ve bir çırpıda okunup, insanın içini sıcacık yapıyor. Sadece Fransız abi yokmuş gibi davranın bence okurken.

Minnoş Bayan Ming, Her Ülkeden Bir Kitap projesinde de Fransa’ya ekleniyor.

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.