Genel

Bazen kitapkurtları da kurtaramıyor durumu…


There is no problem that a library card can’t solve. 
The Andreas family is one of readers. 
YANİ…
Bir kütüphane kartının çözemeyeceği sorun yoktur.
Andreas ailesi okurlardan oluşuyor.

Böyle bir hikaye görünce atlayanlardanım ben. ‘Weird Sisters’ da insanın ilgisini çeken bir isim… Gel gelelim kitap pek de öyle değil. İşin içine hem ‘weird’ kelimesi, hem de Shakespeare girince daha değişik, şaşırtıcı bir şey bekledim sanırım ama bulamadım. 
‘Weird sister’ların babası Ohio’nun Barnwell kasabasındaki üniversitede Shakespeare profesörü. Shakespeare Andreas ailesinin hayatına o kadar girmiş ki gündelik konuşmalarında dahi yazarın kelimelerini kullanarak anlaşıyorlar çoğu zaman. Kızların isimleri de zaten Bianca, Cordelia ve Roselyn. Cordelia üniversitede matematik öğretmeni ve Barnwell’den hiç ayrılmamış. Bianca ve Cordelia ise fırsatını buldukları an tüymüşler bu küçük kasabadan. Annelerinin göğüs kanseri olduğunu öğrenince üç kız kardeş ister istemez yine Barnwell’de bir araya geliyorlar. Ve tabii ki her birinin taşıdığı yükler var.
Kitap boyunca hepsinin kendilerini, birbirlerini yeniden keşfetmelerini ve hayatlarını yola sokmalarını okuyoruz. Başlarından geçenler de ‘ooooooo’ dedirten olaylar değil gerçekten. Kitap sadece hayata yakın, duygusal ve bir bakıma basit olmasından dolayı fena değildi.
En ilginç yanı ise anlatımdı. Anlatıcının kim olduğunu anladığımdan tamamen emin değilim hatta. Kız kardeşler arasında gidip geliyor dedim ilk başta, çünkü çoğu zaman ‘biz’ diye bahsediyor karakterlerden. Ama bazen de üçünden birden bahsederken de ‘biz’ deyince kayış biraz koptu bende. Sonunda kimin anlattığına takmadan devam ettim okumaya.
Kendinizi iyi hissettirecek, okurken yormayacak bir kitap okumak istiyorsanız deneyebilirsiniz bunu. Shakespeare sevmeyenlerin uzak durmasını öneririm.
]]>

You Might Also Like

1 Comment

Leave a Reply