Menu
Kitap Yorumu

Cara Delevingne kitap yazmıştı; artık Türkçesi de var: “Ayna Ayna”

cara delevingne kitap yorumu ayna ayna zimlicious kitap blogu

Cara Delevingne kitap yazınca haberim olur olmaz alıp okumuştum tabii ki; 2020 yılının Aralık ayında. En büyük fan’ı olmasam da sevdiğim, beğendiğim ve denk geldikçe takip ettiğim bir isim kendisi. Tabii bunda LGBTQ+ topluluğunun bir üyesi olması da var ve sizi bilmem ama ben şahsen LGBTQ+ yazarlar, hikâyeler söz konusu olduğunda hepsi şahane olsun, beni alsın götürsün, aklımı alsın, etkisinden çıkamayayım, sonra da herkese tavsiye edip zorla okutayım istiyorum. Ama hayat gaddar arkadaşlar; her şey böyle istediğiniz gibi olmuyor ne yazık ki.

Evet, sevilen kişiliklerden Cara Delevingne kitap yazmış, iyi de etmiş. Mirror Mirror isimli gençlik kitabının Türkçesi yakın zamanda da Yabancı Yayınları tarafından Ayna Ayna ismiyle, en azından bendeki İngilizce kopyasının aynı kapağıyla yayınlandı. Hep söylüyorum, farklı sesleri görmek beni her zaman çok mutlu ediyor ve özellikle Ayna Ayna gibi kitaplar daha genç okurlara ulaşabileceği için daha da mutlu oluyorum. John Green’i seven çok geniş bir genç okur kitlesi var ve eminim Cara Delevingne’i hiçbir yerden olmasa Green’in aynı isimli kitabından uyarlanan Kağıttan Kentler filminden hatırlayacak ve “bu kız n’apmış acaba?” diye merak edeceklerdir. Ben öyle umuyorum en azından. Umut da müzik gibi ruhun gıdası, değil mi?

Cara Delevingne kitap yazmış; keşke yazmasaymış demeyeceğim bu sefer!

Ayna Ayna’yı okurken aklım sürekli Kağıttan Kentler’e gitti geldi de bu arada, biliyor musunuz? Cara Delevingne kitap yazarken filminde rol aldığı bu kitaptan da epey etkilenmiş bence çünkü konu açısından da atmosfer açısından da çok fazla benzer yanları var. GoodReads’de kitaba iki yıldız verdiğimi görenler “hayret; keşke yazmasaymış dememişsin!” diyebilir. Evet, demiyorum. Öncelikle bütün hikayeler birbirinden yapılıyor ve özellikle kendinize yakın olanlarını bulmaya çalışırken birbirine çok benzeyen hikayelerle karşılaşmanız kaçınılmaz oluyor. Ayna Ayna’dan çok fazla etkilenmememin nedenlerinden birinin bu olduğunu düşünüyorum. Bana Kağıttan Kentler’e ek olarak 13 Reasons Why ve Kayıp Kız’ı da hatırlattı mesela. Bu hatırlattıkları da sevdiğim hikâyeler değiller açıkçası. Diğer yandan, özellikle kitabın belli bölümlerindeki geçişler, vs.’lerde yazarın ilk kitabı olduğu çok hissediliyor.

yazar cara delevingne ayna ayna
Fotoğraf kaynak: usatoday.com

Ama işte Cara Delevingne kitap yazmasaymış keşke de diyemiyorum çünkü özellikle genç yetişkin grubunun seveceği pek çok unsur var kitabın içinde. Müzik var, arkadaşlık var, dijital mesajlaşma var, sosyal medyada resim paylaşma var. İşin bu tür eğlenceli taraflarına ek olarak kendini bulmaya çalışma, hayat fazla gelmeye başlayınca saran kaçma dürtüsü, sorunlu ebeveynlerle yaşamak zorunda kalma, alkoliklik, uyuşturucu bağımlılığı ve hatta seks işçiliği gibi konuları da ele alıyor kitap.

Delevingne’in vermeye çalıştığı hisleri hissettim gibi. Ama kendisinin standart bir hayat sürmediği de çok belli; özellikle okul hayatını anlattığı kısımlarda sanki kendi deneyimlerinden değil, Amerikan dizilerinden gördüklerinden etkilendiği bir dünya çizmiş gibi. Bu da yine bazı yerler çok gerçekçi hissettirirken bazı yerlerin çok acemice, sahte geçildiği hissini yaratıyor okurken. Konu ilginizi çektiyse bir deneyebilirsiniz derim; ilk başlarda biraz fazla yavaş ilerlese de en azından kolay okunabilen bir kitap.

cara delevingne kitap kapak ayna ayna

Tanıtım Yazısı:

Dost

Âşik

Kurban

Haİn

Aynaya baktığında sen ne görüyorsun?

Ayna Ayna müzik grubunun on altı yaşındaki üyeleri Red, Rose, Leo ve Naomi, hem hayattan ne istediklerini keşfetmeye çalışıyor hem de gelecekte onları şimdikinden çok daha güzel şeylerin beklediğini umuyorlardı.

Tabii bu, Naomi’nin başına gelenlerden önceydi. Herkes onun intihar ettiğinden eminken arkadaşları buna inanmıyordu. Naomi komada, Rose eğlence âleminde, Leo ise kendi karanlığında kaybolmuştu. En başında işaretleri kaçırdığı için kendini bir türlü affedemeyen Red ise sadece gerçeğin peşindeydi.

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.