film müzik muhabbeti

Chappie ve Die Antwoord

Chappie, Amerika’ya gittiğimde oradaki arkadaşlarımdan birinin şiddetle tavsiye ettiği bir filmdi. “Dünyanın en iyi filmi demem ama izleyince anlayacaksın” demişti. Öyle de oldu gerçekten… Ben bayağı sevdim ama bu yazıyı yazmadan önce şöyle bir Google taraması yaptım ve gördüm ki çoğu eleştirmen yerden yere vurmuş filmi. Haklı oldukları yerler var, inkar edemem. Ancak çok abarttıklarını düşünüyorum açıkçası…

chappieChappie‘yi, District 9 ile çoğu filmseverin kalbini fethetmiş olan Güney Afrikalı Neill Blomkamp yazıp yönetmiş. Olayımız da şu: Tetra Vaal diye bir şirketin ürettiği süpermenvari robotlar Yohanesburg’da polis olarak görev yapıyorlar ve bu görevi çok da iyi yapıyorlar. Herhangi bir olay olduğunda (ki karşılarındakiler de silahlı serseriler oluyor) hemen orada bitip çat çat indiriyorlar adamları aşağı. Hatta işlerini o kadar ama o kadar iyi yapıyorlar ki Tetra Vaal başka ülkelerden bile sipariş almaya başlıyor. Halbuki bu robotları tasarlayan Deon abinin başka hedefleri var: topluma daha büyük, daha anlamlı bir katkıda bulunmak.

Bu sırada bir uyuşturucu satıcısına büyük borcu olan Ninja, Yo-Landi ve Amerika üçlüsü Deon’u kaçırıyorlar. Mantık da şu: “bunlar robot olduğuna göre mutlaka hepsini kapatan bir düğme olması lazım.” Robotların ortadan kalkması lazım ki rahat rahat soygun yapıp uyuşturucu satıcısına borçlarını ödesinler. Deon, bunu yapamayacağını söylüyor tabii ki. Bu sırada çılgın üçlü Deon’un yanında bir robot olduğunu keşfediyor ve onu kendi emelleri doğrultusunda kullanabilmeleri için programlamasını istiyorlar. Deon, robota üzerinde çalıştığı yapay zekâ programlamasını yüklüyor ve karşımıza kim çıkıyor? Tabii ki Chappie.

chappieChappie, ilk canlandığında adeta bir bebek. Tabii robot olmanın avantajıyla bebeklerden daha hızlı öğreniyor ve hayata alışıyor. Birlikte zaman geçirdiği insanlar da ağırlıklı olarak Yo-Landi, Ninja ve Amerika olduğu için alışkanlıkları onlarınkine benzer bir şekilde şekilleniyor. Yo-Landi’yi annesi, Ninja’yı ise babası olarak benimsiyor Chappie ve gerçekten seviyor bu tipleri. “Kulağıma çok mıymıy geldi; neden sevdin ki bu filmi?” diyecek olursanız…

Film, pek çok başka filminde farklı şekillerde ve başarıyla ortaya koyduğu gibi insanlığın ne kadar rezil bir ırk olduğunu ortaya koyuyor. Mesela, anne-babaların çocuklarına söz geçirmeye çalıştığı gibi Deon’un Chappie‘ye söz geçirmeye çalıştığı yerler var. Gerekçesi de “seni ben yarattım” oluyor her seferinde. Alın size dünyevi bir soru: bir şeyi yarattınız diye onun sahibi siz mi oluyorsunuz? Hele ki bu hareket eden, düşünen, hisseden bir şeyse böyle bir hakkınız var mı, olmalı mı? İşte böyle soruları sorduğu için çok sevdim Chappie‘yi.

uQ3i0KuBir de filmlerin soundtrack’lerine çok takan biri olarak Die Antwoord diye Güney Afrikalı bir rap-rave ikilisini keşfetmemi de sağladı. Bilen biliyormuş bu çılgınları zaten ama ben yeni keşfettim ve çok sevdim. Hatta sardım; filmi izlediğimden beri başka bir şey dinleyemedim pek. Bu da filmi izlemenin şahane bir artısı oldu.

Buyrun, fragmanı buradan izleyip Chappie‘ye bir şans verip vermeyeceğinize kendiniz karar verin.

[embed]https://youtu.be/lyy7y0QOK-0[/embed]

]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply