Menu
Kitap Yorumu

Davetli Listesi : Yaz kitabı arayanlar kaçırmasın!

davetli listesi kitap yorumu zimlicious kitap blogu

Şimdiye kadar kitap kulübümle okuduğumuz kitapların hiçbirini yorumlamamışım: SKANDAL! Bu yıl kendi normalime göre daha hızlı okuduğum ama yazmaya yetişemediğim için işler biraz karıştı, toparlanmaya çalışıyorum valla ben de herkes gibi. Hem “geç olsun, güç olmasın” demişler. Hem de “başladın mı gerisi gelir” demişler. Bakalım neler olacak! Şahane kadınlardan oluşan kitap kulübümde her ay başka bir kadının seçimini okuyoruz. Temmuz ayı kitabımız da Lucy Foley’nin kaleme aldığı Davetli Listesi idi. Sona kalmasın, amanın belki yetişemem diye endişelenerek ay başında okudum ama bilseydim tatile bırakırdım çünkü tam şıp diye okunan, heyecanı da olan bir deniz kenarı kitabıymış!

Bir gün kendi adasını alma hayalleri kuran biri olarak bir adada geçen hikâyelere zaafım var sanırım. Hele ki İrlanda yakınlarında bir adada geçtiğini görünce Davetli Listesi de baştan bir heyecanlandırdı beni. Biraz polisiye, biraz psikolojik gerilimimsi, insanların içini gördükçe şaşırdığınız bir kitap bu. Tüm bu saydığım şeylerde yüzde yüz tatmin ediyor mu? Hayır. Ama gerçekten rahat ve hafif heyecanlı, ada ortamı sayesinde atmosferi çok etkili bir kitap arıyorsanız bu yaz bu kitabı okuyun derim.

Davetli listesi içinde manyaklar olmadığına emin misiniz?

davetli listesi lucy foley el yazısı alıntılar zimlicious kitap blogu
Günlüğüme aktardığım alıntılardan bir kesit… Daha fazlası için Instagram hesabıma beklerim.

Bu tür hikayelerden bekleyeceğiniz şekilde Davetli Listesi hikayesinde bol bol dram var. Bir çiftin düğünü için adada toplanmışlar, ortak amaç düğüne katılmak ama hepsinin de ayrı derdi var kardeşim! “Bugün önemli etkinliğimiz var, dertleri bir kenara bırakalım” olmuyor tabii ki; ille de takıyorlar ve kurcalıyorlar. Hele ki bir adaya tıkılmış insan topluluğunun dertlerinin kesişen noktaları da olunca işlerin karışmaması imkansız tabii ki. Farklı karakterlerin bakış açılarından anlatılması da anlatıma bok renk katabilirdi ama ne yazık ki bu tarafta da hepsinin sesi birbirine aşırı benzediği için pek bir etkisini göremedim ben. Çoğu karakteri tokatlayasım gelmesine rağmen kendime yakın bulduğum hisleri ve tespitleri de vardı tabii. Mesela:

Eğer ne istediğimi bilmeseydim ve istediğim şeye ulaşmak için çabalamasaydım, hiçbir yere varamazdım. İstediğimi elde etmeyi öğrenmek zorundaydım.

Sayfa 96

El kalbimden vuranı da aşağıdaki oldu çünkü bu endişeyi ben de paylaşıyorum:

Beni en çok endişelendiren şey sevdiklerimden birine bir şey olacağını düşünmek.

sayfa 149

Dizileştirilmesine, filmleştirilmesine dair bir proje var mı diye bakmaya üşendim ama Davetli Listesi bana biraz Netflix’in ‘slow burn’ kategorisindeki dizilerini hatırlattı. Onlardan izlediklerimi de mesela “oooooo” diyerek, aşırı yükselerek izlemedim ama bir şekilde akıyorlar ve “lanet olsun ben neden izledim ki bunu” moduna da sokmuyorlar çoğu zaman.

Hepimiz 3 yıldız vermişiz

Kitap kulübümde yedi kişiyiz ve yanlış hatırlamıyorsam hepimiz kitaba 3 yıldız verdik (yanlışsam düzeltin, kızlar!). Karakterlerin seslerinin birbirine benzediği konusunda da hemfikir olduk. Şip şak okunacak yaz kitabı olduğuna da katılıyoruz. Atmosferi kızlar da beğenmiş ama hepimiz adanın etkisinin bunda büyük olduğunu düşünüyoruz. Davetli Listesi kitabının aslında bir Yunan adasında geçmesini planlıyormuş Foley bu arada. Hatta birine gittiğinde ayrıntılı fotoğraflar, videolar, vs. çekmiş referans için. İşe yaramışlar demek ki çünkü dediğim gibi o ada atmosferini gerçekten çok iyi yansıtmış bence. Bunlar dışında karakterlerin ne kadar kıl olduğunu, İngiltere’deki özel okulların ne tuhaf yerler olduğunu konuştuk. “Agatha Christie havası yaratmaya çalışmış” diyenler oldu ve yine kızların dediğine göre Foley Agatha’ya özenmiş de hakikaten ve onun gibi yazmaya çalışmış. Biz tam olmamış diye düşünüyoruz ama siz de bir bakın bakalım!

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.