Menu
Film/TV / Kitap Yorumu / Kitaptan Filme

Dünyanın Sonundaki Ev: Kitap & Film

dünyanın sonundaki ev michael cunningham yorum zimlicious kitap blogu

Dünyanın Sonundaki Ev kitabını bitirir bitirmez yazmıştım bu yorumu – 2014’te, canlabirsene blogunda. Michael Cunningham’in 6 Kasım’daki doğum günü münasebetiyle tekrar gündeme getirmem iyi olur diye düşündüm:

Kitabı bitirir bitirmez yazıyorum bu yazıyı. Ağlayacak gibiyim aslında ama yaş gelmiyor gözümden. Şimdiye kadar tanıdığım insanları, hoşça kal diyemeden bir daha göremediklerimi, hoşça kal deyip de yıllar sonra tekrar bir araya geldiklerimi… Oturup yazsam kimi nasıl tasvir edeceğimi düşünüyorum. Ne kadar ağladığımızı ne kadar da güldüğümüzü birlikte… Hatta bazen, hem de hala, sessizlik içerisinde oturup huzur bulabildiğimizi… Sevip de söyleyememelerimizi… Nefret edip de başımızdan atamadıklarımızı… Önce yargılayıp, sonradan olmazsa olmazlarımızdan olanları…

Dünyanın Sonundaki Ev ve tüm o hisler!

Dünyanın Sonundaki Ev kitabında bütün bunlar var işte. Cunningham, bu kitabı Saatler‘den 8 yıl önce yazmış. Bence Saatler‘in temellerini atan kitap da bu olmuş; havası, dili, hisleri o kadar benziyor ki… Dünyanın Sonundaki Ev çocukluk arkadaşları olan Bobby ve Jonathan’ın birlikte geçirdikleri zamanlara, ikisinin de belli bir şeylerden ve biraz da birbirlerinden kaçıp sonra New York’ta tekrar bir araya gelmelerine tanık ediyor okuru. Acılarını, hayal kırıklıklarını, sevinçlerini, hepsini onlarla birlikte hissediyoruz. Cunningham hikâyeyi farklı farklı karakterlerin ağzından anlatıyor; hepsini teker teker tanırken, bir yandan da diğerlerinin gözünden nasıl göründüklerine de şahit oluyoruz.

GoodReads’de bu kitaba yorum yazanlardan biri, “okurken satırların altını çiziyorsanız yeni kalemler alın; hatta bir kutu yeni kalem alın” yazmış. Nasıl da doğru yazmış! Ben de alt çizerim okurken; konumum alt çizmeye müsait değilse de sonradan dönmek için kıvırırım sayfaları. CAN’la bu projeyi yapmaya başladığımızdan beri de kitabı okurken kafamda çalmaya başlayan şarkı olursa onları not almayı adet edindim. Not aldığım defterdekiler ve altını çizdiğim yerler dışında kitabın durumu şu anda resimde gördüğünüz gibi. Bu da Cunningham’in kelimeleri ne kadar ustaca kullandığını açıkça gösteriyor diye düşünüyorum.

dünyanın sonundali ev zimlicious kitap blogu notlar

Bu kısım biraz SPOILER! olacak ama değinmeden edemedim: hayatım boyunca yazıyla, yazmakla ilgili aldığım tüm derslerde “show, don’t tell” diye diye kafamıza kafamıza vurdular. “Gösterin, anlatmayın” diyorlar yani. Yazarları, biraz da bunu yapabilme becerilerine göre ölçüyorum açıkçası. Beğenmediklerim, “soğuk dudak” yerine her seferinde “mermer dudak” diyor mesela. Cunningham ise Bobby’nin ağabeyinin ölümünün ardından nasıl bir ruh halinde olduğunu bir ceketle gösteriyor bize. “Ağabeyinin ceketini hiç üstünden çıkarmıyordu” demiyor, onu tasvir ederken hep bu ceketi gösteriyor bize: “Saçları cereyana tutulmuş bir kuş yuvasıydı. Ayağında çizme, sırtında solmuş kobalt mavisi iplikle işlenmiş bir insan gözü bulunan, deri bir ceket.” SPOILER’IN SONU.

Filmini de izleyin lütfen!

Dünyanın Sonundaki Ev filmini izlemeye başlamadan önce sadece Colin Farrell‘ın başrolde olduğunu biliyordum film hakkında. E kitabı da okuduğum için haliyle kendisinin Bobby Morrow’u oynadığını tahmin etmek zor değildi. İzlemeye başladıktan sonra ise şoktan şoka koşmaya başladım: “nasıl bu kadar iyi, sevilen aktörleri bir araya toplamışlar!” diye aklım uçtu valla. Genç Jonathan’ı Harris Allan tatlışı oynamış mesela. Büyüyünce ise tatlış Dallas Roberts oluyor. Jonathan’ın annesi Alice Sissy Spacek ve New York’taki ev arkadaşı, sonrasında Bobby’nin de, Jonathan’ın da hayatında önemli yere sahip olacak Clare ise Robin Wright olarak çıkıyor karşımıza. Çok iyi değil mi?

Bu filmin IMDB‘de 6,8 puancık almış olmasına da inanamadım açıkçası. İlk başta epey tırstım filmler kitapları kadar iyi olamadığı için. Hatta kitapta çok etkilendiğim ceket simgesini göremeyince de daha filmin en başında “al işte” diye bıdı bıdı ettim kendi kendime. Ama sonra bu yorumlarımı yuttum teker teker çünkü senaryoyu Michael Cunningham‘ciğim kendisi yazmış ve bu oldukça belli oluyor. E ne duruyorsunuz? Hadi bulun şu filmi de izleyin!

Dünyanın Sonundaki Ev, Ölmeden Okunacak 1001 Kitap listesinde de yer alıyor; demedi demeyin!

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.