Menu
Genel

E-kitap / "gerçek" kitap savaşları

Resmi buradan arakladım.

Radikal Gazetesi, 03 Ağustos’ta BuzzFeed‘den alıntı yaparak “Gerçek kitabı e-kitaptan daha iyi yapan 10 şey” isimli bir yazı yayınlamış. Bu konuda ileri geri konuşanlar furyasına katılmak istememiştim şimdiye kadar ama benim de söyleyecek iki çift lafım var…
Öncelikle, e-kitap da “gerçek” kitaptır. Sahte ya da yalandan kitap değildir. Onu da elinize alabiliyorsunuz, sayfalarını çevirebiliyorsunuz, okuyabiliyorsunuz. Bu “gerçek kitap” tabiri nereden çıktı, kim çıkardı, cidden merak ediyorum. Onun yerine “baskı kitap” gibi bir şey söylemek daha doğru olmaz mı? 
Şimdi gelelim şu 10 nedene vereceğim cevaplara: (italik kısımlar Radikal metninden alıntıdır)

1) Kitapları banyoda okuyabilirsiniz.
Hiç küvetin içinde Kindle ya da Tub okumaya çalıştınız mı? Aslında okumasanız daha iyi zaten. Eğer elinizdekini düşürecek olursanız, sonsuza kadar kaybedersiniz. Peki, kitabınızı yanlışlıkla suyun içine düşürdüğünüzde? Hemen kurutun ve geçsin! Yeni gibi olur. Korkulacak bir şey yok, edebiyatseverler.

Baskı kitapları küvette okurken ne kadar dikkat etmeniz gerekiyorsa, e-kitap okuyucular da o kadar dikkat gerektiriyor. Yanlışlıkla suyun içine düşürdüğünüz kitabı kurutmanın, onu okunur hale getirmenin ne kadar zor olduğunun farkında mısınız? Ben olsam gider yenisini alırım. Kindle da aynı şekilde; suya düşürsem gider yenisini alırım, hem hiç kitap kaybetmemiş olurum.

2) Kitabınızı uçakta kapatmaya gerek yok!
Uçaklarda pilotun cihazlarımızı kapatmamızı istediği o an, hepimiz biraz ürkmez miyiz? Tabii ki, e-kitabınızı sadece birkaç dakikalığına kapatacaksınız ama ya kitabın en heyecanlı yeriyse? Unutmayın, kitaplarınızı asla kapatmak zorunda değilsiniz. Okumaya devam!

Buna bir diyeceğim yok da “airplane mode” diye bir şey var. Ayrıca bavulumu koydum, yerimi buldum, oturdum, yanımdaki geçti oturdu derken yine bir süre kapatacaksınız kitabınızı, kaçarı yok!

3) Güneşte okuyabilirsiniz.
Günübirlik deniz kıyısına mı gidiyorsunuz? Tropikal bir yerde tatil planınız mı var, ya da havuzda mı yüzeceksiniz? Elbette kitabınız da sizinle gelebilir! E-kitap okuyanların çoğu direkt gün ışığı altında okuyamaz. Ekran siyaha döner ve siz bir anda okuyamadığınız bir kitapla kalırsınız. Fakat eski tarz kitaplarınız sizi asla yarı yolda bırakmaz.

Kindle gayet okunuyor direkt güneşin altında… Ki zaten güneşte kavrulmayın, gidin gölgede okuyun!

4) Kitapları kütüphanenize koyabilirsiniz.
Merhaba kitap rafları! Raflarınızı bir sürü e-kitaplarla doldurabilirsiniz ama ne kadar güzel görünebilirler ki? Yeni kitabınıza kütüphanenizde yer aramak kadar güzel bir şey olabilir mi?

E bu doğru tabii ama kütüphanemde sadece sevdiğim kitapların olmasını tercih ederim. Pek sevmediklerim, tekrar okumayacaklarımın e-kitap olarak kalması büyük yer tasarrufu sağlıyor.

5) Eski kitaplar harikadır.
Bir e-kitabın asla ilk basımı olmayacak. Bu kadar basit. Klasik bir kitabın ilk basımını bulup koleksiyonunuza eklemek ise gerçekten inanılmaz. Kapağı biraz yıpranmış olabilir ama bu onu daha da mükemmel yapacaktır zaten. Elinizde bir klasiği tutmak harika bir duygu.

Bu kısım doğru. Özellikle şans eseri bulduğum, eski basım Mark Twain kitaplarımın ve annemin gençliğinde okuduğu, sonrasında bana aktardığı kitapların yeri apayrı.

6) E-kitabınızı imzalatamazsınız.
Kindle’ınızı imzalatmak isteseniz de bunu başaramazsınız. Yazarların imzaladığı kitaplarınız ise hem daha kişisel hem de çok özel hediyelerdir. Yazarlar yazdıkları kitapları imzalamaktan memnundurlar fakat fiziksel olarak bir e-kitabı imzalayamazlar…

Eğer imza gününe gidiyorsanız, yazarın baskı kitapları zaten satışta olacaktır. He yok, yazarı başka yerde yakalarsanız, benim yaptığımı yapın: Tuna Kiremitçi’yle karşılaştığımda, yanımda kitabı yoktu. Günlüğümün bir sayfasını imzaladı. Siz imza istedikten sonra, peçeteyi bile imzalarlar, merak etmeyin.

7) Kütüphaneler ve kitapçılar!
Eğer bir kitap kurduysanız, kitapçıların ve kütüphanelerin önemini bilirsiniz. O ortamdaki kitapların ve bilginin kokusu anlatılamayacak kadar değerlidir. Bu büyüleyici yerler matbu kitaplarsız tüm çekiciliğini kaybederdi.

Philadelphia’da yaşarken kütüphaneden çıkmazdım ama İstanbul’da böyle bir şansım yok. O nedenle bu kısım beni ilgilendirmiyor açıkçası. 

8) Kalın bir kitabın kapağını kapatmak çok daha teşvik edici.
Bir kitabı bitirmek her zaman tatmin edicidir ama bin sayfalık bir kitabın arka kapağını kapatmak, şüphesiz ki parmağınızı ekranda kaydırıp kitabın sonuna geldiğinizi fark etmekten çok daha iyi hissettirir.

Ya allah aşkına, böyle küçük hesapların peşinde miyiz? Kitap kurdu dediğin her türlü okur, zevk alır, teşvik olur.

9) Dövmelerinize ilham kaynağı olurlar!
En son ne zaman kolunda Nook dövmeli birini gördünüz? Kesinlikle! Görmediniz, görmezsiniz! Çünkü gerçek kitap dövmeleri daha havalı olur.

Bunun amacını algılayamadım açıkçası. Kitabın şeklini kastediyorlar sanırım da, onun da dövmesini yaptırmam şahsen.

10) Kitapların şarjı bitmez.
Kitabınızın sayfaları kopabilir, kapağı yıpranabilir ama siz onu okurken şarjı bitip kapanmaz. E-kitabınızın en heyecanlı yerindeyken, şarjının bitmesi kadar rahatsız edici bir şey olamaz. Basılı olanlar sizi yanıltmaz.

Kindle’ın şarjının ne kadar gittiği belli. Adam gibi şarj ederseniz, böyle bir şey söz konusu olmaz. Listeyi 10’a tamamlamak için amma uğraşmışlar!

Diyeceğim şudur: Basılı kitapların yerini tutamazlar tabii ama e-kitaplar büyük bir lüks. “Bu kitabı okumak istiyorum!” diyorsunuz ve hooooooooooop elinizde oluyor. Bundan daha iyi ne olabilir? Ayrıca, e-kitaplar basılı kitapları öldürmedi, öldüremeyecek. E o zaman? Bırakın nefret etmeyi de keyfini çıkarmaya bakın bence…
]]>

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.