Menu
Kitap Kurdu Muhabbetleri

Edebiyatta ırkçılık

Mary EngelbreitIrkçılık, hatta farklı şekillere bürünen ayrımcılık, dünyamızın acı bir gerçeği. 30 yıldır çizim yapan, çocuk kitaplarıyla meşhur illüstratör Mary Engelbreit, yaklaşık bir yıl önce polis tarafından öldürülen Michael Brown‘u anmak için yaptığı çizimlerle pek çok insanı kızdırmış. Neden mi? Irkçılığın kötü bir şey olduğu mesajını verdiği için. BuzzFeed‘in paylaştığı bazı yorumları okudum da gerçekten aklım almıyor bazı insanların neyi, nasıl düşündüklerini. Kimisi Engelbreit‘ı ulusu bölmeye çalışmakla suçlamış mesela; herkesin eşit olduğu, yaşamaya hakkı olduğu mesajı verilerek nasıl bölünüyorsa artık… Kimisi de daha ezik ve çaresiz olduğunu düşündüğüm, “ırkçı değilim demen ırkçı olmadığın anlamına gelmez” gibi mesajlarla saldırmış kadına!

11258228_993420804024544_8233591242752186919_nÇok sevdiğim Angelina Jolie‘nin bir röportajında kızı Zahara’dan bahsettiğini hatırlıyorum. Ona masal kitapları okurken, birlikte çocuk filmleri izlerken kendini ne kadar çaresiz hissettiğini anlatıyordu. Bunun nedeni olarak da kitaplarda ve filmlerde zenci kahramanların, özellikle zenci prenseslerin olmamasını gösteriyordu. Her çocuk okuyarak, izleyerek büyüdüğü kurgu karakterlere illa ki özenir. N’apsın şimdi kızcağız, “ben beyaz değilim” diye kendini yerden yere mi vursun? Prenses olamayacağına inanarak mı büyüsün? Sonrasında Disney, Prenses ve Kurbağa‘yı çıkarttı allahtan da şimdiden sonraki çocuklar için bir prenses hayali oldu en azından.

Bu arada, Harper Lee’nin ölümsüz klasiği Bülbülü Öldürmek‘i yıllar sonra yeniden okudum; Go Set a Watchman‘ı okumadan önce kafamda iyice tazelensin istedim. Halen onun etkisi geçmediği için midir bilmem ama ırkçılığın aslında edebiyatta ne kadar sık işlenen bir konu olduğunu düşünürken buldum kendimi. Ki bu her zaman zenci-beyaz sorunları olarak da çıkmıyor karşımıza; zengin-fakir eşitsizliği, Romeo ve Jüliet’i intihara götüren ‘sen o ailedensin; ben bu’ eşitsizliği ve şu anda aklıma gelmeyen pek çok türde çıkıyor karşımıza.

Peki, bazı yazarlar eşitliği savunduğu için göklere yükseltilirken, Engelbreit neden böyle yorumlara maruz kalıyor? Bülbülü Öldürmek‘teki Atticus, zenci bir adamı savunmayı, onun masum olduğunu kanıtlamayı tercih ettiği için herkesin gönlünde taht kurarken, Engelbreit‘ın insanların ten rengi yüzünden korku içerisinde yaşamaması gerektiğini savunması neden kötü oluyor? Cidden anlamıyorum. Anlayan varsa anlatsın.

 ]]>

5 Comments

  • Kitaplık Kedisi
    14 Ağustos 2015 at 13:32

    Çok güzel yazı olmuş, ellerine sağlık!

    Reply
    • Simay Yildiz
      14 Ağustos 2015 at 13:53

      Teşekkür! Gece, yatakta BuzzFeed’i kurcalarken gördüm, dayanamadım kalktım yazdım valla. Dellendim kızım!

      Reply
  • Aykut Kısa
    15 Ağustos 2015 at 14:53

    Çok güzel yazı!
    Başlığı görünce aklıma direk Scout ve Atticus’lu Bülbülü Öldürmek geldi. Sen de değinmişsin ona zaten. Irkçılık ne türde olursa olsun kötü. Hele ki düşüncelere yapılanı daha da kötü!

    Reply
    • Simay Yildiz
      16 Ağustos 2015 at 13:03

      Aynen öyle! Eşitliği savunuyor diye kadına demediklerini bırakmamışlar resmen.

      Reply

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.