Menu
Film/TV

Erkekler, Kadınlar & Çocuklar– ve tabii ki internet!

menwomenchildrenposterimagefull1569_0Erkekler, Kadınlar & Çocuklar‘ı izlemeden önce sağda solda bir kaç tane yorum okumuştum hakkında. Hepsi yardırmıştı, “bugün toplum olarak nerede olduğumuzu göstermeye çalışmışlar ama karakterler o kadar sevimsiz ve sıkıcı ki olmamış” diye. Evet, karakterlerin çoğu sevilebilir değil. Çoğu, enteresan tipler de değil. Ancak bu benim filmi sevmeme değil, sevme nedenim oldu. “Sevgi” de yanlış bir kelime aslında ama düşündüren, yer yer de çok ama çok rahatsız eden bir filmi Erkekler, Kadınlar & ÇocuklarOkuduğum yorumların kaçırdığını düşündüğüm bir nokta var mesela: filmin ana karakterleri teknoloji ve Internet. İnsanlar, onların piyonları. jason_reitman_67785

Pek çok klişe konuyu bence başarılı bir şekilde işleyen filmde evliliklerinden sıkılmış, aradıklarını internette bulmaya çalışan bir çift, gerçeklerin acısından kaçmak için kendini video oyunlarına vermiş bir genç çocuk, yanlış olduğunu bile bile kızının müstehcen fotoğrafları için bir websitesi oluşturmuş bir anne (!), annesi internetteki her adımını izleyen bir kız… Yazılan mesajlar, silinen mesajlar, özel olması gerekirken özellikle görmemesi gereken kişilerin gördüğü mesajlar, cevaplanmamış mesajlar… Tanıdık geliyor, değil mi?

article-2729296-20A3D58A00000578-374_634x457Filmin bana düşündürdükleri, hatırlattıkları, doğruluğunu teyit etmemi sağladıklarını toparlayacak olursam şöyle maddeler çıkıyor ortaya:

  • İnternet, inanılmaz bir bilgi kaynağı olduğu gibi aynı zamanda da çok tehlikeli olan bir araç. Tehlikeleri yüzünden de websitelerini, sosyal medya platformlarının kurucularını suçlamak çok saçma; bu, şeker hastalığının sorumluluğunu Willy Wonka’ya yıkmak gibi bir şey. Nasıl çocuklara küçüklüğünden itibaren çatal-bıçak tutmak, makasla bir şeyler kesmek, vs. öğretilen şeyler ise internet ve sosyal medya hakkında da aynı şekilde eğitilmeleri gerekiyor, şart hatta.
  • Çoğumuz benzer şeyler arıyoruz. Kucağımızda bilgisayar varken güvenli, umutluyuz ancak o elimizden alındığı anda yine umutsuzluğa kapılıyoruz. Siber dünyaya dalmışken, oralarda aranırken yanıbaşımızdakini görmeyebiliyoruz.
  • Aynı kitaplara dalar gibi sanal dünyayı da gerçeklerken kaçmak için kullanıyoruz. Bir süreliğine bile olsa bir başkası olabiliyor veya yalnızca basitçe kafa dağıtabiliyoruz.
  • Özellikle çocuklar ve ergenlerin artık pek çok şeyi yaşamadan önce konu hakkında araştırma yapma fırsatı var. Tabii arama yaptıklarında sonuçlar her zaman güvenilir yerlerden çıkmayabiliyor. Bu nedenle 15 yaşında bir çocuğun okulun en güzel kızı yanındayken heyecanlanacağına porno izlerken kendinden geçmesi normal. Burada yine eğitim ve ilgili ailelerin devreye girmesi gerektiğini düşünüyorum.
  • Tabii ilgili aile derken de filmde Jennifer Garner‘ın canlandırdığı, çocuğunun her adımını takip eden ebeveynlerden de bahsetmiyorum. Evet, her aile (ya da çoğunluğu mu deseydim?) çocuklarını kötü şeylerden korumak ister ancak hepimiz biliyoruz ki hayatta doğal geçişler var. Bazı şeyleri anlamak için bazı şeyleri yaşamamız gerekiyor. Ailelerin ‘korumak’ ve ‘engellemek’ arasındaki dengeyi kurabilmeleri gerek.
  • Sırf kendi olamadı diye kızını Hollywood yıldızı yapmaya çalışan anne karakteri sinirimi en çok bozan karakter oldu. O yaştaki kızların o tarz resimlerinin sadece internet değil, herhangi bir yerde yayınlanması ve hele bir de bunun üzerinden birilerinin para kazanması yanlış ve her zaman  yanlış olacak. Hele hele bunu bir anne kendi kızına nasıl yapar hiç ama hiç anlamadım. Umarım hiçbirimiz bir gün gözümüzün bu kadar dönebileceği bir durumda bulmayız kendimizi.
  • Bu konuyla alakasız ama Ansel Ergort tam bir minnoş.
Buyrun, filmin tanıtımını buradan izleyin: [embed]https://www.youtube.com/watch?v=K5aKdBxlmIc[/embed]

 ]]>

2 Comments

  • Eliza Bennet
    9 Eylül 2015 at 15:13

    Bende aynen sizin gibi düşündüm bu filmi izleyince. Nedense pek sevilmedi, hatta çok yerildi ama ben baya düşünmüştüm üzerinde izlediğimde ve çıkarımlarımız çok benzer. Hele kızının sitesini düzenleyen anne beni baya baya dehşete düşürmüştü. Ama en azından hatasını anladı ve yaptığının sorumluluğunu üstlendi. Bu da bir şeydir.

    Ashley Madison sitesinin hacklenmesi tüm bunların üzerine ayrıca bir düşündürmüştü beni.

    Reply
    • Simay Yildiz
      9 Eylül 2015 at 22:58

      Bazı siteleri sadece görüntülemek için bile her gün bilmediğimiz yerlere kişisel bilgiler bırakıyoruz. Güvenlikten de emin olmak imkansız. Bazen gerçekten dipsiz, tehlikeli bir kuyu olabiliyor internet. O yüzden de bence özellikle çocuklar ve gençler söz konusu olduğunda onlara neyin ne olduğu, dikkat etmeleri gereken noktalar anlatılması. Gördüğüm çoğu ebeveyn çocuklarının eline veriyor tabletleri ama onunla ne yapıyor, ne ediyorlar haberleri yok. Filmdeki, kızının her online hareketini takip eden anne kadar da abartmamak lazım tabii ama illa ki bir orta noktası bulunur.

      Reply

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.