Menu
Genel

Etgar Keret yeniden İstanbul'daydı!

En son geldiğinde kaçırmış, gidememiştim. Bu sefer tarih ve saati görür görmez işten izin alıp koştum valla. Bu güzel etkinlik için Siren Yayınları‘na ve Rob‘a çok teşekkürler!
Şimdi de sevimli imzasına bakalım…
Çok tatlı değil mi? Üşenmesi, herkese duruma göre bir şeyler çizdi valla. Kardeşimin kitabını imzalayacakken etkinliğe gelemediğini, o yüzden çok üzüldüğünü söyleyince ona da böyle sevimli bir tip çizip “neden burada değilsin?” yazdı. 
Ben heyecanla beklediğim yeni kitap Yedi Güzel Yıl‘ı imzalattım. Sabah da motorda okumaya başladım. Keyfime diyecek yok yani! (Tahtaya vurunuz)
“Sayfaları çevirip duruyorsak, Keretin sesini duymaya devam etmek istediğimizdendir.” -San Francisco Chronicle-
Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförünün mucidinden, gündelik yaşamın göbeğinden kopma, deli dolu ve neredeyse gerçek öyküler. Çağdaş edebiyatın ele avuca sığmayan dâhi çocuğu Etgar Keret, bu kez kendi hayatının son yedi yılına kesikler atıyor ve anlattıkları, öykülerindeki kurmaca karakterlerin başlarına gelenleri pek aratmıyor. Yedi Güzel Yıl, savaşla sınanan bir dünyada sonlar ile başlangıçların iç içe olduğu, yaşam da denen komik trajedinin tüm tezatlarını bir bir ortaya koyuyor ve ironi, en tehlikeli durumlardan sağ çıkmayı her zaman mümkün kılıyor. 
Etgar Keret, Yedi Güzel Yılda yine yapacağını yapıyor ve kaybedenlerin sefaleti ile asaletini benzersiz bir mizah duygusu ile pırıl pırıl parlatıyor; çocuklar kahkahalar eşliğinde füze parçaları topluyor, düşler kâbuslara karışıyor ve müdanasız hayatın darbeleriyle cilveleri, durmaksızın köşe kapmaca oynuyor.
Yedi Güzel Yıl, hepsi bir yana, Etgar Keretin bir yazar, bir eş, bir baba ve bir oğul olarak yaşamının öyküsünü, tüm güzellikleri ve dehşetiyle okurunun kalbine kazıyor. 
“Keret, müthiş bir yazar. Yeni kuşağın sesi.” -Salman Rushdie-(Tanıtım Bülteninden)
]]>

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.