Menu
Kitap Yorumu

Güney Kitap Kulübü’nün Vampir Avlama Rehberi

Güney Kitap Kulübü’nün Vampir Avlama Rehberi kitabını bitirdiğimde aklımdan ilk geçen şu oldu: “İyi ki İngilizcesine para vermemişim.” Çok büyük beklentilerim zaten yoktu ama ilk gördüğüm günden beri merak da ediyordum açıkçası çünkü “vampir” diyor bir kere. Zamanında vampirlere kanıp çok pişmanlık yaşamış olsam da denemek istedim tabii. Vardığım sonuç şudur: Benim gibi tipleri avlamak için kitaba böyle bir isim vermişler çünkü içinde vampir yok. “Vampirimsi” öğeler var, evet, ama vampir yok ve elimizdeki yaratığın/canavarın (artık ne isim verirseniz) ne olduğu da tam söylenmiyor; ona da ayrıca uyuz oldum. Neyse…

Kitap ödüllerine uzun süredir zaten güvenmiyorum ama Güney Kitap Kulübü’nün Vampir Avlama Rehberi Locus En İyi Korku Romanı Adayı olmuş. GoodReads okurları tarafından 2020’nin en iyi korku kitapları arasında gösterilmiş. Yazarın kitabın başında yer alan notunu okuduğumda en azından “ayyyy, çok gore olacak galiba” diye bir endişelendim ama o da pek olmadı. Korkmadım da. Yani.

güney kitap kulübü’nün vampir avlama rehberi kitap kapakGüney Kitap Kulübü’nün Vampir Avlama Rehberi işe yaradı mı?

Bir rehber var mı yok mu, işe yaradı mı yaramadı mı merak edenler okuyup da görsün; o kadar da spoiler vermeyeyim artık. ‘Stepford Kadınları’ olarak tanımlayabileceğim bir grup kadın ilk üye oldukları kitap kulübündeki gıcık kadından bayınca kendi kitap kulüplerini kuruyorlar ve kendi istedikleri kitapları okumaya başlıyorlar. Çoğu seri katillerle ilgili. Sonra birinin başına acayip tuhaf bir şey geldiğinde mahallede daha da tuhaf şeylerin dönmeye başladığını fark ederek bir adamın peşine düşüyorlar. Bu şekilde özetleyebilirim olayı.

Kitap en azından eğlenceli olur diye düşünmüştüm. Başlarda öyle gitti bir süre ama sonrasında “mehhhhh;” yazar konuyu 422 yerine 150-200 sayfada toplasaymış daha iyi olabilirmiş. Bunu demişken bu kadar sayfa gayet kolay ve akıcı bir biçimde okunabiliyor ama gereksiz bulduğum pek çok ayrıntı olduğundan (belki de ben amaçlarını anlamadım, o da olabilir) kafama sürekli bir şeyler takıla takıla ilerledim ben. Mesela, kitap kulübündeki kadınlardan birinin oğlu Nazi’lere takmış; sürekli onlar hakkında kitaplar okuyor, onları araştırıyor, kimi bulursa onların hakkında konuşuyor. Bu ne alaka, neden böyle bir ayrıntı düşünülmüş ve gerekli görülmüş, hiç ama hiç anlamadım.

Şunu da söyleyeyim: Güney Kitap Kulübü’nün Vampir Avlama Rehberi erkek yazarın kadın karakterleri yazdığı bir kitap. Bunun da kimin, nasıl yaptığına göre sıkıntılı bir durum olduğunu düşünüyorum. Öncelikle, kadın karakterlerin hepsi birbirinin aynısıydı sanki. Ki erkekler de öyle. Tamamen klişeleşmiş “ev kadını” kalıbını almış, karşılarına da “İkiniz de ev kadınısınız. Bütün gün başka ne yapıyorsunuz ki?” erkekler koymuş. İşin en acı yanı da bunu herhangi bir mesaj veya ders vermek veya bazı yanlışlara ışık tutmak için değil, hikayeyi uzatmak için yapmış. Uzatmış da gerçekten… İşin içine tecavüzü ve çocukları da sırf korku unsurunu artırmak amacıyla yapmış geldi ve o da hiç ama hiç hoşuma gitmedi.

Kitap listesi

Kitabın en iyi yanı içinde bol bol kitap ismi geçmesi sanırım. Herkese göre olmasalar da ilgisini çekenler olabilir diye düşünüyorum, o yüzden hepsini çıkardım size.

Güney Kitap Kulübü’nün Vampir Avlama Rehberi kitabında kitap kulübünde okudukları ve kitapla ilgili muhabbetlerde ismi geçenler şöyle:

  • Ağla Sevgili Yurdum – Alan Paton (terk ettikleri kulüpte okudukları kitap)
  • Helter Skelter: The True Story of the Manson Murders – Curt Gentry , Vincent Bugliosi
  • Madison County’nin Köprüleri: Yasak İlişki – Robert James Waller (Yakın zamanda Kitaplık Kedisi yorumlamıştı; buradan ulaşabilirsiniz yazısına.)
  • Yanımdaki Yabancı – Ann Rule
  • Sapık – Robert Bloch
  • Beyaz Tehlike – Tom Clancy
  • Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten – John Gray
  • Soğukkanlılıkla – Truman Capote

“Bu da böyle bir anımdı” diyor ve önümüzdeki maçlara bakıyorum!

Farklı kitaplar keşfetmek için buraya tıklayabilirsiniz.