Menu
Kitap Yorumu

Holly Goldberg Sloan ile Oz Büyücüsü diyarına “kısa” bir yolculuk

holly goldberg sloan kısa kitap yorumu zimlicious kitap blogu

Okuduğum iki kitabından genelleme yapacağım: Holly Goldberg Sloan insanı iyi hissettiren hikâyeler yazmakta oldukça başarılı. Yine Domingo’dan çıkan Mucizeleri Saymak kitabını okuduğumda da iyi hissetmiştim, Kısa da iyi hissettirdi gerçekten. Her iki kitabın da kalbinde bir tür “tuhaflık” olması da çok hoşuma gidiyor açıkçası çünkü gerçekten “Kime, neye göre tuhaf? Niye tuhaf?” sorularını sordurtarak başkalarının tuhaf gördüklerini sorgulatıyor ve sonunda da hep bir kabulleniş, kendin olduğu gibi kabullenmeye, sevmeye gidiş var. En sevdiğim gerçekten!

Holly Goldberg Sloan Kısa kitabında da yine herkesin seveceği bir ana karakteri, Julia Marks’ı yaratmış. Bazı yerlerde “Ah, yavrum!” diyerek sarılarınız geliyor Julia’ya; bazı yerlerde de çocuk olduğunu unutturuyor. Bir tarafıyla hayal gücüne bırakıyor kendini ama bir diğer yanıyla da bir an önce büyüsün, ayakları yere sağlam bassın diye uğraşıyor gibi. Mesela:

“Yaşamın, beğeni toplamak için verilen büyük, uzun bir mücadele olduğuna karar vermiştim.

İnsanlar öldüklerinde bile, birilerinden başarılarının listesini yapmasını bekliyor.”

Sayfa 5

Dışarıdan bakınca en dikkat çekici özelliğini yaşıtlarına göre çok kısa boylu olması ve hikâyesi de bunun etrafında dönüyor. Ama daha başından beri “Kısayım ben; hayata küsmem lazım” diyen bir tip değil Julia: minik ama güçlü bir teriyer gibi görüyor kendini.

“Burada olmak istemiyorum ama Büyükanne Mittens bir teriyer olduğumu ve teriyerlerin iyi havladığını söyler.”

sayfa 17

Holly Goldberg Sloan Oz Büyücüsü’nün büyüsünü de Kısa’ya taşımış

Oz Büyücüsü’nü okudunuz mu ya da izlediniz mi bilmem ama bunları yapmadıysanız Kısa’yı okuduktan sonra merak edeceğiniz kesin. Ana karakterini eskiden Broadway’de isim yapmış bir yönetmenin ellerindeki küçük kasaba Oz Büyücüsü prodüksiyonuna koyması da oldukça ilginç olmuş. Holly Goldberg Sloan Oz Büyücüsü’nü zaten sevdiğinden mi böyle bir hikâye düştü kafasına yoksa kısa olmaktan yola çıkarak mı Oz’a vardı, bilmiyorum, ama her iki türlüsü de kabulüm çünkü Oz’u bilenlerin tahmin edebileceği gibi kısa Julia Munckin’lerden biri olarak giriyor müzikale.

Kitap boyunca müzikal sayesinde yetişkin arkadaşlar da edinen ve bir yandan hem kendini hem de hayatı çözmeye çalışan Julia yer yer beni epey güldürdü de. Mesela, aşağıdaki cümleyi okur okumaz kardeşime gösterdim ama hiç hoşuna gitmedi:

“İnsanın küçük kardeşinin olması işçisinin olması gibi bir şey.”

sayfa 26
Holly Goldberg Sloan yazar
Kaynak: hollygoldbergsloan.com

Bahsettiği küçük kardeşi Randy’nin hareketlerini de “Çin eriştesine” benzetiyor mesela çünkü Randy bakan var mı yok mu takmadan farklı yönlere eğilip bükülüyor. Kendisiyle “aynı boyda” olan Olive isimli bir yetişkinle tanışması da hikâyeye farklı bir tat katmasının yanı sıra Julia’nın keşif yolculuğunu da farklı bir açıdan destekliyor. Holly Goldberg Sloan da kısa bir insan mı diye baktım açıkçası ama boyu kaç, bulamadım. Ama özellikle çocukluğunu Amerika’nın farklı bölgelerinin yanı sıra Türkiye ve Hollanda gibi ülkelerde de geçirmiş olan birinin her türden insana denk gelmiş olduğuna inanmak da zor değil açıkçası. Bana sorarsanız, yazarın en güçlü olduğu kısım gerçekten karakterler: kitapta ne oluyor derseniz, yaz tatilinde ortaya koyulması gereken bir müzikal var işte. Konu hakkında daha fazlasını bilmenize gerek yok. Kısa’nın gücü Julia ve onun etrafındaki karakterlerde, Julia’nın tespitlerinde yatıyor.

“Belki de sesini duyurmak için ille de konuşmaya gerek yoktur.

Çünkü daha önce sessizliğin hiç bu kadar yüksek sesli olduğunu duymamıştım.”

sayfa 104

Bu yıl çok sevdiğim çocuk kitapları okudum; yıl sonunda güncelleyeceğim çocuk kitapları önerileri yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.