Menu
Genel

İkinci el kitapları seven parmak kaldırsın!

Küçükken her çocuk gibi her şeyin yenisini severdim. Kitaplarımı da çok dikkatli okurdum ve kenarları kıvrılacak, kapakları çizilecek diye ödüm patlardı. Bu durum ‘ikinci el kitap’ olayını keşfettiğim anda tamamen değişti. Özellikle Amerika’da yaşadığım zamanlarda ‘yard sale’ları hiç kaçırmaz, ilgimi çeksin, çekmesin, eski görünümlü kitap bulduğum zaman havalara uçardım. Hele ki ikinci el kitap satan dükkanlara girdiğim, hele hele sevdiğim bir kitabın eski basımını bulduğumda nasıl mutlu olurdum anlatamam.
Burada bahsettim sanıyorum; ikinci el İngilizce kitap olayını İstanbul’da da buldum. Diğerlerini bilmiyorum ama Beşiktaş ve Kadıköy’deki Alkım Kitabevi şubelerinde ikinci el kitapları bulabilirsiniz. Fiyatları 1 ve 20 lira arasında değişiyor kitabın büyüklüğüne göre. Yukarıdaki resimde gördüğünüz, Beatrix Potter’ın ‘The Tale of Peter Rabbit’ isimli kitabını 1 liraya aldım mesela. 
Küçüklüğümden kalma, üzerinde Potter’ın tavşanlarının olduğu bir de teneke kutum var. Onu bana kim aldı, o zaman içinde ne vardı (çikolata ya da şeker olduğunu tahmin ediyorum gerçi) hatırlamıyorum ama o zamandan beri pek severim bu tavşanları. Sevdiğim bir kitabı bulmamın yanı sıra içinden çıkan sürpriz de çok hoşuma gitti:
Dünyadaki Eric’lerin hangisidir bilmiyorum ama bir tanesi bu ktiabı büyükannesine hediye etmiş ve döndü dolaştı benim rafımda yeni bir ev buldu kendine. Bu kitabı aldığım gün bir de ‘Staircase to Writing and Reading’ isimli bir kitap almıştım. Onun içinden de aşağıdaki notlar çıktı:
Kitabın içinde notların sahibinin adı ve soyadı da yazıyor. Facebook’tan arattım ‘notların bende, çok efsane bir durum değil mi?’ diye mesaj atmak için ama sonra vazgeçtim. Birincisi, aynı isimde bir sürü insan çıktı. İkincisi, deli meli derler şimdi belli olmaz.
Siz de seviyor musunuz ikinci el kitapları yoksa yeni, gıcır gıcır kitapları mı tercih ediyorsunuz?
]]>

14 Comments

  • BA
    14 Mart 2012 at 14:38

    Ben ikinci eli sevmek bir yana, bir kitabın sadece bir kişi tarafından okunup sonra da müzeye kalkar gibi kitaplığa kaldırılmasının haksızlık, hatta büyük ayıp olduğunu düşünüyorum. yalnız Ankara’dakiler pek kaba, tüccar ruhlu sahaflar. (yine de az sonra gideceğim eski kitap avına.)

    Not: Orta okul ve lise hayatım tavşan peter’ın süslediği kırtasiye malzemeleriyle geçti. ah ah…

    Reply
    • Simay
      14 Mart 2012 at 20:20

      Tavşan Peter’in yeri çoğumuz için ayrı sanırım 🙂 Ve sana kesinlikle katılıyorum. İstanbul’dakiler de pek farklı değil açıkçası ama soru sormazsanız pek bulaşmıyorlar, iyi oluyor.

      Reply
  • Euphoric
    14 Mart 2012 at 14:55

    hepsini ayrı seviyorum ^.^

    Reply
    • Simay
      14 Mart 2012 at 20:20

      Al benden de o kadar 😀

      Reply
  • Eren
    14 Mart 2012 at 15:22

    İkinci el kitapları seviyorum, özellikle sayfalara alınmış notlar veya arasından çıkan kağıtlar olduğu zaman:)

    Reply
    • Simay
      14 Mart 2012 at 20:22

      Ben de 🙂 O notları da saklıyorum hep içinden çıktıkları kitapların arasında.

      Reply
  • Maya
    14 Mart 2012 at 15:38

    Ben bayılırım eski kitaplara, kütüphanemin yarısı bunlardan ibaret hatta 🙂

    Reply
    • Simay
      14 Mart 2012 at 20:22

      Benim de hehe. Onların okunmuşluğu ayrı bir mutluluk veriyor insana.

      Reply
  • Anonymous
    14 Mart 2012 at 18:08

    sahaflarda gezmeyi ve ikini el kitapları cok severim hatta gecenlerde 1800 li yıllara ait franszıca kitaplar buldum okumak için sabırsızlanıyorum…

    Reply
    • Simay
      14 Mart 2012 at 20:23

      Heyecanını anlayabiliyorum. Ben de geçenlerde çok eski bir Mark Twain kitabı aldım internetten. Onu okumak bambaşka bir zevkti.

      Reply
  • kitap eylemcisi
    14 Mart 2012 at 18:44

    ikisini de severim hem yeni hem eski şansım olsa hepsini alırım, çok aç gözlüyüm ama eski kitapların kokusu ve hisssettirdikleri farklı gibi…

    Reply
    • Simay
      14 Mart 2012 at 20:24

      Evet eski kitapların ayrı bir havası oluyor. Ben de senin gibiyim biraz. Ama elimde olan bir kitabın eskisini bulursam onu da alıyorum, sonra daha yeni olan kopyayı birilerine veriyorum okusunlar diye 🙂

      Reply
  • selen
    14 Mart 2012 at 19:34

    Ben de seviyorum ikinci eli. Hos Turkiye’de genelde birinci el alirdim kitaplarimi. New York’a geldikten sonra neredeyse butun kitaplarimi ikinci el satin almaya basladim. En buyuk sebebi tabi ki fiyatlari. Cok ama cok ucuz. Gecenlerde sadece ikinci el kitap satan bir kitapcidan 50 cent’e Boyali Kus, Gazap Uzumleri, Bati Cephesinde Yeni Bir Sey Yok filan aldim. Tam bir one person’s trash is another person’s treasure durumu. Hem kitaplar bir yerlerde curumuyor, hem de butceye zarari pek olmuyor.

    Reply
    • Simay
      14 Mart 2012 at 20:25

      Amerika’nın en çok özlediğim özelliklerinden biri o. Kitabın dışında da başka şekilde bulamayacağım pek çok şey buluyordum ikinci el olarak.

      Reply

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.