0
Kitap Yorumu

John Banville – Güneş Tutulması

11 Eylül 2015

John Banville ile ilk tanışmam 2005 Man Booker ödüllü Deniz ile oldu. Okurken zorlandığım, uzun cümlelerin ve sevilemeyecek karakterlerin asabımı bozduğu ama sonunda kendimi büyülenmiş bulduğum bir kitaptı Deniz… Banville okuru ne anlattığıyla değil, nasıl anlattığıyla büyüleyen bir yazar gerçekten. İşte bu yüzden Güneş Tutulması‘na da hem biraz ürkerek, hem de heyecanlanarak yaklaştım. Konu, genel olarak oldukça basit ve hatta can sıkıcı bile sayılabilir: bir aktör, çocukluğunu geçirdiği eve geri dönüyor. Özetle durum bu. Ancak belirttiğim gibi Banville’in kalemiyle diyardan diyara gidip geliyorsunuz.

247109

Ana karakterimiz Alexander Clave, eve geri döndüğü andan itibaren duygulara boğuluyor. Bir an o evdeki çocukluğunu hatırlıyor. Bir an oradan sanki hiç ayrılmamış gibi hissediyor. Duygular arasında gidip gelirken kendinin kendine aslında ne kadar yabancı olduğunu keşfediyor. Annesi ve babası öldüğünde yas tutmadığını hatırlıyor. Aktörlük mesleğinin her zaman izleniyormuş hissine kapılmasına neden olduğunu düşünüyor. Bu yüzden kızı Cass’in üzerinde de böyle bir his uyandıran bir baba olduğu yargısına varıyor. Çocukluk travmaları, günlük yaşamın zorlukları, bazen kendinizle olmanın nasıl dünyanın en kötü şeyi olabileceği gibi hisler kol geziyor Güneş Tutulması‘nda. Bu kitabı okumak beyin ve kalp tutulması riski taşıyor; uyarmadı demeyin.

Miller-t_CA0-articleLarge

Tanıtım Yazısı:

Daha önce 2005 Man Booker Ödülü alan Deniz adlı romanını yayınladığımız John Banville, bu kez sahne yaşamından da, ailesinden de kopan bir aktörün trajik öyküsünü anlatıyor. 11

Şiirsel bir roman denebilecek Güneş Tutulması, çocukluğunun geçtiği eve çekilen aktör Alexander Cleave’in yaşamındaki “güneş tutulması”nı derin bir hüzünle dile getiren çağdaş bir masal. Aslında yaşamdan da uzaklaşmak isteyen Alex, zaman zaman karısı Lydia, kızı Cass ve yakın çevresi yüzünden, bazen de yitip gitmiş yakınları ve kurtulamadığı anıları yüzünden bir güneş tutulmasının karanlığında bulur kendini. Gölgeler ve hayallerin kuşatmasında yaşamın anlamını sorgularken, “Mutluluk incelmiş bir acı değil de nedir?” diye soracaktır.

Banville, bir kez daha varolmanın saçmalığını, yazgının zorbalığını, arzuların yıkıcılığını derinliğine irdelerken gözüpek, tutkulu ve insancıl bir kitap sunuyor.

Bu kitapla ne içilir: Limonlu soda
★★★★
Bu yazının orijinali canlabirsene‘de yayınlandı.
]]>

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.