0
Kitap Yorumu

Kâfirin Kızı

18 Mart 2015

Salem cadı mahkemelerini konu aldığını görünce çok heyecanlandırdı bu kitap beni. Okumaya başladığımda GoodReads’e girdiğimde fark ettim ki The Heretic’s Daughter’ı (Kâfirin Kızı) 2011 yılında almışım elime, 60 küsürüncü sayfadan sonra ise bir kenara bırakmışım, ilerleyememişim. Bu sefer inat ettim tabii ama okurken de ilk başta neden es geçtiğimi anladım…

41owOu2smfL._SY344_BO1,204,203,200_

Böyle heyecanlı bir konu olunca sanıyorum ki American Horror Story’nin 3’üncü sezonu Coven gibi bir şey hayal ettim. Ya da en azından Women of the Asylum: Voices from Behind the Walls’un, kurgusal da olsa cadı mahkemeleri versiyonunu hayal ettim. Ancak kitabın başlarında suçiçeği mevzusu oldukça uzayınca “herhalde cadıların çoğu da bu hastalıktan ölmüştür” dedim. Bekledim, bekledim, cadı madı çıkmadı gibi geldi bana…

Burada yazar Kathleen Kent’e de haksızlık etmek istemiyorum. 1692-1693 yıllarında, Salem’in yanı sıra Ipswich ve Andover’da da gerçekleşen cadı mahkemelerini Kent’in ataları birebir yaşamış. 10 farklı jenerasyon arasında ondan ona anlatılan bu hikayeler, sonunda Kathleen Kent tarafından kitaplaştırılmış—Filler İçin Su’yu okurken yazarın çılgınlar gibi araştırma yaptığını okumuş, kitabı okurken ise bulduğu pek çok şeyi kullanmaya çabaladığı için hikayenin veriler arasında kaybolduğunu düşünmüştüm. The Heretic’s Daughter’da da aynı his sardı beni; inanılmaz ayrıntılara sahip tarihi bir roman, evet. Salem cadı mahkemelerini ele almasıyla yapılmasaydı reklamı, belki bu kadar hüsrana uğratmazdı okuru.

Kitabın en ilginç yanı, hikâyenin bir çocuğun ağzından anlatılması. Sarah, annesinin, babasının ve genel olarak ailesinin çok sıkıcı olduğunu düşünerek büyüyen bir çocuk. Özellikle suçiçeğinin yayılması nedeniyle daha bebek olan kardeşiyle kuzeninin yanına yollanıp da onun ailesini gördüğünde tamamen inanıyor buna. Hâlbuki sonradan (ve ne yazık ki kitabın çok sonlarına doğru) anlaşılıyor ki asıl heyecan, aksiyon dolu olan kendi ailesiymiş; başlarına gelenler her ne kadar kötü ve iç parçalayıcı olsa da…

Sarah’nın annesi Martha, büyücülük nedeniyle cadı olmakla suçlandığında Sarah o beğenmediği, sıkıcı bulduğu annesinin cesaretine, suçsuz olduğunu bilerek, vicdanı rahat bir şekilde ölümü kabullenmesine şahit oluyor. Martha, kızına ise cadılık suçunu kabul etmesini söyleyerek onları ölümden kurtarıyor.

Başta da söylediğim gibi, hiç hayal ettiğim gibi bir kitap olmadı. İçinde olmasını istediğim cadıların yerine aile bağları, inançlarına sadık insanlar, farklıyı yargılayanlar ve korktukları her şeyi taşlayan tiplerin dokunaklı hikâyesini buldum.

★★

]]>

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.