canlabirsene Kitap Yorumu

canlabirsene: Kara Sohbet

Kara Sohbet, 110 sayfalık minicik bir kitap. Amelie Nothomb da bu kadar az sayfaya kocaman kocaman konular sığdırabilen, tuhaf bir yazar. İsmini Google’a yazdığınızda çıkan resimleri adeta Morticia Addams’ı andırıyor. Jerome Angust ve Textor Texel arasında, bir havaalanında geçen diyalogdan oluşan Kara Sohbet’i okurken ancak kitabın sonuna geldiğinizden başından beri oraya buraya serpiştirilmiş olan ipuçlarının ne olduğunu anlıyorsunuz.

156953_2

Olayımız şudur: Jerome Angust, uçağının uzunca bir süre rötar yapacağını öğrenmesinin ardından bulunduğu havaalanında kitabını okumaktadır. Bir adam gelir oturur yanına; hani o okuduğunuz veya müzik dinlediğiniz halde sizinle konuşmakta ısrar eden tiplerden bir adam. Adı Textor Texel. Jerome, adamı dinlememekte ısrar etmesine rağmen adam iflah olmaz ve anlatır da anlatır. Konuşmaları, Textor’un sadece beyin gücüyle bir sınıf arkadaşını öldürdüğüne inanmasından, iğrenç kedi mamalarını yediğini itiraf etmesine kadar uzanır. Ve bu diyalog tuhaflaştıkça tuhaflaşır…

Sözde, Kara bir Sohbet’e dalmış olan bu adamlardan biri “normal,” diğeri “manyak.” Kitap okurken ilgisini çeken, hatırlamak istediği kısımların altını çizen bir okur olaraktan kitabımı epey karalamış olduğumu belirtmem gerekiyor. Belirtiyorum, çünkü sonunda fark ettim ki ağırlıklı olarak “manyak” damgası yiyen Textor’un söylediklerinin altını çizmişim. Şeytan, melekten daha ilgi çekici sanırım.

[quote image=”https://www.zimlicious.com/wp-content/uploads/2015/01/kara-sohbet-200.jpg” title=”Kara Sohbet” source=”the_source.html” author=”Amelie Nothomb”]Ne yazık ki hayat, arzu ettiğiniz kadar kusursuz değil.[/quote]

Spoiler vermeden derdimi tam anlatamayacağım için kitabın sonunun Fight Club-vari bir son olduğunu belirterek yorumu noktalıyorum. Bunu GoodReads’e yazıp da “kim ne demiş bu kitap hakkında” diye bakarken de fark ettim ki, sonunu okuyup da aklına Fight Club gelen de tek ben değilmişim. He bir de Kara Sohbet, ilk kez Duru Tiyatro tarafından 2005 yılında ülkemizde tiyatro sahnelerine taşınmış. Oyun olarak da ilk kez Türkiye’de oynanmış. O zaman bilseydim de gitseydim keşke diyorum.

Tanıtım Yazısı:

Jerome Angust havaalanında uçağının gecikmeli kalkacağını öğrendiğinde, bunun başına ne dertler açacağından habersizdir. Uçak saatinin gelmesini beklerken çantasındaki kitabını açıp okumaya başlar. Yanına yaklaşıp onunla zorla sohbet etmeye çalışan densiz adamı ilk başta pek önemsemez. Ne var ki kısa sürede işin rengi değişir. Adının Textor Texel olduğunu söyleyen tuhaf yabancı, Jerome Angust’ü canından bezdirecek kadar çenesi düşük, sinir bozucu biridir. Hiç istemediği halde ona zorla kendini dinletir; kendi yaşam öyküsünü anlatmaya başlar. Küçüklüğünde kedi maması yediği günler, tecavüzler, cinayetler, yığınla saplantı… Jerome Angust, giderek bu hastalıklı insanın kendi hayatında önemli bir yer tuttuğunu anlar. Üstelik Textor Texel’in havaalanında bulunuşu da bir rastlantı değildir. Jerome Angust’ü adım adım çileden çıkaran büyük bir işkenceye dönüşür bu sohbet. Eğlenceli ve zekice kurgularıyla ilgi çeken bir yazar Amelie Nothomb. Her kitabında olduğu gibi Kara Sohbet’te de gerilimi giderek artırıyor, olayları muzipçe öykülüyor ve beklenmedik bir sona ulaşıyor. Kara Sohbet, müthiş bir kara mizah diyalogu.

Buradan satın alın; Kara Sohbet – Amelie Nothomb Bu kitapla ne içilir: Viski Bu kitapla ne dinlenir: Pink Floyd – Dark Side of the Moon

★★★★ Bu kitapla Her Ülkeden Bir Kitap’ta Fransa‘ya bir yazar daha eklemiş bulunuyorum. Bu yazının orijinali canlabirsene‘de yayınlandı.]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply