Menu
Kitap Kurdu Muhabbetleri

Kitap Kurdu Muhabbetleri 18: okunacak kitaplar

Bizim evde durum genelde bu yazıdaki resimlerde gördüğünüz gibi: özene bözene yaptırdığım raflarıma sığmadıkları için evin farklı kısımlarında da kitap yığınları var. Başta birlikte yaşadığım kız kardeşim olmak üzere çevremdeki pek çok kişi “yakında kitaplarına ayrı ev tutmak zorunda kalacaksın” diye şakalar yapıyor. Kitap kulübümdeki canım kadınlar da benim gibi ama mesela: o ay için oyladığımız kitabı satın alırken bir bakıyoruz araya 15-20 kitap kaçmış oluyor ve evdeki yığınlar haliyle artıyor da artıyor! Ben şahsen sevmediğim veya tekrar okumayacağımdan, dönüp içini kurcalamayacağımdan emin olduğum kitapları bir şekilde elden çıkarmaya çalışıyorum – ya çekilişle veriyorum ya direkt birine veriyorum; yakın zamanda da koca bir koliyi Kadıköy’deki, sevdiğim sahaflardan birine bırakacağım. Ama tabii bu en önemli kitap kurdu problemlerinden biri olacak okunacak kitaplar sorunsalını tamamıyla çözemiyor.

okunacak kitaplar yığını zimlicious kitap blogu
Bu yazıyı yayınladığım gün, başucumdaki kitap yığınının hali!

Her ne kadar kendime sürekli “rafımda okunmayı bekleyenler bitmeden yeni kitap almayacağım” desem de işler hiç öyle gelişmiyor. Ne yapayım yani; sürekli “aaaa bu neymiş ki?” dedirten kitaplar basıyorlar! Alıp da sahip olduğundan emin olmak, hele ki benim gibi ilk baskılara özel, ayrı bir sevgi duyan bir okursanız iyi oluyor ama o okunacak kitaplar listesini eritememek de insanı üzebiliyor açıkçası. Buna hala biraz üzüldüğüm oluyor ama eskisi gibi kahrolmuyorum valla. Hayatımın pek çok alanında ıncık cıncık planlar yapmam, bir sürü deadline’a uymam gerekiyor ve okumak söz konusu olunca bu tür stresli uygulamalar işin içine girsin istemiyorum. O yüzden okunacak kitaplar için kendime makul bir yıllık sayı hedefi koyuyor, baktım hızlı gidiyorsam bunu biraz artıyor, onun dışında o an beni hangi kitap çekiyorsa onunla ilerliyorum. Bu bakış açısı şahsen benim stresimi azaltmama ve kitap okumayı görev değil, zevk olarak devam ettirmeme yardımcı oluyor.

Okunacak kitaplar itinayla eritilsin; okunmayan kalmasın!

Bunu demişken, o okunacak kitapları ille de eriteceğiz arkadaşlar; okumamak için almadık sonuçta! O yüzden sizin için bu konuda yardımcı olacak, benim de uyguladığım ve gördükten sonra “denemeliyim” dediğim bazı yöntemleri derledim:

  • Bir kitabı gerçekten okumak isteyip istemediğinize karar verin

Siz de benim gibiyseniz bazen farklı nedenlerden dolayı belli bir kitap için heyecanlanıp alıp kenara koyuyorsunuzdur. Ya da kitap okumayı ne kadar sevdiğinizi bilen ama sizi çok da iyi tanımayan insanlar o günün çok satanlarından seçtikleri kitapları size hediye ediyorlardır. Okunacak kitaplar yığınınızdan bu tür kitapları hemen, şimdi eleyin! Mesela, en son bir baktım, Ikigai-Japonların Uzun Ve Mutlu Yaşam Sırrı kitabı çıktı benimkiler arasından. Görünce hatırladığım hediye geldiğini ve hemen sahafa gidecek kutuya ekledim çünkü cidden bu tür kitaplar hiç benlik değil.

  • Modunuza, merakınıza, vs. göre ayrı, minik yığınlar oluşturun

Mesela, yaz aylarında ciddi, ağır kitapları okumakta zorlandığım için biraz daha rahat okunabilecek çıtır-çerez diyebileceğimiz kitapları ve merak ettiğim çocuk kitaplarını ayırdım bir kenara. Tatilde de bunların birkaç tanesini okudum gerçekten ve beklediğim hızda da okuyabildim. Şimdi terler vücudumun bir yerinden diğerine şıpır şıpır damlarken Ağustos ayına da yine bir çocuk kitabıyla başladım çünkü bu şıpırtılar dikkatimi çok dağıtıyor arkadaşlar! Buna benzer şekilde “kurgu dışı okuyayım” veya “2 bilim kurgu, 1 modern edebiyat okurum” gibi o an nasıl hissettiğinize göre okunacak kitaplar listenizi ayıklayabilir, eritmeye hangilerinden başlayacağınızı seçebilirsiniz.

  • E okuyun, okuyun, okuyun!

Tabii ki önemli olan okumaya devam etmek. Okumamak için değil, okumak için bahane aradığınızda bulunuyorsunuz gerçekten; inanın! Ben genelde biraz mesai bittikten sonra, biraz da yatmadan önce okuyorum mesela. Siz de gün içinde kendiniz için küçük okuma anları yaratabilirsiniz. 15 dakika hatta yarım saatte bile kaç sayfa okuyabileceğinize siz bile şaşıracaksınız; “çok kısa zaman; yetmez” deyip de geçiştirmeyin bence.

Siz de okunacak kitaplar yığınlarınızı paylaşmak isterseniz heyecanla beklerim. Instagram’dan paylaşıp @zimliciousbooks hesabımı tag’lerseniz beğenir ve yüksek ihtimalle yorum bile atarım!

Diğer problemlere göz atmak isteyenleri de Kitap Kurdu Problemleri etiketindeki yazılara göz atmaya beklerim.

1 Comment

  • Eliza Bennet
    6 Ocak 2016 at 11:32

    Evet o kararı ben de zamanında vermiştim. Bir ay bile sürmedi bozmam. Hiç alışveriş sevmeyen biri olarak kitap almak bana o kadar cazip geliyor ki anlatamam. Hayır bir de yaklaşık 3-4 yıl önce alıp yüzüne bile bakmadığım kitaplar var.

    Reply

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.