0
Genel

Kitap Kurdu Röportajları #1: Nazlı

31 Ağustos 2012


Haftasonuna girerken insanı yormayan, eğlenceli yazılar bulmaya çalışıyordum. Bundan sonra her Cuma Kitap Kurdu Röportajları günü olacak. Her hafta farklı bir kitap kurdunun kitap deliliğinin nereden geldiğini, şu an neler okuduklarını kurcalayacağız. Benim için çok eğlenceli bir etkinlik olacağı kesin. Umarım okuyanlar ve katılanlar da zevk alırlar. Katılmak isteyenler bana neurotoxicdoll@gmail.com‘a e-mail atarak ulaşabilirler.
Kitap Kurdu Röportajları’nın ilk konuğu 17 yaşındaki lise öğrencisi, ‘kitap delisi’ Nazlı. Nazlı’nın GoodReads sayfasında buradan erişebilirsiniz.

Kitap hastalığı ne zaman ve nasıl başladı?
Okuma-yazmayı öğrendiğimden beri bir şeyler okumaya merakım hep vardı. 7’nci sınıftayken İpek Ongun’un Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisiyle tam bir kitap kurdu oldum. 8’inci sınıfta ise Twilight (Alacakaranlık) serisi sayesinde ‘Genç Fantastik’ türüyle tanıştım. O zamandan beri bu türden kitapları okuyorum.
Kitap kurtları ‘Bu kadar okunur mu?’ veya ‘Kitaplara bu kadar para mı verilir?’ gibi tepkiler alıyor. Böyle bir anınız var mı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bu tepkileri ailemden çok görüyorum. Aslında annem de benim gibi çok okuyan biriymiş ama kitaplara çok para vermek bazen göze batıyor. Onlar kendi açılarından haklı, biz de kendi açımızdan haklıyız. Bu çekişme hep sürecek gibi.
Bir kitap hakkında ‘ben bunu okurum!’ demeniz için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?
Kesinlikle fantastik bir tür olması gerekiyor. Bir de aşk üçgeni olmalı. Nedense kitaplardaki aşk üçgenlerini seviyorum. Sonunda kalbi kırılan karakterlere (reddedilen tarafa) takıntım var.
Kitap kapaklarının çekici olması önemli mi? Kapağı, bir kitabı okumak veya okumamak konusundaki kararınızı etkiliyor mu?
Kitap kapakları, içerik kadar önemli bence. Çünkü çoğu kişi kapaklarıyla yargılıyor kitapları. Eğer söz konusu olan devam ettiğim bir serinin kapağıysa pek takıntı yapmam. Ama ilk defa gördüğüm bir kitapta elbette kapağa da dikkat ederim.
Türkiye’deki kitap fiyatları ve yayın kalitesi (tasarım, baskı, dil, vs.) hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bazı yayınevleri kitapları hakkıyla basıp paralarını hakkıyla alıyorlar. Ama bazı yayınevleri ise çok tutulan, satılan bir seriyi yayınladıkları halde o kadar ilgilenmeyip fiyat konusunda da canımızı çıkarıyorlar. İsim vermek istemiyorum. Durum böyle.
E-reader’ınız var mı? Varsa geleneksel kitapları mı, e-kitapları mı tercih ediyorsunuz? Yoksa almayı düşünüyor musunuz?
Kitapları kitapçıdan alanlardanım. E-reader’lara bir türlü alışamadım. Kitabı elime alıp, sayfalara dokunmalıyım. Yoksa kitap okumanın zevki mi kalır?
Hangi yazarla bir akşam yemeği yeme şansına sahip olmak isterdiniz (ölü veya hayatta olan)? Hangi konulardan bahsederdiniz?
Kesinlikle Stephenie Meyer. Çoğu kişi bu yazarı Twilight serisiyle sevmiyor olabilir ama kadının hayal gücü müthiş. Onunla buluşsaydım, gördüğü vampirli rüya ve Göçebe kitabı hakkında konuşmak isterdim. Tabii bir de Twilight film setleri hakkında.
‘Kitap okumaya hiç zamanım yok’ diyenler için tavsiyeleriniz var mı?
Bence her şeye zaman bulabilirler. Uyumadan önce 15 dakikalarını ayırıp kitaptan bir bölüm okuma şansları her zaman vardır. 
Aşık olduğunuz ve/veya ‘bunu bir kaşık suda boğarım’ dediğiniz kitap karakterleri var mı?
[Richelle Mead’in Vampire Academy serisindeki] Adrian Ivashkov’u bana verin, başka bir şey istemem.  Bir kaşık suda boğacağım karakter ise [aynı seriden] Sydney Sage. Evet, o kızı bulun ve bana yollayın!
Kitapların film adaptasyonları hakkında ne düşünüyorsunuz? Şimdiye kadar beğendiğiniz bir film adaptasyonu oldu mu?
Okuduğum kitapların filmlerini çoğu zaman beğenmem. Ama Şafak Vakti Bölüm 1‘i beğenmiştim. Kitapla neredeyse aynıydı. Ancak kitapların filme uyarlanmasından yana değilim pek. Hem hayalimizdeki karakterleri oynayacak oyuncuları bulmak, beğenmek çok zor, hem de senaryo tıpatıp kitap gibi olmuyor. Bu hayal kırıklığını Açlık Oyunları‘nda yaşamıştım.
Dünyanın sonu gelmiş, bir uzay gemisi sizi kurtarığ başka bir gezegene götürecek. Ancak yanınıza sadece 5 kitap alabilirsiniz. Hangi kitapları kurtardınız?
Şafak Vakti – Stephenie Meyer
Camlar Şehri – Cassandra Clare
Mekanik Prens – Cassandra Clare
Kan Bağı – Richelle Mead
Buz Öpücük – Richelle Mead
Yabancı yazarları mı, Türk yazarları mı tercih ediyorsunuz?
Çoğunlukla yabancı yazarları tercih ediyorum.
Şu anda hangi kitabı okuyorsunuz?
Tuzak – Rachel Vincent. Dönüşüm serisinin 4’üncü kitabı.
Okunacaklar listenizde hangi kitaplar var?
Altın Zambak – Richelle Mead
Kayıp Ruhlar Şehri – Cassandra Clare
Fifty Shades of Grey – E.L. James
Mezarın Yüzü – Jeaniene Frost
Şu anda bu yazıyı okuyanlara bir kitap tavsiye eder misiniz? Neden okumalılar bu kitabı?
[Cassandra Clare’in] Kemikler Şehri isimli kitabını tavsiye ediyorum. Bugünlerde kim tavsiye istese direk bu kitabı öneriyorum. Çünkü müthiş bir kitap, müthiş bir seri. Kemikler Şehri, Ölümcül Oyuncaklar serisinin ilk kitabı. Bence pişman olmayacaksınız.
Nazlı’ya sorularımı yanıtladığı için çok teşekkürler. Yazının başına dönmeye üşenenler için Nazlı’nın GoodReads sayfasına buradan erişebilirsiniz.
]]>

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.