Menu
Genel

Kitap Kurdu Röportajları #11

Bu haftaki konuğumdan çok ama çok özür diliyorum; kendisinin yanıtlarını atlamış, yayınlamamışım! Ne kadar düzenli olmaya çalışsam da böyle karışıklıklar olabiliyor. O nedenle kendisine hatırlatması için çok teşekkür ediyorum. 27 yaşında, ikizler burcu olan konuğum “Öylesine Biri” rumuzuyla tanınıyor. Bu röportajın üstünden epey bir zaman geçti haliyle. O nedenle sonrasında Öylesine Biri‘ni ziyaret etmeyi unutmayın. 

Kitap hastalığı ne zaman başladı?
Ortaokulda uzun öğle tatilinde can sıkıntısıyla okul kütüphanesini keşfetmem ve sonrasında kitaplar satın almamla başladı. İlkokulda nedense hiç sevmezdim kitap okumayı. Sanırım öğretmenimiz sürekli Ömer Seyfettin kitaplarını dayattığı için sıkılmıştım. Benim için o zaman kitap demek, Ömer Seyfettin demekti.

Kitap kurtları “Bu kadar okunur mu?” veya “Kitaplara bu kadar para mı verilir?” gibi tepkiler alıyor. Böyle bir anınız var mı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Tabii ki böyle çok anım oldu. Özellikle ailem roman okumayı gereksiz bulduğu için daha çok ders çalış öğüdünde bulunurlardı ben okul çağındayken. Ancak başarılı olduysam ya da ben ben olduysam bunda en büyük katkı kitaplarındır. Bunu kitap okumayan birine anlatmanız çok zor, o yüzden [söz konusu türde yorumlara] kulak tıkamak gerekiyor çoğu zaman.

Bir kitap hakkında “ben bunu okurum!” demeniz için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?
Öncelikle özetinin ilgimi çekmesi gerekiyor. Bir de okuyanların tavsiyesi ve iyi bir yazarın kitabı olması kitabı okumam için yeterli. 

Kitap kapaklarının çekici olması önemli mi? Kapağı, bir kitabı okumak veya okumamak konusundaki kararınızı etkiliyor mu?
Okumaya karar verdiğim kitabı kapağı olmasa bile okurum. Yani o bakımdan kapağa bakmıyorum. Ancak hakkında hiç bir bilgim olmayan bir kitabın kapağından etkilenip araştırdığım oluyor. Yalnız sırf kapağını beğenip aldığım bir kitap hiç olmadı. Etkilemiyor diyebilirim kısaca.
Türkiye’deki kitap fiyatları ve yayın kalitesi (tasarım, baskı, dil, vs.) hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kitap fiyatları açıkçası yüksek geliyor bana. Fiyatlarına göre de öyle şahane karton kapaklar göremiyorum. Şimdi internette oldukça uygun fiyatlı kitaplar bulunabiliyor ama onu da takip etmek gerekiyor. Çok satan kitaplardaki çeviri bozuklukları da insanı kitaptan soğutan cinsten oluyor kimi zaman. Sanırım ticari kaygıyla aceleye getirilmiş tercümeler bunlar. Ama umarım iyileşirler…
E-reader’ınız var mı? Varsa geleneksel kitapları mı, e-kitapları mı tercih ediyorsunuz? Yoksa almayı düşünüyor musunuz?
E-reader’ın var. Reeder 2 kullanıyorum. Eserleri kimi zaman basılı kitap olarak, kimi zaman da e-kitap olarak okuyorum. Reeder 2, kitap depolama açısından oldukça fazla yer sağlıyor bana. Ancak yukarıdaki soruyla bağlantılı olarak e-kitap fiyatlarındaki uçukluk beni kızdırıyor. Basılı bir kitap ve e-kitap arasındaki fiyat farklı çoğu zaman 1TL gibi komik bir rakam oluyor, ki e-kitapların basım ve dağıtım ücreti yok.  Zaten e-kitabın amacı ucuza kolay yoldan kitap okumak değil mi? Avrupa’da yaygınlaşan e-kitap akımı ülkemizde maalesef fiyat bakımından saçmalığa dönüşmüş durumda. Bir de yeni çıkan kitapları anında e-kitaba dönüştürmüyorlar ki baskılar satılsın. Bence e-kitap satış fiyatları daha makul olsa çoğu kişi e-reader’ları tercih eder çünkü büyük kolaylık. 
Hangi yazarla bir akşam yemeği yeme şansına sahip olmak isterdiniz (ölü veya hayatta)? Hangi konulardan bahsederdiniz?
Ahmet Altan. Bütün kitaplarını okuduğum ender yazarlardan biri ve dili beni çok etkiliyor. Köşe yazılarını da takip ediyorum ve zekâsı ve duygusallığından etkileniyorum. Sanırım siyaset ve kadınlardan bahsetmek isterim kendisiyle. 

“Kitap okumaya hiç zamanım yok” diyenler için tavsiyeleriniz var mı?
Sevdikleri ve ellerinden bırakamadıkları kitabı bulana kadar bir sürü kitabı yarım bırakabilirler. Televizyonu yarım saat kapatırlarsa zamanları olur sanırım…
Aşık olduğunuz ve/veya “bunu bir kaşık suda boğarım” dediğiniz kitap karakterleri var mı?
Ramses’teki Tuya karakterine aşık olmuştum bir zamanlar ama şu an karakteri ayrıntılı hatırlamıyorum. Nefret ettiğim karakter de Canan Tan’ın kitaplarındaki baş kahraman, mükemmel kadın tipi. 
Kitapların film adaptasyonları hakkında ne düşünüyorsunuz? Şimdiye kadar beğendiğiniz bir film adaptasyonu oldu mu?
Benim beğendiği kitaplar daha çok duygusal derinliği ağır basan kitaplar oluyor. Aksiyon kitaplarını pek sevmiyorum. Bu yüzden bu kitapların da film versiyonu çok iyi olmuyor. Ancak Yüzüklerin Efendisi için çok ayrıntılı, büyük bir dünyayı filme sığdırmaya çalışarak iyi bir iş çıkardıklarını düşünüyorum.

Dünyanın sonu gelmiş, bir uzay gemisi sizi kurtarıp başka bir gezene götürecek. Ancak yanınıza sadece 5 kitap alabilirsiniz. Hangi kitapları kurtarırdınız?
Kuran-ı Kerim, Mesnevi, Nutuk, Hz. Muhammed’in Hayatı, bir de [Haruki Murakami’nin] IQ84’ü kurtarırdım. Oldukça kalın bir kitap; madem başka kitap kalmıyor, onu okuyayım bari. 

Yabancı yazarları mı, Türk yazarları mı tercih ediyorsunuz?
Aslında Türk yazarları daha çok seviyorum ancak bu aralar yabancı yazarlardan önemli kitapları bitirmeye çalışıyorum. 

Şu anda hangi kitabı okuyorsunuz?
Franz Kafka – Değişim

Okunacaklar listenizde hangi kitaplar var?
Çok fazla kitap var. Bir kaçını yazayım:  Dublörün Dilemması, Od, Küçük Ağa, Parfümün Dansı, Muz Sesleri, Kavgam… Almak istediğim kitapların listesine buradan erişebilirsiniz. Okuyacaklarımın listesini ise buradan inceleyebilirsiniz

Şu an bu röportajı okuyanlara bir kitap tavsiye eder misiniz? Neden okumalılar bu kitabı?
George Orwell’in 1984 isimli kitabını tavsiye ediyorum. Bunu çoğu kişinin okumasına karşın diğer bir tavsiyem John Perkins’in ‘Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’ isimli kitabı olabilir. Bu kitabı okuyunca dünyadaki olaylar hakkında tam anlamıyla gözünüz açılıyor diyebilirim. 
]]>

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.