0
luigi ballerini parlak fikir pastası kitap
Kitap Yorumu Projeler

Luigi Ballerini ile kalbe giden yol pastalardan geçiyor!

27 Temmuz 2019

Ben yiyiciyim. Hatta o kadar yiyicim ki, teyzem küçüklüğümden beri hâlâ bana “yeğenim” değil, “yiyenim” der. Pek çok insan yemek yapmayı rahatlatıcı bulsa da benim için her zaman gergin, stresli bir aktivite oldu yemek yapmak. Kış aylarında bir balkabağı turtası, bir de zencefilli-tarçınlı kurabiye patlatır, yılın geri kalanında pişirmem, yerim. Luigi Ballerini yemek yapmayı, özellikle pasta yapmayı seviyor mu, sevmiyor mu; hatta yapıyor mu, yapmıyor mu bilmiyorum; bununla ilgili bir bilgi bulamadım. Ama Parlak Fikir Pastası ile hem ağız sulandırdığı, hem de pastaların tatlılığını kalbe de akıttığı bir gerçek.

Euforbia Hanım’a ba-yıl-dım!

Önce benim de bu kitap sayesinde yeni öğrendiğim birkaç bilgi ile başlayayım: Parlak Fikir Pastası, İtalyan Andersen ödüllü yazarın Türkçe’deki ilk romanı. Luigi Ballerini gibi bir yazarı Nilüfer Uğur Dalay çevirisiyle dilimize kazandıran yayınevi de çok sevdiğim Günışığı Kitaplığı. Kitap, 8-12 yaş grubu (ruhumun yaşları!) çocuklara hitap ediyor. İsmini görüp, arkasını okuyunca sadece kız çocuklara hitap ediyormuş gibi gelebilir ama aldanmayın; inanılmaz bir erkek karakter de var kitapta (Matteo Bradanini; hatırlayın bu ismi).

Benim favori karakterim pastaların ustası, pastanenin sahibesi Euforbia Hanım oldu. Öncelikle, yaptığı şey şahane bir kere! Pastanesine girdiğinizde vitrinden bir şey gösterip (ki vitrininde de bir şey yok zaten) “ben bundan istiyorum” diyemiyorsunuz. Euforbia Hanım, ihtiyacınıza göre, size özel pasta hazırlıyor. Mesela, kendisine şöyle diyorsunuz (ki bunu kitaptaki bir istekten arakladım): “benim hoşlandığım bir kız var, o da bana karşı bir şeyler hissediyor mu bilmiyorum ama kendisine çıkma teklif etmek istiyorum.” Euforbia Hanım da size buna uygun gördüğü bir pastayı bildiğiniz sıfırdan üreterek hazırlıyor; içinden ne çıkacağını o ana kadar o da bilmiyor. Luigi Ballerini öyle bir karakter yaratmış ki Euforbia Hanım’ın pastalarına verdiği isimler de bir o kadar orijinal ve kişiye özel—mesela, “aklıma-parlak-bir-fikir-gelebilir” veya “yılmayalım-ve-bir-çözüm-bulalım.”

luigi ballerini parlak fikir pastası kitap zimlicious kitap blogu
Kitabı Şanlıurfa’da limonata ile serinlerken bitirdim; azıcık keyif yapmış olabilirim, evet 🙂

Luigi Ballerini ile hayat dersleri

Luigi Ballerini, meyveler, kremalar, karamel, çikolata ve daha fazlasıyla donattığı kitabında bir yandan da çocuklara pek çok hayat dersi veriyor. Bunların çoğu pastacılık kursunda, Euforbia Hanım’ın ağzından veriliyor tabii. Mesela;

“Pastayı hamurla yapsaydık sınırlar koyuyormuşuz gibi olurdu. Düşüncelerimizi dizginlersek, nasıl parlak fikirler ortaya çıkardı ki? Oysa özgür olmalılar, başıboş gezinmeliler!”

Parlak Fikir Pastası, sayfa 39, Luigi Ballerini

Çocuklara, gençlere düşünmeyi, yaratıcılıklarını sınırlamamayı öğreten her şeye varım. Duyduğum kadarıyla şimdilerde durum çok daha vahim ama bizim zamanımızda bile ezberci eğitim sistemi içler acısıydı. Özellikle tarih dersinden nefret ettiğimi hatırlıyorum mesela… “Şu tarihte, şu şurayı aldı” diye ezberletirlerdi hep; bugün sorsanız hiçbir şey hatırlamıyorum. Halbuki tüm bu olayları “insancıl” yapan ayrıntıları, hikâyeleri anlatsalar kim bilir ne güzel bir ders olurdu. Bunu da üniversiteye varıp, Sanat Tarihi dersi almam gerekince öğrendim; o blue book’lara sayfalarca yazıyordum o resimlerin hikâyelerini sınavlarda ve bu yüzden çoğunu da bugün hatırlayabiliyorum.

Kitabı ilk elime alıp, tanıtım yazısını okuduğumda da içime sıcacık bir his bırakmıştı. Ve hayal kırıklığına uğratmadı. Çocuklar için tatlı mı tatlı bir yaz kitabı arayanlara şiddetle öneriyorum ve sizi Euforbia Hanım’ın hayat derslerinden birini daha alıntılayarak uğurluyorum:

“Zaman zaman başımıza öngöremediğimiz acı olaylar gelebilir: Onları görmezden gelemeyiz, başımıza gelmemiş gibi davranamayız, ama asla hayatımız hakkında son söz onlar söylemez. Sağlam durmamız gerekir.”

Paslak Fikir Pastası sayfa 93, Luigi Ballerini
luigi ballerini parlak fikir pastası kitap kapak

Parlak Fikir Pastası – Luigi Ballerini – Tanıtım Yazısı

Özgürlük bazen bir pasta kılığındadır!

İtalyan Andersen ödüllü yazar Luigi Ballerini, Türkçe’deki ilk romanında, okurlarını uzun süre zihinlerden silinmeyecek leziz bir yolculuğa çıkarıyor. Tadı damakta kalan sımsıcak karakterler ve betimlemeler mis kokular eşliğinde, bir pasta evinden içeriye davet ediyor. Tek tek her insanın duygu durumuna dair saygı ve hoşgörü sarmalı kuran roman, eşsiz bir yaratıcılık ve dayanışma evreni kuruyor; arkadaşlığı, dayanışmayı ve sevgiyi harmanlıyor. Dinamik ve renkli anlatımıyla okurlarını leziz bir mekânın etrafında toplayan yazar, “iyi” ve “güzel” uğruna birlikte hareket edebilmenin tarifini veriyor.

Konu Özeti

Marta, yaz tatilinde neler yapacağını düşünüp dururken yolu, bulunduğu sokağın griliğinde yemyeşil çiçek gibi açan bir pasta evine düşer. Kişilere ve durumlara özel, leziz pastacıklar yapan Euforbia Hanım’ın kursuna katılmaya karar verir. Babasının sorunlu öğrencisi Matteo’yu da kursa katılmaya ikna edince, pasta kremalı, krem şantili, meyveli, pudraşekerli nefis saatler başlar. Ancak, belediye bu gri sokağı tümden değiştirmek üzere kolları sıvamıştır!..

Luigi Ballerini ve Parlak Fikir Pastası, Her Ülkeden Bir Kitap projesinde İtalya’ya eklendi!

4 Comments

  • Reply
    yemliha toker
    31 Temmuz 2019 at 14:27

    Bu italyan arkadaşlar aromolar konusunda muhteşemler. Peynirler konusunda merakım için bizzat gidip tüm şehirlerini gezmiştim. Bu kitabı bloğunuzda gördüm. Meraklandım doğrusu, hemen alıp okuyacağım. Emeğiniz için teşekkürler.

    • Reply
      Simay Yıldız
      3 Ağustos 2019 at 19:49

      Peynir dediniz ve beni benden aldınız şimdi; umarım bir gün ben de İtalyan peynirlerini tadabilirim! Ve şimdiden keyifli okumalar 🙂

  • Reply
    Yiğit
    8 Ağustos 2019 at 12:12

    Merhaba kitabın çevirisi hakkında ne düşünüyorsunuz ? Bir cümle geniş zaman, bir cümle geçmiş zaman okurken yormadı mı?

    • Reply
      Simay Yıldız
      13 Ağustos 2019 at 02:07

      Yormak değil ama tuhaf geldi. Hatta yayınevinde çalışan bir arkadaşım var, ona sordum neden böyle diye. Orijinaline sadık kalarak çevirmişler. Yazar neden böyle bir numara çekmiş onu anlamadım ama açıkçası.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.