0
luis sepulveda aşk romanları okuyan ihtiyar kitap can yayınları şili edebiyatı kitaplık
Kitap Yorumu

Luis Sepulveda ve Aşk Romanları Okuyan İhtiyar

15 Temmuz 2019

Elif’in Favorileri #kitapchallenge kapsamında Luis Sepulveda ile tanışmış oldum ve kendisini nasıl daha önce keşfedememişim diye kafamı nereye vuracağımı şaşırdım. Sanırım söz konusu Şili ve Şili edebiyatı olunca Isabel Allende’de kalakalmışım ben; çok ayıp etmişim gerçekten. Luis Sepulveda, 115 sayfalık bu minik romana öyle güzel bir hikâye sığdırmış ki hemen bitmesin diye yavaş yavaş okudum valla. Aşk romanları okumayı seven, ana karakter Antonio Jose Bolivar amcayı öyle çok sevdim ki, dedim keşke birer kahve içip kitaplardan, aşktan, lanet olası hükümetlerden konuşabilseydik…

Okurken çevirmen Emrah İmre’ye de elinize sağlık diye tweet attım bu arada. “Çok severek çevirmiştim” dedi ve bu gerçekten de belli oluyor! Bunu da belirtmeden geçmeyeyim istedim…

Luis Sepulveda bizi doğaya kulak vermeye çağırıyor

Artık cidden yok elmas arıyoruz, yok petrol çıkaracağız, yok bilmemne bulacağız diye dünyanın altını üstüne getiren beyaz adamlardan fenalık geldi. Şu para denen şeyin peşine düşüp de kimin yuvasını, doğasını yıktığına bakmadan ortalığın canına okuyorlar. Luis Sepulveda da kesin böyle düşünüyor; kitabın başındaki ‘Yazarın Notu’ kısmında “az laf edip çok iş başaran” diye tarif ettiği sevgili dostu Chico Mendes’e “sahip olduğumuz biricik dünyayı savunmak için bu yola hep birlikte baş koyduk” diye bir mesaj yollamış. Kitabın özünde de bu var zaten; bir bölgede yaşayanların, başkaları gelip de mahvetmesin diye evlerini koruma çabaları. 

Antonio Jose Bolivar, 40 yıldır Ekvator’daki ormanın içinde bir kulübede yaşıyor. Eşi, yıllar önce vefat etmiş ve adamcağız bir başına kalınca kendini ormana vermiş; oranın yerlisi Shuarlardan vahşi yaşam hakkında çok şey öğrenmiş. Luis Sepulveda, kendisiyle ihtiyar bir adamken tanıştırıyor bizi ve karısının bıraktığı boşluğu doldurmak için aşk romanları okurken buluyoruz Bolivar’ı. Ama tek istediği kitap okumak olan bir insanın rahat bırakıldığı görülmüş mü hiç? Hayır! Vahşi bir hayvanın öldürdüğü cesetler belirmeye başlayınca orman ve vahşi yaşam hakkında sahip olduğu bilgilere başvurulan Bolivar, bu işin çözülmesine de yardımcı oluyor. Bu olayları takip ederken gerçekten insanın elinin doğanın dengesini nasıl bozduğunu görüyor ve inanılmaz sinirleniyorsunuz, söyleyeyim. 

Aşk, romanlardan öğrenilir mi?

Tahmin edilebileceği üzere Bolivar’ın o kadar tür varken aşk romanlarını tercih etmesi beni bitirdi. Bolivar, okuyor ama yazamıyor mesela; sadece ismini çiziktirebiliyor. Ama bu onu aşk romanları okumaktan alıkoymuyor! Luis Sepulveda, Bolivar’ın nasıl okuduğunu şöyle tasvir ediyor:

Yavaş yavaş, heceleri sabırlar birleştirerek, tatlarını damağında hissediyormuşçasına keyifle fısıldayarak okur, sözcüklerin tamamına hakim olunca yüksek sesle tekrarlardı. Sonra cümlelerin tamamını da aynı şekilde tekrarlar, sayfalara yedirilmiş duygu ve fikirleri bu sayede özümserdi. 

Özellikle hoşuna giden kısımları defalarca, insan lisanının ne kadar latif olduğunu keşfedebilmek amacıyla gerekli gördüğü miktarda tekrarlardı. 

Aşk Romanları Okuyan İhtiyar – Luis Sepulveda

Minnoş musun sen Antonio Amca! Bolivar’ın okuma maceralarına tanık olurken kitapların insanların üzerinde yaratabileceği etkileri, aralayabileceği kapıları birebir gördüm ve okumayı neden bu kadar sevdiğimi bir kez daha hatırladım. Hiç tanık olmadığımız şeyleri hayalimizde canlandırmak bazen zor olabiliyor tabii ve Antonio Amca’nın “hararetle öpüşmek” konusuna takılması da inanılmaz tatlıydı. Karısının ölümünden sonra aralarında yaşadığı Shuarlar zaten her türlü öpüşmüyormuş; Bolivar da hayatında sadece bir kaç kez ve sadece eşiyle öpüşmüş. E insan merak eder tabii bu iş “hararetle” nasıl yapılıyor acaba diye!

Luis Sepulveda sayesinde tüm bunlar da bana yine yeni yeniden “aşk romanlardan öğrenilir mi?” sorusunu sordurttu. Bazı kısımları için evet diyebilirim ama çok emin değilim. Geçen gün arkadaşlarımla konuşuyorduk mesela… Evet, okuduğum kitaplarda pek çok hayata tanık oldum ama tüm bu hikâyelerde karakterlerin neler hissettiğini, neler düşündüğünü birebir gösteren bir anlatıcı vardı. Gerçek hayatta ise böyle bir şey maalesef yok. Herkes ne yazık ki gitgide daha yalancı, daha üç kağıtçı oluyor ve bırakın birinin aklını okumayı, rol mü yapıyor, kendisi mi oluyor anlamak bile imkansızlaştı neredeyse. “Bizi bu aşk romanları mahvetti” desek yeridir herhalde…

luis sepulveda aşk romanları okuyan ihtiyar kitap kapak can yayınları

Tanıtım Yazısı

…Yerleşimciler de altın arayıcıları da ormanda her türlü aptalca hatayı işliyorlardı. Düşüncesizce yayılmalarının sonucunda kimi hayvanları durduk yerde saldırganlaştırıyorlardı. Bazen birkaç metrecik düz toprak elde etmek için gelişigüzel hendekler kazarak bir boayı yuvasından ediyor, hayvan da bir katırı öldürerek hıncını alıyordu. Ya da pekarilere kızışma döneminde saldırma beceriksizliğini göstererek bu küçücük domuzların saldırgan canavarlara dönüşmesine sebep oluyorlardı. Tabii petrol rafinerilerinden gelen gringoları da unutmamak gerek.

Amazon’un derinliklerindeki El Idilio köyünde yaşayan Antonio José Bolívar Proaño, orman hakkında bütün bildiklerini Shuarların yerlilerine borçludur. Ormanın gerçek sahipleri olan yerlilerin yasalarına uyar ve hayvanlara saygı gösterir. Günü avlanarak, geceleri yalnız başına aşk romanları okuyarak geçer. Ancak bir gün bu düzen bozulacak, kızgın bir jaguarın peşine düşmek zorunda kalan ihtiyar, doğanın bozulan dengesini, “medeni” insanların yıkıcılığını ve aşkın gizemini sorgulamaya başlayacaktır.

Luis Sepúlveda, kendisine Premio Tigre Juan dahil birçok ödül kazandıran ve 14 dile çevrilen Aşk Romanları Okuyan İhtiyar’da hem bakir doğanın hem de masum insanların iktidar sahipleri tarafından nasıl sömürüldüğünü anlatır.

Bu kitap, Her Ülkeden Bir Kitap Projesi’nde de Şili’ye eklendi!

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.