0
Kitap Yorumu

Yorum: Mahrem – Elif Şafak

6 Kasım 2014

Mahrem

İnsanlara genel olarak gıcığım ama bazı insanlar, bana bu kitabı ödünç veren çok sevdiğim iş arkadaşım Meral gibi, insana normalde yapmayacağı şeyler yaptırıp, gözlerini farklı dünyalara açtırabiliyor. Şimdiye kadar Elif Şafak’tan Baba ve Piç, Kağıt Helva ve Siyah Süt‘ü okudum. Bunların hepsi hem içimi şişirdi, hem de yazarın çok bilmiş, okura yüksekten bakan tavrını sevmedim (bana da öyle gelmiş olabilir tabii; “o öyle yapmıyor!” diye savunmaya geçmeyin hemen). Mahrem‘i merak etmemin nedeni ise kilolu bir kadının hikayesi olduğunu duymuş olmamdı. Hani belki kendimden de bir şeyler bulurum, tek büyük poponun benimki olmadığını hissederim falan sandım herhalde…

Hiç de öyle olmadı! Görüntüden dolayı herkesin size bakıyormuş, bakışlarıyla yargılıyormuş hissini birebir yaşamış (ve yaşayan) biri olarak anlıyorum artık. “Öteki” olmayı da yine gerçek hayat deneyimlerime dayanarak çok çok iyi anlıyorum. Ama koskoca bir kadının (yaş olarak; şişmanlığından değil) minibüste çok yer kapladığını düşünerek iki kişilik para vermeyi önermesini anlayamıyorum. “Görmeye ve görülmeye değer bir roman” olarak ana karakterin kendisini adam gibi göremiyor olması bende takıntı haline geldi açıkçası. Bir kadın olarak Elif Şafak’ın da kendini bu kadar fazlalık, bir o kadar da eksik gören bir kadın karakter yaratması da gücüme gitti doğrusu.

Sabaha kadar yazmaya mecalim yok, o nedenle bir Elif Şafak yolculuğu daha hüsranla bitti diyerek konuyu kapatmak istiyorum. Şafak’ı “Isabel Allende ekolü büyülü gerçekliğin önemli bir mirasçısı olmaktan öte bir yazar” The Independent‘a da “her ne içiyorsanız bana da verin” diyorum.

]]>

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.