kitap muhabbeti

Marquez'siz bir yıl geçti…

garcia-marquez1 Geçtiğimiz yıl bugün hüngür hüngür ağlıyordum ben. Hasan Dedem ve en sevdiğim, hayata dair pek çok şeyi ondan öğrendiğim Gabriel Garcia Marquez bir kaç saat arayla yummuşlardı hayata gözlerini… Gözlerinin içi gülen, “hiç şaşmaz yüreği, ona karanlıkta yol gösteren” Marquez’siz bir yıl geçirdik. Çoğumuz fark etmedi, çoğumuz “ulan öldü adam; bari şu Yüzyıllık Yalnızlık‘ı okuyayım” dedi, geçiştirdi. Çoğu da bana “abartma lan!” diye atar yaptı… Ancak bu tanımadığım ama yazdıklarından da belki kendimden bile daha iyi bildiğim adamın dünyanın bir köşesinde nefes alıyor olması bile mutluluktu ya… Marquez’in anısına, insanın beynine çekiç gibi inen, yüreğine kaya gibi oturan alıntılarından bazılarıyla baş başa bırakıyorum sizi… (Tam etki için Claire de Lune dinlerken okumanızı tavsiye ederim.)

Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.

Aşk da öğrenilir.

İnsan ölme zamanı geldiğinde değil, ölebildiğinde ölür.

“Umut karın doyurmaz” dedi kadın. “Karın doyurmaz ama insanı ayakta tutar” diye yanıtladı albay.

Birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanama başlıyor yeniden… Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor. O yüzden değil mi, içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız,  ortalıkta tedirgin ve gergin dolanmalarımız? – anlatsam mı, anlatmasam mı?- kararsızlığımız, -bu sevgi beni acıtır mı?- kuşkularımız… Her zaman seni üzecek birileri olacaktır. Tek yapmamız gereken; sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek.

Çünkü erkeklerin en büyük özelliği, doyduktan sonra açlığı inkar etmeleriydi.

Kötü bir durumun en kötü yanı, bize yalan söyletmesidir.

Böyledir işte. İnsanın nankörlüğü sınır tanımaz.

Eğer mutlu olmak istiyorsan yabancılara içini dökme.

Seks, insanın aşkı bulamadığında elinde kalan bir tesellidir.

Hiçbir şey, ölümünden daha çok benzemez insana.

Belden aşağısı bedenin aşkı, belden yukarısı ruhun.

Hanımefendi, bana sözcüklerin ne renk olduğunu söyleyebilir misiniz?

Can çekişen bir balık alışılagelmişten daha uzağa ve daha yükseğe sıçrayabilir.

Bir dakikalık uzlaşma ömür boyu arkadaşlıktan daha iyidir.

İnsanlar bir kere doğmazlar. Bu iş annelerinin onları doğurduğu gün bitmez. Fakat hayat yeniden ve yeniden onları kendilerini doğurmaya mecbur eder.

Aşk yüzünden delirenler hiç eksik olmaz burada; günün birinde size bu fırsatı verecek bir aşk delisi nasıl olsa çıkar.

Böyle bir durumla karşılaştığınızda, dikkat edin,” dedi stajyere, “genellikle kalpte billur tanecikleri olur.

Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse.

Birlikte gülüyorsanız mutluluktur, Birlikte ağlıyorsanız dostluktur; ama birlikte susuyorsanız bu aşktır…

Her an gülümse, boşver ne düşündüğünü bilmesinler. Ve herşeye rağman patlat bir kahkaha, bırak neden güldüğünü merak etsinler.

Birini özlemenin en kötü yolu, yan yana oturduğun halde onu hiçbir zaman elde edemeyeceğini bilmendir.

Benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. Çünkü ben, bana değer verenleri sevmekle meşgulüm.

Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğinde gerçekleşir.

Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın.

Sen istediğinde sana âşık olmaması, sana âşık olmadığı anlamına gelmez.

Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.

Gitme zamanı gelmişse ‘dur’ demenin; zaman geçmişse ‘dön’ demenin ve aşk bitmişse ‘yeniden’ demenin; hiçbir anlamı yoktur.

Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise zaten seni ağlatmaz.

Mutluluk kapsını kapadığında, bir diğeri açılır; ama biz kapanan kapıya o kadar bakarız ki, açılmış olan yeni kapıyı göremeyiz.

Öyle güzel gülmelisin ki, insanlar seni ağlatmaya utanmalı.

Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.

 ]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply