Genel

Minik bir kadının kocaman hayatı…

Kitap: Marilyn: Aşk… Ölene Dek
Author: Alfonso Signorini
Basım Yılı: 2011
Yayınevi: Turkuvaz Kitap
Sayfa Sayısı: 237


Ünlü gazeteci Alfonso Signorini’nin kaleminden İtalya’da çok satanlar listesinde uzun süre bir numara kalan yepyeni bir biyografik roman. Maria Callas ve Chanel’den sonra bu kez de gelmiş geçmiş en büyük Hollywood yıldızının acılarla, aşklarla, başarılarla ve milyonlarca hayranla sarılı yaşamının hiç bilmediğiniz noktalarını, nefis bir roman tadında, bir solukta okuyacaksınız… Norma Jeane’in yetim gibi geçen acılı çocukluğundan, zorla evlendirilmesine; mankenlikten figüranlığa; seks sembolü oluşundan dünyanın en çok tanınan efsanevi Hollywood tanrıçası olmasına kadar geçen hayatı ve gizemli ölümünün perde arkası… “Şöhret harikadır ama soğuk bir gecede ona sarınamazsınız.” “Güzellik ve kadınsılık yaşla ilgili değildir ve inşa edilemez. Fabrikatörler bana kızacak ama çekicilik de üretilebilecek bir eşya değildir. Gerçek çekicilik bütünüyle kadınlıkta yatar.”
Bu kitabı uzun süre önce elime geçirmiş olmama rağmen bir türlü sıra gelip de okuyamamıştım. Marilyn ile Bir Hafta (My Week With Marilyn) filmi sonrasında ‘şimdi tam zamanı!’ diye düşünerek aldım elime. Gazeteci Alfonso Signorini’nin kaleme aldığı bu kitap cidden bir çırpıda okunuyor. Biyografi değil de roman gibi yazılmış olmasının bunu daha da kolaylaştırdığını düşünüyorum. Filme ilgisi olsun olmasın, Marilyn Monroe’yu sevmeyen bir insanla karşılaşmadım bugüne kadar. Hayat hikayesini biliyor olsanız bile arada ne detaylar çıkacağını merak ediyorsunuz okurken…
Kitap, Monroe’nun doğumundan ölümüne kadar her olayı kapsıyor. Hayatında dönüm noktası olanların ayrıntısı ise diğerlerinden daha fazla haliyle. Özellikle küçüklüğünde annesi tarafından dışlanmış olması, sevgi ve ilgi bekleyen bir kız olarak bunu bulduğu her an mutluluğun elinden uçup gitmesi gibi durumlarla ilgili duygularına tanık oluyorsunuz. Her şeyi sevilmek ve ilgi görmek için yaptığını izlemek, ardından da her zamankinden daha yalnız olduğunu görmek üzüyor insanı, ne yalan söyleyeyim.
Kitabın içinde önceden bilmediğim bir şeyler olmadığını söylemem gerektiğini düşünüyorum. Ancak herşeyi sırasıyla, tekrardan okumak, neyin neden olduğunu görmek kafanızdaki Marilyn’e ışık tutuyor. Benim favorim tabii ki kitap kurtluğundan bahsedilen kısımdı. Ünlü olsun olmasın, kitap seven insanlara hemen kanım ısınıveriyor, elimde değil. Marilyn’in kitap sevgisi şöyle anlatılıyor:
‘Marilyn kitap okumayı çok seviyordu. Bazen tek kelimesini anlamadan bir kitabı saatlerce okurdu; bu kadar entelektüel bir uğraşla ilgilenmek ona kendini iyi hissettiriyordu. Klasikleri ve özellikle Goldoni ile Shakespeare’i çok seviyordu. Hırçın Kız‘ın dik kafalı başkarakteri Caterina’yı büyüleyici buluyordu.’
Marilyn Monroe’yu ve/veya biyografileri seviyorsanız bu kitabı da tek solukta okuyacaksınız.
P.S. Bu arada kitapta çok fazla yazım hatası olduğunu da belirtmem gerekiyor. Eksik harf gibi hataların yanı sıra ‘Marilyn kendini çok mutluluk hissediyordu’ diye bir cümle var mesela. 
P.S.S. Son zamanlarda sağımın solumun Marilyn Monroe olmasından faydalanarak Monroe fanatiği bir arkadaşım için bir hediye de yaptım. Kumaşı kesip beyaz çerçeveye koyunca daha güzel oldu ama onun resmini çekemedim daha; bununla idare edin.
]]>

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply
    Euphoric
    13 Mart 2012 at 17:51

    filmden sonra ben de bu kitabı okumak istedim
    hala elimşe ulaşmadı kargoda ühüü
    o yüzden yazını okumadım, sadece resimlere baktım
    hediyen muhteşem olmuş
    arkadaşın çok şanslı =)

Leave a Reply