Menu
Kitap Yorumu / Müzik

Nazan Öncel kitap yazmış: Yarınsız Yarın

90’larda çocuk olduysanız (ben 84’lüyüm) yüksek ihtimalle Nazan Öncel’e hayransınızdır. Hele ki benim gibi kendini diğerlerinden farklı, tam olduğu yere ait değil gibi hisseden bir kız çocuğuysanız Gidelim Buralardan ve Sokak Kızı gibi şarkıları o henüz her şeye ermeyen aklınıza, kalbinize işlemiştir. Sonraları kendisini eskisi kadar yakından takip etmesem de 90’lar şarkı listemde birden fazla şarkısı var ve ne zaman karışık çalma modunda biri denk gelse inanılmaz mutlu oluyorum, o kesin. E Nazan Öncel kitap yazınca da okumasam olmazdı tabii ki!

Bazen frene basmayı kendimize öğretmeye değmez miydi yaşamak? Nasılsa olacağına varırdı hayat.

Sayfa 183

Kitabın belli bir yerine kadar gerçekten Nazan Öncel albümü dinliyormuş gibi hissettim kendimi. Kendisiyle tabii ki hiç sohbet etmedim ama sanki salonda koltuklara yayılmışız, elimizde cin toniklerle o anlatıyor, ben dinliyormuşum gibi onun sesiyle okudum tüm kitabı. Kapağından da tahmin edebileceğiniz gibi sonlarına doğru biraz bilimkurguya bağlıyor. Tam olmamış ama denemiş en azından: kitabın tanıtım metninde “Tekrarına en çok ihtiyacımız olup da tutamadığımız şeydir zaman” cümlesi var. Bana şahsen “peki ya tutabilseydik zamanı, o zaman daha iyi olur muydu her şey?” diye sormuş gibi geldi Nazan Öncel kitap ile.

Nazan Öncel kitap yazarsa okurum tabii!

Kitabın içinde ne var derseniz, tek kelimeyle anlatmam gerekirse “hayat var” diyebilirim. Çocukluk, büyümek, yaşlanmak, dert, aşk, kaybetmek, kaybolmak, doymamak, mutluluk, mutluluk arayışı… Aklınıza hayata dair ne gelirse. Öncel’in şarkılarını bilenler bilir, tek bir cümleyle “ah!” dedirtebilir. Nazan Öncel kitap yazarken de bunu yapmaktan çekinmemiş ve benim en sevdiğim kısımları da bunlar oldu.

Mesela;

Gözyaşlarım bana bunu hep yapıyor, olur olmaz zamanlarda kendini tutamıyordu.

Sayfa 30
nazan öncel kitap yazar

Hele ki bu:

Sanki midemde bir kara delik vardı, yediğimi içtiğimi yutuyordu ve ben beş dakika sonra yine acıkıyordum. Belki de defolu ruhumun marifetiydi bu. Kim bilir?

Sayfa 31

Her ne kadar sonlarına doğru artık iyice distopyaya döndüğü kısımlarda hikâye beni biraz kaybetse de sonunda ağzımda bıraktığı tadı tüküresim de gelmedi açıkçası. Okurken hissettirdiklerini sevdim yani. En son çıkan Maymun Yılı kitabında Patti Smith de 2020’de başımıza gelenlere, COVID-19 gibi konulara değinmeden geçememişti. Nazan Öncel de yapmış bunu. Henüz bitmediğinden midir yoksa hayatımızı en fazla tepetaklak eden şey olduğu için midir bilmiyorum ama ben henüz virüs döneminde yaşadıklarımızı okumaya, izlemeye, dinlemeye hazır değilim; önce bir unutabilmek, en azından bir süreliğine unutmayı denemek istiyorum. Belki ondan sonrasında anca…

Nazan Öncel kitap ile ilgili olarak da şunları söylemiş çıktığında:

“Elinden kitap düşmeyen biri olarak, elime kalemi almaka ne kadar iyi yaptım bilemem. Senelerdir hikâyeler yazar, bir çekmeceye atardım, bunu bilen uzak yakın dostların beni masanın başına oturtmasıyla başlayan bir yolculuktur bu. Tanıkları olan sizlerden aldığım destekle yola koyulduk. Sözcüklerin yardımıyla, kurgunun izin verdiği oranda mizah gücüyle, edebi damarını hayatın ayağıma kadar getirdiklerinden alarak yazılmış olan ‘Yarınsız Yarın’ bugünden itibaren okurla buluşturuluyor. Daha ne diyeyim ey okur!”

Ve son olarak da kitabı bitirdikten sonra aklıma takılan, beni üzerinde düşündüren bir cümlesi ile bırakıyorum sizi:

Gitmek mi zor, kalmak mı zor?

Sayfa 221

Yarınsız Yarın Tanıtım Yazısı

“Bazen kelimelere ihtiyaç duymadan gelen şey mutluluktur, ama kalıcı olmadığını bilirsiniz. Zamanı durdurmak ne kadar mümkünse mutluluğu tutmak da ancak o kadar mümkündür. Tekrarına en çok ihtiyacımız olup da tutamadığımız şeydir zaman. Oysa sonsuza kadar mutlu yaşadılar klişesine bile göz yumabilirdim, fakat böyle bir şeye gücüm yetmezdi ve zaman paha biçilmezdi.

Bazıları geçmişini susturmayı, bazıları geleceğini konuşturmayı hayal eder durur. Ne geçmiş susar ne de gelecek konuşur. Bazen bir yarın bir ömre değecek kadar değerli olur ve o tek bir güne her nefesinde minnet duyarsın.”

 Nazan Öncel

Elinizde tuttuğunuz bu kitap İzmirli sanatçının ilk yazarlık denemesidir. Mizah ve edebiyat dergilerinde çok sayıda makale ve denemeleri yayınlanmış olan Nazan Öncel öğretmen bir anne ve memur bir babanın kızıdır. Kendine özgü diliyle ve ustalıkla yazdığı hikâyelerini müziğe taşıyarak hikâye anlatan şarkı yazarlığı geleneğinin ilk kadın temsilcisi olmuştur. İnsan olmanın sorumluluğuyla toplumun yaralarına işaret ederken “Edebiyatta olduğu gibi şarkılar da her şeyi söylemelidir,” diyen sanatçı New Port Üniversitesi Davranış Bilimleri mezunudur, Sokak Kızı olarak da nam salmış olup pek çok ödülün sahibidir.  

(Tanıtım Bülteninden)

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.