0
pamela moore chocolates for breakfast zimlicious
Kitap Yorumu

Pamela Moore ile kahvaltıda çikolata yemeye ne dersiniz?

24 Mayıs 2019

Chocolates for Breakfast’ı (Kahvaltı İçin Çikolata) uzun yıllardır duyuyorum ve kitabı bitirdiğim an ilk aklıma gelen şu oldu: “Pamela Moore, ilk Melissa P imiş ve bizim haberimiz yokmuş!” GoodReads’de, kitabın altında şöyle bir göz gezdirdiğim yorumların çoğu “eğer 18 yaşında biz kız kitap yazdıysa aman sakın okumayın” demiş… Pardon ama, tüm dünya Melissa Panarello’nun 17 yaşındayken yayınladığı Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi’ni yalayıp yutmadı mı? Hatta öyle bir yuttular da kitap film olmadı mı? Oldu. Neden içerik hafif değişince (bknz. sadece ve sadece seks odaklı olmayıp da daha fazla “genç kız içgörüsü” olunca) “amanın okumayın!” deniyor? Buna bir sinirlendim; baştan söyleyeyim…

pamela moore sevilmek isteyen kız

15-16 yaşlarını temel alarak, otobiyografik bir kitap yazdığına inanılan Pamela Moore, Chocolates for Breakfast 1956 yılında yayınlandığında 18 yaşındaymış. İlk Genç Yetişkin romanlarından olduğunu bile söyleyebiliriz bence; her ne kadar içinde vampirdir, kurt adamdır olmasa da… Ana karakterimiz, 15 yaşındaki Courtney ile tanıştığımızda kendisi yatılı okulda okuyor. Boşanmış ebeveynleri arasında, New York ve Hollywood arasında gidip geliyor sonra. İçinde bulunduğu ortam, yetişkinlerin yetişkin olamadığı, sürekli içip, eğlenmeye çalışmakla meşgul oldukları ancak depresyondan da bir türlü çıkamayıp, birbirlerini ezip, üzdükleri bir ortam. Bu ortamda yetişen çocuklar da, Courtney ve arkadaşları da tabii ki dahil olmak üzere, daha 15 yaşında olmalarına rağmen annelerinin en sevdiği kokteyli başarılı bir şekilde yapabilen ve hatta içebilen çocuklar. Siz de tahmin edersiniz ki Pamela Moore seksi keşfediş konusunu da işlemiş ama başta da dediğim gibi Melissa P’nin yaptığı gibi değil; bence Chocolates for Breakfast’ın insanları en rahatsız eden yanı yetişkinlerin psikolojilerinin inanılmaz bozuk olması ve yetişkin rolünü üstlenmeye çalışan çocukların başı boş bir şekilde saçmalaması…

Pamela Moore ve Courtney aynı kız mı?

Annesi ve babası yazar olan Pamela Moore, ilk kitabı olan Chocolates for Breakfast’ı Barnard College’da okurken tamamlamış. 15 yaşındaki kızların böyle kitapları okumasının bile skandal olduğu bir dünyada bir de yazan bir kızın olması tabii ki herkesi çok ama çok şaşırtmış. Yayınlandıktan sonra 11 dile çevrilen kitap, ne yazık ki yıllar sonra bir ortalıktan kaybolmuş… Hatta benim okuduğum versiyonundaki ek bilgilerin arasında yeniden basım yolculuğuna dair bilgiler de var. Durum böyle olmasına rağmen, kadınların arasında biz sır gibi gezinmiş durmuş kitabın kopyaları… Öyle ki, Courtney Love demiş ki, annesi kitabı o kadar sevmiş ki ona ana karakterin ismini vermiş mesela. Özellikle kadın ve genç kızların “cazibe, acı ve ergen gizemi” temalı bir kitabı es geçmesi beklenemez herhalde…

Burada uzun uzun anlatıp sizi baymayacağım ancak Pamela Moore röportajlarında kitabının otobiyografik olmadığını iddia etse de hayat hikâyesine baktığınızda olayları birebir anlatmamış olsa bile kendi hayatından büyük oranda etkilendiğini açık bir şekilde görüyorsunuz. F. Scott Fitzgerald’dan ne kadar etkilendiğini de—ve baktığınızda yine ikisi de benzer ortamlarda yaşamış sonuçta. Ancak kızcağızı yerden yere vuran da ne yazık ki Amerika olmuş: Avrupa’da sofistike, bilgili, Amerikan gençliğinin sözcüsü biri olarak görülen Pamela Moore, Amerika’da skandal yaratmaya çalışan, daktiloya pat pat vurarak kitap yayınlamış biri olarak görülmüş. Her ne kadar Chocolates for Breakfast sonrasında üç roman daha yazdıysa da hiçbirinde aynı başarıyı yakalayamayarak bir bunalıma sürüklenmiş…

Sonu, ne yazık ki Sylvia Plath gibi olmuş…

Pamela Moore

Bu yönüyle de Sylvia Plath’e benzetiliyor Pamela Moore. Baktığınız zaman her ikisi de belli bir başarıyı yakalamış, “evli-mutlu-çocuklu” tiplemesine uygun görünen, genç kadın yazarlar. Ama her şey dışardan göründüğü gibi değil tabii ki… 7 Haziran 1964’te Pamela Moore henüz dokuz aylık olan oğlunu da yanına alarak yazısının başına oturuyor. Eşi, babasını ziyaret etmek için öğlen saatlerinde evden çıkıyor. Akşamüstü beş sularında eve döndüğünde ise Pamela’ya daktilosunun yanında, yerde ölü buluyor. Ününü kaldıramadığından mı, kendi ülkesinde maruz kaldığı eleştirilerden mi, aynı başarıyı bir daha yakalayamadığından mı bilmiyoruz tabii ama Pamela Moore, Kurt Cobain misali silahı ağzına sokup tetiği çekerek kendi hayatına son veriyor.

Okurlar da, eleştirmenler de gerçekten çok acımasız olabiliyor bence. Eğer genç yetişkin romanlarını seviyorsanız, ama Çavdar Tarlasında Çocuklar ve Saksı Olmanın Faydaları tarzı, içinde paranormal olmayan genç yetişkin romanlarını seviyorsanız Chocolates for Breakfast’ı da mutlaka okuyun derim. Adını geçirdiğim her iki kitaba da benzemiyor ve sizi oldukça şaşırtacak; Pamela Moore sizi hem sinir edecek, hem sempatinizi kazanacak, hem de “yemeyeyim ya kahvaltıda çikolata” dedirtecek.

Chocolates for Breakfast, 1957 yılında Altın Kitaplar tarafından, Sevilmek İsteyen Kız başlığıyla dilimize kazandırılmış. Yalnızca Nadir Kitap’ta bulabildim; keşke tekrar bassalar.

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.