Menu
Kitap Yorumu / Müzik

Patti Smith Maymun Yılı ile “bizi cebine koyup yanında gezdiriyor”

patti smith maymun yılı kitap yorumu zimlicious kitap blogu

Başlıkları cümleyi #bookfriend’im Aslı’dan çaldım. Patti Smith’in son kitabı için elimden bırakamayıp bir gecede bitirdiğimi söylediğimde kullandı bu cümleyi. Diğer kitaplarında da olduğu gibi Patti Smith Maymun Yılı ile de gerçekten “bizi cebine koyup yanında gezdiriyor.” Bu seferki biraz daha hüzünlü, yer yer umudunu yitirmiş ve ara ara sürrealleşen bir yolculuktu ama itiraf etmek gerekirse kendisini o kadar seviyorum ki evini nasıl süpürdüğünü anlatsa onu bile severek okurum yüksek ihtimalle.

Çoluk Çocuk kitabının yeri bir ayrı, M Train’i ona (yani Patti’ye) ihtiyacım olduğu bir an okurum diye kenara ayırmıştım ki bir baktım Maymun Yılı çıktı. Sonra elimdeki M Treni kitabının imzalı olduğu geldi aklıma. Onun peşine de İstanbul’da çok sevdiğim Horses albümünü baştan sona çaldığı o inanılmaz konseri. Zaman kavramım saçmaladığı için Google’layıp baktım; 23 Haziran 2016’da izlemişim o konseri. Bunu görünce hafiften gözlerim doldu çünkü Patti’nin Maymun Yılı o yılın sonunda başlıyor. Belki bu kitaba yansıyan hislerinden bazıları o an onunlaydı ve birkaç saatine denk gelmişim de haberim yokmuş! Belki de o yüzden o akşam kaybettiği arkadaşlarının yanı sıra Lou Reed, Prince ve David Bowie’yi de anmıştı. Canım Patti ya.

Patti Smith Maymun Yılı ile bizi rüyalarıyla buluşturuyor

“Fangirling” hastalığım tabii ki sadece müzikle, filmlerle ve dizilerle sınırlı kalmayıp kitaplara da taşıyor. Sevdiğim klasiklerin farklı basımlarını toplamanın yanı sıra sevdiğim yazarların imzalı kitaplarını ve ilk baskılarını da kovalıyorum. Patti Smith Maymun Yılı kitabının orijinalini de çıkar çıkmaz almıştım aslında; aynı M Treni gibi ona ihtiyacım olana kadar bekletiyordum. Sonra Türkçesi de çıkınca okumak farz oldu artık – ama burada belirtmek istediğim şu ki elimdeki, her iki dildeki baskının da ilk basım olması beni nasıl mutlu ediyor anlatamam! Bu yorumu yazdığım sırada işaretlediğim alıntılara bakarken de her ikisini de ayrı ayrı okşuyorum itiraf etmek gerekirse.

patti smith maymun yılı ingilizce türkçe baskıları zimlicious kitap blogu
Her ikisinin de ilk basım olduğunu bilerek aptal aptal sırıtıyorum baktıkça.

Rüya görmekle ilgili sorun şu ki, diye düşünüyordum, nihayetinde sizi tek bir gerçeğe dayalı olmayan bir sonuca götüren abes gözlem ve söylemlere yok açan ve aslında hiçbir gizemi olmayan bir gizemin içine çekilebiliyorsunuz. Alice ile Deli Şapkacı’nın karmaşık sohbetlerini fazlasıyla andırıyordu.

Sayfa 21

Patti Smith’in en sevdiğim yanlarından biri iyi bir okur ve müziksever olmasıydı. Sık sık sevdiği yazarlara, kitaplara şapka çıkarıyor. Bana sorarsanız onda da bir “fangirling” durumu var ve bu çok hoşuma gidiyor. Patti Smith Maymun Yılı kitabında da mesela “yakalan doğum gününe bir selam mahiyetinde” Allen Gİnsberg’ün şiirlerini okuyor. Robert Walser’ın yürüdüğü sokaklarda yürürken James Joyce’un mezarının hemen tepede olmasına heyecanlanıyor, “Oslo’daki boş bir galeride Joseph Beuys’un bir başına asılı duran gri keçe takım elbisesi”ni ziyaret ediyor. Bu tarz şeyler anlatarak yüzüne bir tebessüm kondurduğu yetmezmiş gibi kitaplar ve kitapların onun için önemi hakkında yaptığı bir konuşmaya da uzun uzun yer veriyor.

Ünlüler de üzülür, hüzünlenir

GoodReads’de kitabı listeme eklerken sırf gözüm istemsizce kaydığı için gördüğüm bazı yorumlar beni üzdü açıkçası. “Zengin, ünlü kadının hayattan kopuk bıdıbıdıları” diyen olmuş. “Fazla karanlık ve takip etmesi zor; olaylar ve düşünceler çok karmaşık” diyen olmuş. Patti Smith Maymun Yılı kitabına zaten en sevdiği arkadaşlarından birinin komaya girmesini anlatarak başlıyor. Başka bir yakın arkadaşı eli ayağı artık tutmadığı için yazı yazamayacak halde. 70 yaşında bir kadın olarak şimdiye kadar kaybettiği eşini, annesini, diğer arkadaşlarını ve ölümü düşünüyor. Bana sorarsanız insanların o “takip etmesi zor ve karmaşık” dedikleri yazı stili gerçekten de ruh halini birebir yansıtıyor. Ünlü, zengin olması birinin ölümle yüzleşmesi gerektiği gerçeğini değiştirmiyor; tam da bu nedenle o yorumlara sinir oldum işte. Her zaman politik görüşlerini açıkça belirten ve onların arkasında duran bir kadın olarak da kendi kişisel problemleri yetmiyormuş gibi üstüne bir de Trump gibi politik saçmalıklar biniyor – bunlar hakkında da söyleyecekleri var tabii ki Patti’ciğimin; söylüyor da.

Her şey gönülden kopar. Sarhoş gönülden. Sen hiç sarhoş oldun mu? Gerçekten sarhoş? Günler süren, her şeyin romantizmde kaybolduğu, abeslik girdabına girdiği bir sarhoşluktan bahsediyorum.

Sayfa 177

Son olarak söyleyecek iki şeyim var:

  • Patti Smith hayranı değilseniz hepsi “anı” niteliğinde olan kitapları ilginizi çekmeyebilir, okumakta zorlanabilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok; kendinizi üzmeyin, kötü hissetmeyin yani.
  • Hafiften ruh hastası olduğum için bir bölümü İngilizce kitaptan, bir bölümü Türkçe çevirisinden okuyarak ilerledim. Durum böyle olunca çevirmen Seda Ersavcı’ya da “bravo!” demeden geçemedim.

Patti Smith Maymun Yılı ile kalbimi yeniden fethetti diyebilirim. “Haterz gonna hate” sonuçta, kendi bilecekleri iş. Yeter ki Patti bizi cebinde gezdirmeye devam etsin.

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.