Menu
Film/TV

Pride

Pride_Movie_2014_Poster

Bu yaz Amerika’dayken tarihi bir olaya tanık olma fırsatını yakaladım: eşcinsel evlilik, tüm ülkede yasal oldu. “Evet,” dedim kendi kendime, “dünyanın öbür ucundan da olsa bir yerden başladı sonunda.” O gün Philadelphia’dan New York’a dönmemiz gerektiği için Onur Yürüyüşü’nü kaçırdık. Ancak önümüzden akın akın geçen kadınları ve erkekleri sırıtarak, mutlu mutlu selamladık. Ertesi gün ise İstanbul’daki Onur Yürüyüşü’nde binbir olayın çıktığının haberini alarak yıkıldık… İşte Pride da tüm bunların geçmişe doğru uzantısı olan bir film. 1984 yılında madenciler iş bırakma eylemi yapıyor ve Thatcher’ın onlar işe dönene kadar kendilerini aç bırakmaya kararlı olmasıyla bu eylem bir yıl sürüyor. Sonunda da savaşlarını kaybediyorlar ancak bu bir yılda inanılmaz dostluklar kazanıyorlar. Londra’daki bir LGBT grubu, madencilere destek vermeye karar veriyor. Onları için para topluyorlar. Ancak amaçları yardım etmek olsa da kendilerine karşı olanlar, cehennemde yanmalarını isteyenler çok olduğu için yardımlarını almayı kabul ettirecek birini bulmakta çok zorlanıyorlar. Sonunda Galler’deki bir grup madenciye ulaşarak “tesadüfen” yardımlarını kabul ettirebiliyorlar.

pride_int_727x350

Gerçek bir hikayeden uyarlanan Pride’da iki taraf da birbirini kabul etmekte zorlanıyorlar. Gaylerin ve lezbiyenlerin dokunduğu paraları kabul etmeyen madenciler kadar onların etrafında kendilerini rahat hissedemeyen gayler ve lezbiyenler de var. Hatta LGBT grubunun yardımını sonuna kadar reddeden, tüm kasabayı da bu yönde şekillendirmeye çalışan bir kadın bile var. Çok fazla karakter var filmde ve hepsinin kişisel, özel hayatlarına şöyle bir göz atma, karşılaştıkları zorlukları görme ve bugün oldukları yere nasıl geldiklerini az da olsa öğrenme fırsatını buluyoruz. Sırf gay olduğu için ailesi tarafından dışlanan bir adam, gay olduğunu ailesine açıklayamadığı için üniversiteye gidiyorum diyerek LGBT topluluğuyla çalışan genç bir adam, hayatlarında ilk kez açıkça gay ve lezbiyen olanlarla tanışan insanlar ve onları anlamaya çalışma çabaları…

Filmin verdiği mesaj, aslında bugün de ihtiyacımız olan mesaj: birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Hepimiz aynıyız aslında; kiminle yatıp kalktığımızın, hangi tanrıya inandığımız veya inanmadığımızın farketmemesi gerekiyor. Herkes birbirini anlamaya çalıştıktan, birbirini kolladıktan, tek bir bakış sonrasında yargılamaya başlamadıktan sonra tenimizin ne renk olduğu gibi elimizde olmayan, değiştiremeyeceğimiz ayrıntılar neden savaşa yol açsın ki?

[embed]https://www.youtube.com/watch?v=vsFY0wHpR5o[/embed]]]>

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.