0
cadılar zimlicious kitap blogu
Kitap Yorumu

Roald Dahl’ın kaleminden cadılar: yabancılardan şeker almayın!

19 Ekim 2019

Shirley Jackson öyküleri yazımda da belirttiğim gibi Ekim ayı boyunca Karanlık Şato, bir Lanetli Maraton düzenliyor. Roald Dahl’ın kaleme aldığı The Witches (Cadılar) da bu kapsamda, Cadı Takımının üyesi olarak okuduğum kitaplardan biri oldu. Bu aralar yorulduğumu ve yaşlandığımı şöyle hissediyorum: yıllar önce, birden fazla kez okuduğum kitapları bile hatırlamakta zorlanıyorum. Cadılar da bunlardan biri; Roald Dahl’ın en sevdiğim kitabı diyemem çünkü Matilda’nın yerini doldurmak o kadar kolay değil, ama klasik bir Roald Dahl kitabı, orası kesin. 

Roald Dahl, Cadılar ile yine çocuklara hayatta kötüler olduğu kadar iyilerin de olduğunu gösteriyor. Ama asıl hoşuma giden öğretisi şu: başımıza gelen bazı kötü şeyleri kontrol edemiyoruz ne yazık ki. Böyle bir şey olduğunda hayata küsüp, kaderimize ağlamak yerine hayatımızı duruma uygun şekilde düzenleyebilir ve işlere iyi yanından bakarak mutlu olmayı başarabiliriz. Ben de şahsen son zamanlarda bu öğretisini dikkate alarak hayatıma uygulamaya çalışıyorum ama bakalım başarılı olabilecek miyim…

cadılar roald dahl kitap ilüstrasyon

Gerçek cadılar cidden kötü mü?

Ekim ayının ruhuna uygun olsun kafasıyla bir yandan da cadıların tarihçesi tarzındaki The Penguin Book of Witches’ı okuyorum. Ve bu beni sık sık düşündürüyor: cadılar (ya da hadi “cadı” diye damgalananlar diyelim) cidden kötü müymüş? Roald Dahl’ın kitabındaki cadılar kötü insanlar çünkü dünya üzerinde ne kadar çocuk varsa onları yok etmek istiyorlar. Ana karakterimizin adını bilmiyoruz; “the boy,” yani “çocuk” diye geçiyor sadece. Norveçli anneannesi onu cadılar ve onların kötülüklerine karşı uyarıyor anlattığı hikâyelerle. Her ne kadar cadılar için “kötü” algısı oluşturulmasına biraz bozulduysam da her zamanki gibi Roald Dahl’ı takdir ettim çünkü ebeveynler gidip çocuklarına “etrafta kötülükler var evladım” derse pek bir etkisi olmayabilir ama böyle tatlı bir hikaye üzerinden her şey daha anlaşılır olabilir. Ki “yabancılar şeker verirse alma sakın” mesajı bile var içinde. Ama tam nerede olduğunu okuyun, kendiniz görün diyorum. 

Kitabın en güzel yanlarından biri olayların hızlı hızlı gelişmesi. Bir yetişkin olarak beni baymadıysa, çocukların dikkatini de canlı tutabilir diye düşünüyorum. Roald Dahl, çocuklarla kanka muhabbeti yapıyor resmen yazarken ve çocuklara bir şeyler anlatmaya çalışan pek çok yetişkin gibi ne bilmişlik taslıyor, ne de onlara “siz bunları bilmezsiniz” edasıyla yaklaşıyor. “Böyle bir şeyler var, haberiniz olsun” diyerek, kararı onlara bırakıyor. Eminim ki Cadılar kitabını okuyan her çocuk tanımadığı insanlara şüpheci yaklaşacaktır ve dünyanın şu anda ne halde olduğunu göz önünde bulundurursak bu hiç ama hiç kötü bir yaklaşım olmaz. Bize küçükken “aman yabancılara dikkat et” derken “hırlısı var, hırsızı var” derlerdi ama bugün ne yazık ki hırlılardan hırsızlardan çok daha iğrenç ve kötü insanlar var ve işin içinde hele ki çocuklar olduğunda endişelenmemek mümkün değil. 

Benim çocuğum yok, hiçbir zaman da olsun isteyenlerden olmadım. Ama yakın arkadaşlarımın var ve o çocukları ilk tanıştığımız günden beri çok seviyorum. Kitap kurdu Simay Teyze olarak onları kitaplara boğmam kaçınılmaz tabii! Kendim de oldum olası çocuk kitabı seven biri olarak iyi seçimler de yapacağımı umuyorum. Şu anda hepsi Cadılar gibi kitaplar için çok küçük ama her birine bir Roald Dahl seti hediye edeceğim kesin!

Kitabın Türkçesi de Can Yayınları’ndan çıkmış bu arada. Ben İngilizce’sinden okudum ama yayıncı Can olunca gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz diye düşünüyorum; çevirileri çok iyi oluyor. 

cadılar roald dahl kitap kapak

Tanıtım Yazısı: 

“GERÇEK CADILAR sıradan giysiler giyerler ve tıpkı sıradan kadınlara benzerler. Sıradan evlerde otururlar ve SIRADAN İŞLERDE çalışırlar. Onları yakalamak işte bu yüzden çok zordur. GERÇEK BİR CADI çocukları günahı kadar sevmez, çocuklardan nefret eder, çocuk görünce kan başına sıçrar.”

Cadıların Cadısı, İngiltere’deki tüm çocuklardan kurtulmak için korkunç bir plan yapar. Önce, cadılar şeker dükkânlarını ele geçireceklerdir. Sonra, dükkânların vitrinine bir ilan yapıştırıp büyük açılış günü bütün çocuklara bedava şeker ve çikolata dağıtılacağını duyuracaklardır. İçlerinde, Cadıların Cadısı’nın hazırladığı Formül 86 Zaman Ayarlı Fareyapan İksiri olan bu şeker ve çikolatalar çocukları fareye çevirecektir! Sonra da gelsin fare kapanları! Hikâyemizin anlatıcısı olan küçük oğlan bu acımasız plana kulak misafiri olur. Neyse ki büyükannesi cadılar hakkında her şeyi bilmektedir. Ne yazık ki, büyükannesine akıl danışamadan kendisini fareye dönüşmüş bulur. Cadılar zafer kazanacak mıdır? İngiltere’deki çocukların sonu mu gelecektir? Ve büyükannenin eksik olan parmağının arkasındaki sır nedir? Bu kitapta tüm bu soruların yanıtlarını bulacaksınız…

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.