Menu
Kitap Yorumu

Romantik komediciler için Christina Lauren kitapları birebir

christina lauren kitap

İsteyen dalga geçsin, isteyen cancel’lasın; romantik komedi seviyorum ben. Dönüp dönüp izlediğim, modumu yükselten ve ruh halimi olumlu etkileyen filmlerim olsa da işin içine kitaplar girdiğinde iyisini bulmak çok zor. İşte, böyle bir arayış sırasında, tamamen şans eser Christina Lauren ile tanıştım bu yıl. Josh ve Hazel’ın Sevgili Olmama Rehberi’ni kitap alışverişi yaptığım sitelerden birinde görüp konusunu okuduktan sonra sepete ekledim. “Sevgili Olmama” diye başlık atarak benim gibi umutsuz, zavallı yalnızlara olta atmış benlerce, ben de şap diye atladım yeme valla. Sahte Balayı’nı ise sevdiğim kitap YouTuber’larından Kevin çok merak ettirdi. Hatta “tamam, alıyorum okuyorum ya!” dedikten sonra yazarın adına bile dikkat etmemişim. Paketim gelip de elime alınca Christina Lauren ismi tanıdık geldi de kitaplarımı karıştırıp gördüm ki ben başka bir kitabını zaten okumuşum! Böyle küçük sürprizlere aşırı heyecanlanıyorum; ne yapayım.

Dediğim gibi, romantik komedinin iyisini bulmak zor, hele ki kitaplar söz konusu olduğunda daha da zor. Benim sevdiğim ve hatta özellikle istediğim bir saçlamalama seviyesi var romantik komediler için. Tam nasıl anlatayım bilemiyorum – gözlerini devirmek ve aptal bir mutlulukla sırıtmak arasında kalan pembe tonlu yer diyebilirim belki? En sevdiğim romantik komedi yazarlarından Jane Green’in okuduğum tüm kitaplarında bu var mesela. Haldır haldır diğerlerinde de bunu arıyorum tabii ki. Şimdiye kadar pek çok hayal kırıklığı yaşadıktan sonra ona epey yakın bir şeyi Christina Lauren kitapları ile yakaladım valla.

christina lauren

Christina Lauren aslında Christina VE Lauren’mış!

Kitaplara gelmeden şunu da söyleyeyim, Christina Lauren aslında Christina ve Lauren isimli kadınlardan oluşan bir ikiliymiş! Yapanlar bilir, yazı işi başkasıyla birlikte yapılması çok zor bir şeydir. O yüzden bunu öğrenince içimden bir “helal!” dedim. Kitaplara gelince ise her ikisinin de şimdiye kadar karşılaştığımız, klişe romantik komediler olduğunu söyleyebilirim. Her ikisi de tarafların önce birbirlerine gıcık olması sonra da aşık olmasını konu alıyor. Her seferinde “neden her şey nefretle başlamak zorunda?!” isyan ediyorum ama Christina Lauren gibi eğlenceli hikâyeler yazan olunca ve o romantik komedi abartısının seviyesini ortalarda bir yerlerde tutabilince gözlerimi devirerek değil, gülümseyerek okuyorum kitapları en azından. Josh ve Hazel’ın Sevgili Olmama Rehberi de Sahte Balayı da böyle okuduğum kitaplar oldu. “Bir daha bakmam ben buna” dediği kitapları elinden çıkaran bir okur olarak her ikisini de kitaplığımda tutmaya devam edeceğim çünkü ileride morale, iyi hislere ihtiyacım olursa dönüp tekrar okuyabilirim valla.

Nefretli başlangıçlardan sıkılmamın ve genelde neden bu olay örgüsünün tercih edildiğinin nedenlerini de bir durup düşündüm Sahte Balayı’nı okuduktan sonra:

  1. Christina Lauren gibi yazarlar hikayeleri kadın ana karakterlerin ağzından yazmayı tercih ediyor. Sahte Balayı’nda karakterleri doğru okuduysam kızımız biraz da kafasında kurmuş bu nefret olayını. E bunu kafasında kurup adamcağıza gıcık davranmaya başlayınca adam da öyle karşılık vermiş, ne yapacaktı başka.
  2. Ben kavgacı biri değilim. İnandığım şeyler, sevdiğim insanlar için sonuna kadar savaşırım, gerekirse kavga da ederim ama biriyle didişmeden rahat edemeyen insanlardan değilim, hatta didişmeyi hiç sevmem. Ama yine ve yeniden anlıyorum ki insanlar didişmeyi seviyor. Didişen insanları izlemek de zevkli olduğundan okuyoruz valla işte.
  3. Biraz umut veriyor insana böyle şeyler. Hani olmuyor gibi görünüyor ama bak, bazen de oluyormuş dedirtiyor. Bu nedenle de bu tür hikayelerin sevildiğini düşünüyorum.

Ancak bunları demişken “sana kötü davranıyorsa kesin sana aşıktır” kafasından da bir uzaklaşsak çok iyi olur bence. Eşek şakasına dönmediği sürece şakalaşmak, birbirine takılmak zevkli bir şey, evet, ama kimse özellikle sevdiği insanlara kötü davranmasın, davrananlar da sevgisini ifade etmenin daha olumlu bir yolunu bulsun allah aşkına!

Bu kadar yazdım yazdım kitapların konusundan bahsetmemişim. Ama zaten biliyorsunuz spoiler vermeyi sevmediğimi, o yüzden tanıtım yazılarını aşağı bırakıyorum. Hangisini daha çok sevdin derseniz sanırım hikaye olarak Sahte Balayı’nı, karakterler açısından ise Josh ve Hazel’ın Sevgili Olmama Rehberi’ni sevdim – Hazel’la o kadar benzer yanlarımız vardı ki asabım bozuldu biraz okurken, haha. Siz de bakın bakalım, aklınıza yatarsa Christina Lauren ile bir tanışın.

christina lauren josh ve hazel'ın sevgili olmama rehberiJosh ve Hazel’ın Sevgili Olmama Rehberi Tanıtım Yazısı

Sadece arkadaşız. Sadece arkadaşız. Sadece arkadaşız.

Eğer yeteri kadar tekrarlarlarsa belki gerçek olurdu.

Hazel Bradford, kolay bir kadın olmadığını biliyordu ve hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, çoğu erkek de şansını denemeye pek hevesli değildi. Evinde beslediği hayvan ordusundan korkmayanları da patavatsızlıklarıyla kaçırmayı başarıyordu. Eh, eğlenceden anlamıyorlarsa kendileri kaybederdi.

Josh Im, Hazel’la üniversite zamanlarında tanışmış ve onun en ele avuca sığmaz zamanlarına yakından şahit olmuştu. Uçarı ama temiz kalpli bu kadınla yıllar sonra tekrar karşılaştığında, tepetaklak olmuş hayatına onun sayesinde biraz olsun renk gelmişti.

Belki de esas sorun, aşkı çok yanlış yerlerde aramalarıydı.

christina lauren sahte balayıSahte Balayı Tanıtım Yazısı

İki düşman kendilerini romantik bir balayında bulunca her şey olabilir – aşk bile…

Olive Torres ikizlerin şanssız olanıydı. Kardeşi Ami ise daima kazanırdı ve hatta hayallerinin erkeğiyle evleneceği düğününü, gelinliğini, balayını bile bedavaya getirmeyi başarmıştı. Evini ve işini kaybedip dibe vurmuş Olive ise tüm düğünü sağdıç (ve en büyük düşmanı) Ethan Thomas’la geçirmek zorundaydı.

Fakat düğündeki herkes –Olive ve Ethan hariç– korkunç bir gıda zehirlenmesi yüzünden hastanelik olunca Hawaii’de her şey dahil (bedava) balayı tatilini kaçırmamak için ateşkes imzaladılar. On gün boyunca birbirlerini olabildiği kadar az görmeye kararlılardı ama Olive her zamanki şanssızlığıyla müstakbel patronuyla karşılaşınca tüm planları altüst oldu.

Yeni evli numarası yapmak onları fazlasıyla yakınlaştıracak ve düşmanlıklarının ardındaki nedenler birer birer ortaya çıkacaktı.

Daha fazla romantik komedi isteyenler buraya!