Genel

Sevdim seni bir kere, başkasını sevemem!

A.E. Rought’un ABD’de 8 Ocak 2013’te yayınlanacak BROKEN isimli romanını Mary Shelley’nin Frankenstein‘ının yeniden yorumlanması olarak pazarlıyorlar. E öyle de hakkaten…
İtiraf etmem gerekiyor ki, NetGalley‘de açıklamasını görünce hop diye atladım kitabın üstüne. Yer yer bayağı için sıkılsa da (ki bu eminim ‘aşkımdan ölüyoruuuuuuuum’ triplerine katlanamamdan kaynaklanıyor) bir kenara atasım da gelmedi. Ne olacak, ne bitecek merak ettim yani. Bitirdiğimde ise “eh, neyse ya” halindeydim ve yorumlamak bile gelmedi içimden ama sonrasında sinirlenince…
2012’de ilk okuduğum kitaplardan biri, Daphne Du Maurier’in Rebecca isimli kitabının yeniden yorumlanmasıydı. Paige Harbison’un New Girl isimli kitabı yani. O da çok yavan gelmişti. En sevdiğim kitaplardan biri olan Rebecca‘nın büyüsünü bozmuştu, basitleştirmişti kitabı. BROKEN’ı okurken de bu geldi aklıma… Kitabı bitirdikten sonra GoodReads’de kim ne  yazmış hakkında diye biraz yorum okudum. İşte o zaman cidden sinirlendim.
BROKEN’ı okuyanların çoğu Frankenstein‘ı okumamış ve okumayı da düşünmüyor! Böyle saçma bir şey olabilir mi? Neden orijinali dururken çakmasıyla yetiniyorlar? Artık okullarda okutulmuyor mu klasikler? Önce bir düşündüm, acaba gençler klasiklere burun kıvırıyor diye mi bu tür yenilikler yapıyorlar diye… E tough shit! yani; biraz da hop diye okunmayan, biraz kafa çalıştıran bir şeyler okusunlar. BROKEN’ın bir suçu yok ama patlama noktama denk geldi, yapacak bir şey yok.
Kitabın ana karakteri Emma’nın erkek arkadaşı Daniel ölünce kızımız bunalıma giriyor haliyle. Durmadan mezarlarda falan dolanıyor, ona her şey Daniel’ı hatırlatıyor, ‘sevdim seni bir kere, başkasını sevemem’ tripleriyle geziniyor ortalarda. Ta ki karşısına Alex Franks çıkana kadar. Alex’in BROKEN’ın Frankenstein‘ı olduğunu ben söylemeden de anlamışsınızdır zaten. 
Bunun dışında, başta da dediğim gibi, bazı kızımlar uzadıkça uzuyor ama okunamayacak bir kitap değil. Yalnız önce bir zahmet Frankenstein‘ı okuyun, beni deli etmeyin. NOT: Bunca bikbiklenmeden sonra “Peter Pan’ın yeniden yorumlanması” olarak pazarlanan Tiger Lily‘yi okuyorum. Fikrim değişti mi, değişmedi mi bildireceğim.
]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply