Menu
Kitap Yorumu

Terese Marie Mailhot ve kalbe çakılan meyveleri

Terese Marie Mailhot ile yeni tanıştım; Heart Berries isimli kitabının bir anda patlaması sayesinde. Zorlu bir ortamda, zor koşullar altında büyüyen bir kadının sinir krizi geçirdikten sonra kendi rızasıyla yardım almak için kapandığı hastanede yazdığı bir kitap olduğunu görünce de iyice meraklandım tabii. Kitabı okuduktan sonra ise şunu fark ettim: asıl hayat hikâyesi ile ilgi çekmiş zaten. Haksız yere ilgi çektiğini de düşünmüyorum ama hayat hikâyesini bilmeden Heart Berries’i okursanız mızmız, bir adama takılıp kalmış ve bunu kendinin en büyük derdi ilân etmiş bir kadının günlüğünden kopuk kopuk parçalar okuyormuşsunuz gibi oluyor. O yüzden asıl hikâyesinden biraz bahsedeyim istedim. Kitaba da tüm bunları yaşayan birinin patlama noktasındaki dışa vurumu olarak bakmak daha doyurucu olur diye düşünüyorum.

“Dünyayı duymak istiyordum ama cam çok kalındı.”

Sayfa 24
Yazar Teresa Marie Mailhot

Terese Marie Mailhot ve yaşamı

Terese Marie Mailhot Kanada’nın British Columbia ilinde, Hintlilere ayrılan bir bölgede büyümüş. Anneannesi ve ailesinin diğer fertleri çocukları ailelerinden ayıran, fiziksel ve cinsel tacize maruz kaldıkları, çok fazla çocuk öldüğü için rahibelerin onları gömecek yer bulamadığı bir yatılı okulda okumuş. Terese Marie Mailhot da daha genç yaşlarda yoksullukla, bağımlılıkla ve tacizle tanışmış. Çocuklarıyla pek de ilgilenmeyen annesinin sevgilileri de Mailhot’u taciz edenler arasında. Babası ise dört arkadaşıyla birlikte bir kızı kaçırdığı için hapse giren bir adammış ve aile onun tam bir şeytan olduğuna inandığı için Mailhot’un anneannesi bir seri katil kiralayarak adamı öldürtmeye bile çalışmış. Akıl alır işler değil gerçekten.

Koruyucu Aile Sistemi içinde büyüyen Terese Marie Mailhot 17 yaşındayken başka çıkış yolu olmadığını düşündüğü için çareyi evlenmekte bulmuş. İkinci çocuğunu doğururken ilk çocuğunun ebeveynlik haklarını kaybetmiş. Evliliği de bitmiş tabii. Bunun peşine ise yazı hocası Casey ile karmaşık bir aşk yaşamaya başlamış ve Heart Berries de aslında ona söylemek istediklerini kâğıda dökmesi bir nevi.

“Tek başıma hissetmeyi tercih edeceğim şeyler hissediyorum.”

Sayfa 14

Şimdiye kadar okuduklarımdan, izlediklerimden öğrendiğim bir şey var: bu tür hayatlar yaşamak durumunda kalan insanların ruh sağlığı ne yazık ki kolay kolay düzelmiyor ve kendilerine zarar verme eğiliminde oluyorlar. Bu fiziksel bir zarar değil, ruhsal bir zarar da olabiliyor ve Terese Marie Mailhot da ruhsal olarak kendi kendini sabote edenlerden biri. Hastaneye yattığı, kitabı yazdığı dönemde de zaten kendisine Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD), yeme bozukluğu ve Bipolar II teşhisleri konmuş. Bunların etkisini, aklının ve duygularının nasıl gidip geldiğini, değiştiğini de net bir şekilde görüyorsunuz kitapta.

Ben şahsen böyle bir hayat yaşamış bir insanın hastanede biten yolculuğunu okumak isterdim. Yazması çok zor olurdu, ondan eminim ama Heart Berries de hiç kolay olmamıştır diye düşünüyorum. Aralarda çocukluğundan, ailesinden, başına gelen bazı olaylardan bahsettiği kısımlar var ama o hissi anlamamıza yetecek kadar bilgi de paylaşmıyor. Başta da belirttiğim gibi hayat hikâyesini bilmeden okuduğunuz zaman “amma da takmış bu adama; belli ki ona iyi gelen biri değil, keşke sıyrıl artık şundan diyecek bir yakını olsa” derken buluyorsunuz kendinizi. Hatta kendisinin bencil olduğunu söylediği kısımlarda ve özellikle mutluluğunu, akıl sağlığını tek bir adama bağlamasına da inanılmaz sinirleniyorsunuz.

“Acı, ışıktan bile hızlı ve keşke insanlar unutamadığım ve açıklayamadığım şeyler için beni suçlu görmese.”

Sayfa 97

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.