Kitap Yorumu

Tina Fey: Bossypants

Tina Fey, sevdiğim kadınlardan biri— Hollywood tipine aslında uymayan, kendi olarak bir yerlere gelmeyi başarmış, “girlpower!” havasına sahip ve bunu uygulamaya da geçiren, komik ve zeki bir kadın. Son tatilimde çok fazla oradan oraya gittim ve yolculuk sırasında okuyacak, kafamı da çok fazla yormayacak bir şeylere ihtiyacım vardı. Bossypants, kısa kısa bölümlerden oluştuğu için buna çok uygun oldu.

tina-fey-bossypants

Tina Fey, Bossypants’te komik bir dille çocukluğunu, gençliğini ve bugün bulunduğu yere nasıl geldiğini anlatıyor. Biraz “çirkin ördek yavrusu” olarak büyümüş kendisi ve bu sayede hayata farklı açılardan bakmayı, insanları görünüşleriyle yargılamamayı öğrenmiş mesela. Özellikle kadınlığa geçiş kısımlarında toplumun genç kızların ve kadınların omuzlarına yıktığı güzellik standartlarından ve bunların ne kadar saçma olduğundan bahsetmiş. Kendini tanımanın ve kendini olduğu gibi sevmenin önemini vurgulamış.

Bazı yerlerde (ki filmlerini izlediğim zaman da böyle çok hissettiğim oluyor) komik olmak için çok kasmış gibi geldi bana ama özellikle halen ne yazık ki erkeklerin egemen olduğu bir dünyada kadınların nasıl ayakta kalabileceğine ve bunun için kendilerinden ödün vermeleri gerekmediğine dair tespitleri özellikle kendisini seven ve Bossypants’i okuyan genç kızlar için çok yardımcı olacak diye düşünüyorum.

[caption id="attachment_3100" align="aligncenter" width="462"]Tine Fey Tina Fey[/caption]

Bossypants’te Tina Fey’in de belirttiği gibi hem anne, hem de çalışan bir birey olan kadınlara durmadan “ikisini birlikte nasıl yapıyorsun?” sorusu soruluyor. İnanmayacaksınız ama bekar olmama ve sevgilim olmamasına rağmen bana bile “nasıl yemek yapıyorsun?” veya “ne zaman temizlik yapıyorsun?” veya “çamaşır yıkamak işkence olmuyor mu?” gibi sorular geliyor sırf çalışıyorum diye. Ama sonra çalışan ve yalnız yaşayan erkek arkadaşlarıma bakıyorum; onlara hiç böyle şeyler sormuyorlar. İşte, Tina Fey de bizim gibi bu duruma isyan eden kadınlardan ancak bunu sinirlenmeden, normal karşılayarak, bu yaklaşıma sahip olanlarla dalga geçerek yapıyor.

Bir diğer artısı ise daha küçüklüğünden beri utangaç ve bazen de kendine güvensiz olabildiğini itiraf etmesi. Durum böyle olsa da kimsenin kendisini ezmesine, kenara itmesine izin vermiyor. Yani kitaptan çıkabilecek sonuçlardan biri (ve benim en çok beğendiğim açıkçası) şu: beğenmediğiniz, “keşke böyle olmasaydı” dediğiniz yönleriniz olsa bile onları kafanıza takmadan, hatta avantajınıza kullanarak hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz.

★★★

Bu kitap ile Kitap Kedisi 2015 Reading Challenge‘ın 4’üncü maddesini de tamamlamış bulunuyorum.

]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply