Genel

Yabancı Kucak – Ian McEwan

Kitap: Yabancı Kucak
Orijinal adı: The Comfort of Strangers
Yazar: Ian McEwan
Çevirmen: Pınar Kür
Basım yılı: 2004
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları Kelepir
Sayfa sayısı: 123 Romanları mimari açıdan ele alırım. Kapıdan girildiğinde o kapı öyle inşa edilmiş olmalı ki, okur o anda binanın sağlamlığına güvenmeli,” diyen Ian McEwan, yine sağlamlığı garantili bir yapıyla karşımızda. Son dönem İngiliz edebiyatının parlak yazarlarından McEwan, Yabancı Kucak’ta Gotik roman türünü Romantizmin ilk dönemlerinden günümüze taşıyor. Gotik edebiyatın temel özelliklerinden olan tekinsizlik, gizem ve korku havasını yaratmak için de mükemmel bir mekân seçiyor: Ne kadar dolaşırsanız dolaşın, her zaman dönülmemiş bir köşeyi, keşfedilmemiş bir geçidi, kayıp bir binayı, ağza alınmayacak deneyimlerin yaşandığı gizli bir mekânı gözden kaçırabileceğiniz duygusunu veren kadim Venedik kentini. Venedik’in, dış mekân olmasına karşın yarattığı kapanıklık duygusuyla ruhları daraltan Mary ve Colin, turistik gezilerin barındırdığı gözetleme ve kenti tüketme arzusuyla sokaklarda gzeinip dururlar. Bu gezinin, onların cinsellik, ilişkiler ve şiddetin ördüğü ağda gelişip çetrefilleşen bir yaşantıya götüreceğini bilmeksizin.
Yukarıdaki bilgiler Kitapyurdu ve Idefix‘ten toplanmıştır. Kitabın ilk ve son satırlarını İngilizce olarak firstandlastlines blog‘da okuyabilirsiniz.
Paragraflar, hatta sayfalarca süren tasvirlere dayanamıyorum ve bu kitapta onlardan çok var. O yüzden ilk başlarda fenalık bastığını itiraf etmem lazım ama sonunda bunların mantıklı, hikayeye bir şeyler katan tasvirler olduğunu anlayınca fikrimi değiştirdim. Bir çift boş boş tatil yapar gibi gözükürsen olayların saykoya bağlaması bayağı hoşuma gitti. Hikayenin baş kahramanları Mary ve Colin Venedik’te tatildeler. Mary ve Colin’in uzun zamandır birlikte oldukları belli ancak bir yandan da birbirlerinden uzaklaşıyorlar gibi bir halleri var. Şehirde kaybolmaktan yorula yorula gezerken bir akşam yabancı bir adamla tanışıyorlar. Saykoluklar da ondan sonra başlıyor zaten… Kitabı okumadan önce hakkındaki bir kaç eleştiriyi okumuştum ve her kafadan bir ses çıkıyordu. Kimisi sonu çok belli demiş, hiç sevmemiş. Kimisinin de aklı uçmuş. Ben ikinci gruba giriyorum. Tamam, kötü bir şeylerin olacağı belli ama sonuna geldiğimde ‘Yok canıııım! Yapmamıştır bu kadarını!’ diye düşünürken buldum kendimi. Ama tabii yapmış McEwan amca; hem de çok güzel yapmış. Bunun dışında okuduğum tek Ian McEwan kitabı Kefaret’ti ve onu da çok sevmiştim. Hem Kefaret’i, hem de Yabancı Kucak’ı göz önünde bulundurarak yazarın insanı tedirgin edişinden çok hoşlandığımı söyleyebilirim. Kötü bir şey olacağını hissettiriyor ve kafanızda senaryolar yazmaya başlıyorsunuz. Ancak olaylar ilerlemeye başladığında ‘Amanın, ne yaptı!’ diye kafayı sıyırıyorsunuz. Bu arada öğrendim ki kitabın bir de filmi varmış. İzleyeyim diye arıyordum ama sonradan vazgeçtim çünkü tasvirler geldi aklıma. Tipik Fransız filmleri gibi olacağını hissettim ve vazgeçtim izlemekten. Önyargılı davranıyorum, biliyorum ama durum böyle. Olur da siz incelemek isterseniz buyrun IMDB linki.


]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply