Genel

Yeni Kız – Paige Harbison

Bu kitabın Amerika’daki satış tarihi 31 Ocak 2012. Dilimize çevirilir mi bilmiyorum ama zannetmiyorum. Türkiye’de daha çok vampirli, vs’li gençlik kitapları popüler ve Yeni Kız’ın onlarla uzaktan yakından bir alakası yok. Bunu ‘Benim de artık bir Kindle’ım var!’ yazımda belirtmiştim ama tekrar söyleyeyim: bu kitabın ön okumasını NetGalley isimli web sitesinden edindim. İngilizce kitap okuyorsanız, bir e-okuyucunuz varsa veya bilgisayardan okurken zorlanmıyorsanız ve de gençlik kitaplarını seviyorsanız bence mutlaka üye olun. Pek çok yayınevinin kitapları var sitede ancak çoğunluğun gençlik kitapları olması dikkatimi çekti.
Şimdi gelelim Yeni Kız’a… Harbison romanı yazarken Daphne Du Maurier’in klasik romanı Rebecca’yı baz almış. Rebecca benim favori kitaplarımdan biri ve Manderley ismini görünce bu kitabı okumak istedim. Bu arada ana karakterimize Yeni Kız olarak hitap edeceğim çünkü kitabın sonuna kadar ismini öğrenmiyoruz…
Yeni kız Floridalı, lise çağlarında genç bir kız. Eskiden yatılı okula gitmek istiyormuş ve ailesi bu isteğini ciddiye almış. Manderley Akademi’de bir yer boşalınca hemen kaydettirmişler Yeni Kız’ı. Sonunda kendisini Manderley Akademi’de bulan Yeni Kız bir yandan evini, ailesini ve arkadaşlarını özlüyor, bir yandan da kendini garip olayların ortasında buluyor. 
Rebecca’yı okumadıysanız Manderley’i nasıl hayal edersiniz bilemem ancak ben aynı Du Maurier’in kitabındaki haliyle gözümün önüne getirdim. Bu hikaye için de oldukça başarılı bir lokasyon oldu hayalimdeki. Yeni Kız okula varıp yerleştiğinde anlıyor ki yerine geldiği kız, Becca, bir süredir kayıplara karışmış. Becca, herkes tarafından sevilen, okuldaki en popüler çocukla çıkan bir kızmış. Şimdi onu seven herkes Yeni Kız’ı yerini almaya çalışmakla suçluyor ve kızcağız çileden çıkıyor haliyle.

Şimdiki zamanı Yeni Kız’ın bakış açısından, geçmişi ise Becca’nın bakış açısından izliyoruz. Bu bence çok güzel olmuştu çünkü bazı olaylar geçmişi bilmeden fazla bir şey ifade etmiyor. Arada ‘şu da şu da olmuşmuş’ diye altyazı geçseydi bayağı sıkıcı olurdu. Bu farklı bakış açılarında aynı zamanda iki kızın ne kadar aynı, bir o kadar da farklı olduğunu görüyoruz. Her ikisinde de gençliğin getirdiği bir kendine güvensizlik var. Ancak Yeni Kız gerektiğinde kendini savunuyor. Aynı zamanda altında yatan nedenleri bulmaya çalışmadan triplere girmiyor ve diğer insanlara patlamıyor. Bu durumu çok tuttum ben çünkü genç olsun, yetişkin olsun mıymıy insanlara tahammülüm yok. Hele okurken hiç yok. 
Becca ise tam bu tahammül edemediğim tiplerden… Herkesin kendine hayran olması, okulun en popüler kızı olması, sahip olunamayacak çocuğun ona aşık olması gibi işlerin peşinden büyük bir azimle, sonuçlarını pek fazla göze almayarak koşuyor. Mesela bir çocuğu elde etmeye çalışırken onun en iyi arkadaşıyla yatıyor. Bu arada, yazarın seksi tabu olarak görmemesi de hoşuma gitti. Genellikle gençlik kitaplarının yazarları lisede seks diye bir şey yokmuş havasını takınıyor. Ne gerek varsa… Neyse, siz beni sapık falan sanmadan devam edelim…
Yeni Kız da pek çok kitap gibi kişilerin arasındaki ilişkiler ve bazı durumların nelere ittiğiyle ilgili bir kitap. Bence yazar kitabın akışı konusunda oldukça başarılıydı. Kimin gözünden anlatıldığı fark etmeksizin çeşitli olaylar ciddi merak uyandırıyor. Benim için bunların önde geleni ise Yeni Kız’ın ismini öğrenmekti.
Genel olarak kitabı sevmiş olsam da bir şey sinirime dokundu. Yeni Kız Harry Potter’ı okuduktan sonra yatılı okula gitmeyi istemiş ve bunu ailesiyle paylaşmış. Pardon ama Harry Potter’ı okuyup da kim yatılı okula gitmek ister? Tamam, ben de cadılık ve büyücülük okuluna gitmeyi deli gibi istemiştim ama yatılı kısmı aklıma bile gelmemişti. 
Dediğim gibi, kitabın Amerika’da çıkışının tarihi 31 Ocak 2012. Türkçe’ye de çevirilir mi, çevirilmez mi göreceğiz artık.
]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply