0
Kitap Yorumu

Yorum: BOY

16 Nisan 2015

İtiraflardan bir demetle başlamak uygun sanırım bu yoruma: 1. Simsiyah kapağı, üzerindeki tuhaf gözlerle daha baştan asabımı bozdu. 2. BOY’un Hollanda’nın en prestijli edebiyat ödülü Libris Literary Prize’a aday gösterilmiş ve BNG Bank Edebiyat Ödülü’nü kazanmış olması konunun tahmin ettiğim kadar ağır olacağını iyice bir hissettirdi. 3. Tanıtım yazısı “Evlatlık bir çocuk almak ve onunla yaşamak nasıl bir histir?” diye başlıyor. Çok uzun süredir eğer çocuk sahibi olmaya karar verirsem evlat edineceğime inanmış biri olaraktan bir “amanııııın!” dedim zaten burada. 4. İntihar kelimesinden ve anlamından ve her şeyinden nefret ediyorum; şimdiye kadar çok sevdiğim iki kişi hayatı değil, onu tercih etti çünkü. 5. Ölümün yaşı olmaz tabii bir çocuğun ölümü hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir şart altında insana dokunmayan, içini parçalamayan bir şey olamaz bence…

10414484_802643786457814_475751592030748455_n

BOY da böyle başlıyor işte… Evlat edindiği çocuğunu kaybediyor bir anne-baba ve çocuğun intihar ettiğine inanılıyor. Kadın baştan beri çocuğun diğerleri gibi olmadığının, genel olarak bakıldığında da hatta biraz değişik, tuhaf bir kişilik olduğunun farkında ama ebeveynler çocuklarını ne kadar tanıyabiliyor, okulda olup bitenler, bunlardan nasıl etkilendiklerini ne kadar bilebiliyorlar ki? Çocuğu mutlu etmeye çalıştığı belli ama olmuyor işte, anlayamıyorlar birbirlerini…

Bunun neden, nasıl ve ne diye kendi çocuğunun başına geldiğini anlamaya çalışan anne, onunla en son iletişim kurmuş olan öğretmeninin peşine düşüyor. İlk başlarda “ben nerde yanlış yaptım?” türü iç çatışmalarına tanık olurken mesela, birinci tekil şahıs ağzından dinliyoruz hikayesini. Sonradan, öğretmen Hannah’nın yanındayken, BOY’la ilgili ayrıntılar, sırlar, hiç bilmedikleri ortaya çıkarken ise üçüncü tekil şahısa geçiş yapıyor. Bu çok minik gözükse de bence çok akıllıca düşünülmüş bir ayrıntı: oğluyla ilgili daha fazla şey öğrendikçe aslında bir yandan ondan daha fazla uzaklaşmış oluyor çünkü kendisine anlatılan çocuk, onun tanıdığı, öpüp kokladığı çocuk değilmiş aslında…

[quote image=”https://www.zimlicious.com/wp-content/uploads/2015/04/boy200.jpg” title=”BOY” source=”the_source.html” author=”Wytske Versteeg”]Onun bu kadar kırılgan olmasını, onu koruyamayacağını; ileride, ona marka giysiler giydirmenin bir şey değiştirmeyeceğini, kursların ve kendini savunma eğitimlerinin fayda etmeyeceğini, çocukların bunlara bakmayacaklarını; bütün bunları beklemiyordun.[/quote]

İnsan tabii bir yandan da çocukların ne kadar acımasız olabileceklerini düşünmeden edemiyor. Toplumun ve illa ki ailelerinin de etkisiyle farklı olandan bilinçsizce çekinerek, korkarak, farklı olanı dışlayarak, onunla alay ederek, hayatını zehir ederek, kendilerini başkasının yerine koyma duyguları gelişmeden büyüyorlar. Çok ama çok yazık! Anlayacağınız üzere BOY kolay okunmayan ama gerçekten okuduğunuza değecek bir kitap.

[quote image=”https://www.zimlicious.com/wp-content/uploads/2015/04/boy200.jpg” title=”BOY” source=”the_source.html” author=”Wytske Versteeg”]Bazen bir şey olur ve olduğunu kendin bile fark etmezsin ve daha sonra neden böyle olduğunu, her şeyin neden böyle ters gittiğini anlamaya çalışırsın.[/quote]

★ ★ ★ ★

Bu kitapla Her Ülkeden Bir Kitap’ta Hollanda’ya bir yazar eklemiş bulunuyorum.

]]>

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.