Genel

Yorum: Kırmızı Çadır – Anita Diamant

Anita Diamant’ın Bilge Kültür Sanat tarafından dilimize Kırmızı Çadır ismiyle kazandırılan romanı, zevklerimizin çok benzer olduğu yakın bir arkadaşımın tavsiyesiydi. Tanıtım yazılarında İncil’de çok az yer alan bir karakter olan Dinah’nın hikayesi olduğunu görünce okusam mı, okumasam mı emin olamadım açıkçası. O nedenle kitabı tavsiye eden arkadaşım Hannah‘ya İncil’le ilgili sıfıra yakın bilgim olduğunu söyleyip, bunun kitabı okurken kafamın karışmasına neden olup olmayacağını sordum. İncil’i bilmen gerekmiyor deyince başladım hemen okumaya…

Hikaye aslen İncil’de bahsi çok az geçen, Jacob’ın çocuklarından Dinah’nın ağzından onu büyüten kadınların ve kendisinin aşkı bulmasının hikayesi. Diğer yandan, kadınların yüzyıllar boyunca çektiği eziyetin, yaşamla ölüm arasındaki pozisyonlarının, ne kadar güçlü olduklarının ve doğa ananın gücünün hikayesi. 
Özellikle Dinah’nın “annelerim” olarak bahsettiği annesi Leah, teyzeleri Rachel, Zilpah ve Bilhah’nın olduğu birinci bölüm hem kabuslarıma girecek, hem de kadın olduğum için daha bir gurur duymamı sağlayan olaylarla doluydu. Her ne kadar kadınlar bir erkeğe dört kadın verilebilecek kadar değersiz görülseler de, aslında çok kıymetli oğlan çocuklarının doğmasını ve hayatta kalabilmesini sağlayan, tarlaları ekip biçen, hastaları iyileştiren, hayvanlarla ilgilenen de onlar. 21’nci yüzyılda olmamıza ve kadınların bugün eskisine göre çok daha fazla hakkı olmasına rağmen bazı yönlerden de bu durumların pek de değişmediğini görmek çok ama çok acı.
Eğer konu ilginizi çekiyorsa bu kitabı seversiniz diye düşünüyorum. Ama çok kadın var, aşk var falan diye çok da hafif bir kitap olduğu düşüncesine kapılmayın sakın. Özellikle çocukların doğumunu ayrıntılı anlatan sahneler, kadınların çektiği acılar çok ama çok iç burkucuydu. Kitap, idefix gibi online mağazalarda “tükendi” gözüküyor ancak bir yerlerden çıkar eminim.
”Capcanlı, duygu dolu bir roman… Kırmızı Çadır için Kutsal Kitap’ın kadınlar tarafından kaleme alınan bir versiyonu olduğunu söylemek bile yeterince cezbedici ve ancak Diamant bunu böylesi bir incelik ve zerafetle anlatabilirdi.”
The Boston Globe
Diamant, antik dünyanın kervanlarını, çobanlarını, çiftçilerini, ebelerini, kölelerini ve zanaatkarlarını capcanlı gözümüzün önüne getiriyor… Diamant’ın Dina’sı, zamanın ötesinde bir sürekliliği olan bir hikayenin, insanın ilgisini canlı tutan anlatıcısı.”
Merle Rubin, Christian Science Monitor
”Kırmızı Çadır sürükleyici bir roman. Müthiş bir incelikte yazılmış bu gerçekçi, tutkulu hikaye, en basit ifadeyle, keyifle okunacak bir roman sunuyor.”
Jane Redmont, National Catholic Reporter
Adı Dina. Hayatı, Kutsal Kitap’taki Varoluş Hikayesinde, babası Yakub ve on iki oğlunu anlatan daha bilindik bölümler arasında kısacık geçilmiş, üstü kapalı anlatılmış.
Dina’nın ağzından anlatılan bu roman, eski dünyanın kadınlarının gelenek ve heyecanlarını -kırmızı çadırdaki dünyayı- gözler önüne seriyor. Roman, annelerinin, Yakub’un dört karısının hikayesiyle başlıyor. -Lea, Rahel, Zilpa ve Bilha. Onlar Dina’yı seviyorlar ve ona, çalışkan bir genç kız olarak, ebelik yapmasını ve yabancı topraklarda ayakta kalmasını sağlayacak yetenekler bahşediyorlar. Dina’nın hikayesi tarihin ilk dönemlerinden başlıyor, samimi ve hızlı bir bağ kuruyor.
Derinden etkileyerek, Kırmızı Çadır, zengin hikaye anlatma gücünü modern bir kurguyla bağlıyor ve bize, kutsal kadınlar birliğine yeni bir bakış açısı sunuyor.
]]>

You Might Also Like

No Comments

    Leave a Reply